SOKRANTES...

SOKRANTES...

KARAYILAN.

Karayılan, Antep savunmasının en önemli kahramanlarından…
Tıpkı Şahinbey ve Şehitkamil gibi.

 

Bu topraklar için gözlerini kırpmadan, kahramanca canlarını feda etmişler.
Konumuz bu değil tabii ki…

 

Geçenlerde bir arkadaşa navigasyonluk yapıyorum.
Sağa dön sola dön derken, Yeşilova köprülü  kavşağına yaklaştı ve dedim ki “Heykelin yanından şehre doğru gir”.

 

Dedim demesine de o trafikte heykeli görememiş.
Bende bir gün sonra aynı yoldan gittim ve hakikaten heykeli trafiğin akışından dolayı dikkat etmezsen göremiyorsun.

 

Bende hazır Sokrantes varken bunu dile getireyim dedim.
Yeşilova köprülü kavşağı yapılmadan önce göbekte duran Karayılan heykeli, kavşak yapılınca ilk önce şehre küs gibi durdu epey bir süre…
Daha sonra konumu değiştirildi.

 

Biraz olsun görünür oldu…
Ancak bu da pek yeterli olmadı.
Antep savunmasının üç önemli ismi var.
Şahinbey, Şehitkamil ve Karayılan..

 

Şahinbey ve Şehitkamil isimlerini ilçelerimiz de yaşatmaya çalışıyoruz.
Şahinbey’in Kilis yolu üzerinde heykeli ve mezarı var.
Şehitkamil’e ise geçen sene İbrahimli de çok güzel bir koru yapıldı.
Hem ismi verildi hem de istasyon kavşağındaki heykeli çok güzel bir yere taşındı.

 

 

Şehitkamil Korusu olarak çok güzel bir görüntüye sahip oldu.
Demem şu ki, neden Karayılan’ın da heykelini böyle güzel bir parkta yaşatmayalım.
Şehre küs ve kimsenin ne heykeli olduğunu bilmediği şekilde orada duracağına Karayılan heykeline de  hak ettiği değeri versek güzel olmaz mı?..

 

Üzerine destanlar, şiirler yazılan, şarkılar söylenen, dizi filmler çekilen( hoş ona da sahip çıkamadık ya zamanında ) Karayılan’ı hak ettiği bir yere taşıyalım ve yaşatalım.
Artık bunu Büyükşehir Belediyesi mi yapar, Şehitkamil Belediyesi mi yapar, Şahinbey Belediyesi mi yapar bilemem.

 

O kadar park yapıyoruz diye boy boy billboardlarda reklamlarınız var.
Onun için Sokrantes der ki, “Ben kimseye hiç bir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim”

 

****

 

WC 0.75 KRŞ…

Şehrimizin en önemli sorunlarından biri de umumi tuvaletler.
Bu sorun genel de camii tuvaletlerinde giderilmeye çalışılıyor.
Çalışıyor, çalışılmasına da durum o kadar kötü ki anlatamam.
Tuvaletler çok pis.


Hiç temizlik yapılmıyor desem yeridir.
Görevli sadece çıkarken verdiğiniz 1 TL’nin para üzeri olan 0.25 krş. vermekle meşgul.
Tamam insanlarımızın da dikkat etmesi lazım, tek taraflı değil amma..
Neyse bu konuyu fazla uzatmayacağım, konu sağlıklı değil çünkü..
Artık bunların denetimlerini Vakıflar Bölge Müdürlüğü mü yapar, bağlı oldukları belediye zabıtalarımı onu ben bilemem. 

Bildiğim tek şey, çok pis ve sağlıksız…

 

****

 

DITTTT…


Allah vere de bir gazeteci uçağa bindiğinde, uçak Gaziantep havaalanına inemeye.
Hemen ertesi günü sayfalarda boy boy yok İLS cihazı yok filan diye yazarlar.
Biz de gariban yazar olarak otobüse bindik.

 


O zaman ben de otobüslerde gördüğüm aksaklığı yazmak zorunda hissettim kendimi.
Otobüse binerken Kart27’yi okutuyoruz ya.
(Gerçi kart27 de ayrı bir sorunda onu sonra ele alırız)
Hah işte sorun orda.

 


Kartın okunup okunmadığını binen yolcu göremiyor, hele uzak mesafe mi çekti onu hiç göremiyor.
Kartında kalan bakiyeyi de göremiyor.
Neden göremiyor.

 


Çünkü ekran şoföre dönük de ondan.
Halk şoföre güvenmiyor, şoför de halka..
Çift taraflı ekran çok mu pahalıydı acaba?

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz