Okan ÇELİK

Okan ÇELİK

KALİFİYE ELEMAN

Sanayici ‘Çalıştıracak eleman bulamıyorum’ diyor.

Sokaktaki vatandaş ise, ‘iş bulamıyorum’ diye isyan ediyor.

Peki biz hangisine inanalım?

Parklarda ve kahvehane köşelerinde ‘iş’ diye bağıranlara mı, yoksa ‘bana eleman bulun çalıştırayım’ diyen sanayiciye mi?

Gerçi onun adı da konulmuş:

‘Kalifiye eleman…’

Vatandaş işsiz iken, sanayici de çalıştıracak eleman bulamıyorsa kim suçlu?

Çok düşünmeye gerek yok.

Her ikisi de suçlu.

Vatandaş, kömür, gıda paketi derdine düşmek yerine biraz kazanma ve öğrenme derdine düşmeliydi.

İşveren de rekorlar kırıyoruz diye övünürken, kendi elemanını yetiştirme yoluna gitmeliydi.

İlla ki, hazır mı olmalı, al yetiştir.

O kadar para kazanıyorsun, biraz da o eleman üzerinden para kazanma.

Ya da biraz fazla para ver, yetişmiş eleman al.

Kalifiye diyorsun, para ödemeye gelince fiyasko.

Kahvehane köşelerinde boş oturan kesime ne demeli.

Soruyorsun, ‘Bugüne kadar neden işe girmedin?’ diye.

Kömürün kesilirdi, yardımım kesilirdi diyor.

Yani, yan gel yat paraları cebe at zihniyetine alışmışlar.

Maalesef ki, hep hazıra konmaya ve emeksiz para kazanmaya hedef koymuş bir toplumuz.

Sadece tüketen bir toplum olduk.

Günü kurtaralım, yarın ne olursa olsun diyen çok insan var.

Böyle olunca da kahvehaneler ve parklar dolar taşar, fabrikalar da kalifiye eleman yok demeye devam eder.

Herkes biraz suçu kendinde arasa sorun çözülecek ama neredeeee…

Bu iş çok zor düzelir.

Böyle gelmiş böyle gider.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz