A. Eray ÜNVER

A. Eray ÜNVER

KAPİTALİZM TARTIŞMASI

Hafta sonu G20 zirvesinde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın " işverenlere tavsiye ediyorum, biraz az kazanın ve kazandıklarınızı özellikle dar gelirli olan insanlarla paylaşın" şeklinde tavsiye vermesi ile başlayan ve daha sonra Koç Holding yönetim kurulu üyesi Ali Koç’un "Eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerekir.

 

Ben en azından eşitsizliğin minimum seviyeye indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçek sorun kapitalizmdir" diye beyanat vermesi Türkiye’de kapitalizmin tekrar tartışılmasına neden oldu. Özellikle kapitalizme eleştirinin kapitalizmle özdeşleşmiş bir şirketin ve soyadının sahibinden gelmesi epey şaşırtıcı oldu. Zirvede Ali Koç’u Türk iş başkanlığına getirelim diye birçok konuşma geçti.

 

31 aralık tarihine kadar hala 950 tl olan asgari ücretle insanlar gıda, barınma, eğitim, sağlık harcamalarının tamamını bu tutarla karşılıyor. Peki Gaziantep’te durum nasıl?

 

İşçilerin yasal hakları bir kenara bırakılırken sanayicimiz senede bir kere işçisine bulgur, simit, makarna, pirinç ve yağdan oluşan paket ile vicdanını rahatlatıyor. Paketin asıl verileme sebebi ise zekat. Ramazan kolisi sanayicimizin vicdanını rahatlatırken öbür dünyadan da sevapları kapmanın sevinci paha biçilmez. Muhakkak ki Allah her şeyi işitir, her şeyi görür (lokman suresi. 28. ayet)

 

Bazı sanayicilerin gayrimenkul tutarı, bütün işçilerinin toplam gayrimenkul tutarını fazlasıyla katlar. Bir patronun ayakkabı parası, işçisinin 1 aylık gelirine eşitse ortada büyük bir eşitsizlik, rant vardır. Birileri, birilerini sömürüyordur.

 

Biz işçiyi nasıl daha ucuza mal ederiz diye düşünürken Dünya’nın en büyük şirketlerinin bazıları personellerine inanılmaz imkanlar ve hediyeler sunuyor.

 

FullContact şirketinin CEO’su Bart Lorant, herkesi tatile çıkmaya zorluyor ve bunun için çalışanlarına her yıl maaş harici 7 bin 500 dolar ödüyor. Ama iki şartı var: Birincisi, bu tatil, gerçekten bir tatil olacak ve çalışanlar  iyi bir tatil geçirdiklerini ispatlayacaklar. İkincisi de iki hafta boyunca tek bir maile bile cevap vermeyecek, şirketten kimseyle iletişim kurmayacaklar. Lorant, bir röportajında şunları söylüyor: “Bunu çalışanlarımın mutluluğu için değil, işimin başarısı için yaptım ki öyle de oldu.”

 

Başka bir toplu tatil meraklısı patron ise dünyaca ünlü televizyoncu Oprah Winfrey. Şirketinin değil kendisinin 55’inci yaş günü için 15 günlük bir Akdeniz turu düzenledi ve 1700 çalışanını da yanında götürdü. Dev bir gemiyle Türkiye’den İspanya’ya bütün Akdeniz kıyılarını dolaşan ekibin tek bir elemanının Oprah’a maliyeti ise 7 bin dolar oldu.

 

Boxed adlı oyun şirketinin CEO’su Chieh Huang, çalışanlarının en çok ‘çocuklarının gelecekleri’ konusunda endişeli olduklarını fark etti ve bir gün 122 çalışanına hiç beklenmedik bir anda şu açıklamayı yaptı: “Kaç çocuğunuz olduğu ve masraflarının ne kadar olacağının hiçbir önemi yok, bütün üniversite harcamalarını ben yapacağım.” Huang, bu hareketiyle “2015’in En İyi Patronu” seçildi.

 

Single Platform adlı start-up’ın kurucusu ve CEO’su Wiley Cerilli, şirketini sıfırdan kurdu, 100 milyon dolara sattı. Kendisi hiçbir bedel almadan, bu parayı tıpkı Nevzat Aydın gibi kıdem ve çalışma sürelerine göre elemanlarına dağıttı. En yüksek prim 1 milyon doları aşarken, en düşük prim bile 10 bin dolardan az değildi.

 

Ne diyelim. İnşallah Gaziantepli patronlar da bir gün bulgur, simit dağıtmanın ötesine geçerler.

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz