Güven SERT

Güven SERT

KALE EĞİTİMİN ÜSTÜNE ÇÖKMESİN

Serindağ haklı,

Ama Kale de Eğitimin üstüne çökmesin

 

Son günlerde Gaziantep’te “Eğitim sorunu” ve “Ayıntap Kalesi” üzerinden bir tartışma aldı başını gidiyor...

 

Bakan Fatma Şahin, Eğitim’in ve Kale’nin kurtarılması için iki ayrı toplantı düzenledi.

 

Her iki toplantıya da konunun ilgililerinin yanı sıra yetkililerini ve muhalefet temsilcilerini de davet etti.

 

CHP vekili Ali Serindağ sözkonusu toplantıların düzenlenmesiyle ilgili olarak bir “yetki ihlali” bulunduğunu söyledi ve toplantılara katılmadı.

 

Serindağ’ın iddiası şudur ki: “Bir kentin sorunlarını ilgili bakanlık ve kentin mülki ve idari amirleri çözer. Fatma Şahin hem eğitim hem de kale konusunda ilgili bakanlık da değildir ve dahi yetkili mülki ve idari amir de değildir.  Her iki konuda bir toplantı düzenlenecekse ve özellikle de bu toplantı geniş katılımlı olacaksa, bunun organizasyon ve çağrı yetkisi Valiye, İl Turizm Müdürüne, Milli Eğitim Müdürüne, Büyükşehir Belediye Başkanına, eğitim için Milli Eğitim Bakanına, kale için Kültür ve Turizm Bakanına aittir... Bunun dışında düzenlenen toplantılar yetki ihlalidir, siyasi şov amaçlıdır, sonuç getirmez...”

 

Peki Fatma Şahin ne diyor: “Söz konusu Gaziantep’se teferruata, mevzuata ve bürokrasiye takılmak abestir. Hep birlikte çalışıp sorunları çözmeliyiz” diyor...

 

Ali Serindağ haklı mı?.. Bence haklı. Sayın Şahin böyle iki önemli toplantının organizasyonu için ilgili bakanlardan ya da kentin yetkili ve görevli yöneticilerinden ricada bulunup, kendisi de davetli olarak gelebilir ve böylece toplantılara resmi ve mevzuati açıdan bir bağlayıcılık da kazandırabilirdi. Böylece muhalefet kanadı ile sivil toplum örgütlerinin kendilerini kent sorunları üzerinden yapılan bir siyasi şovun parçaları gibi görmesini engelleyebilirdi.

Fatma Şahin haklı mı?.. Bence o da haklı. Özellikle eğitim ve kale gibi acil çözüm bekleyen bu iki konuda tedbirler de acilen alınmalı. Çünkü her iki sorunda da “dönülmez akşamın ufku”na girmek üzereyiz. Bu nedenle de “sen-ben, siz-biz” muhabbetine fazla takılmadan eyleme geçmek şart.

 

Ancaak. Eğitim konusunda Vali Erdal Ata çok hassas. Mesaisinin çok büyük kısmını bu sorunu çözmeye ayırıyor. Kale’nin durumu konusunda ise Asım Güzelbey aylardır adeta kendisi parçalıyor.

 

Bencee: Sayın Fatma Şahin bu iki konuda, yetkili, bilgili ve ilgili olan bu iki yöneticiden, yani Sayın Vali Ata’dan ve Sayın Başkan Güzelbey’den rol almak yerine, ombudsmanlığa soyunmak yerine onların yolunu açmayı tercih etmeli.

 

Başkan, Vali, Kültür Müdürü ve Milli Eğitim Müdürü’nün sıkıştığı yerde işin aciliyeti nedeniyle bakan Şahin devreye girer. Ankara’da bürokrasinin tıkadığı kanalları açar. Gerektiğinde yetkililerin davetlerine icabet eder. Fikirlerini söyler. Moral ve motivasyon verir. Yol gösterir. Hükümetteki gücünü kullanır. Bu şehirdeki seçilmiş ve atanmış herkes bu sorunların çözümü için çabalarken, Sayın bakanın böyle bir moderatörlüğe soyunması, görev dağıtan, iş buyuran konumuna geçmesi bana da çok şık görünmedi.

 

Yani bu açıdan bakıldığında Sayın Serindağ haklı görünüyor.

 

Tabi bir de bu konuların yetkili ve görevlilerinin ne düşündüğünü, hissettiğini sormak lazım. Çünkü onların ne düşündüğünü bilmiyorum. (Ama zaten yapmakta olduğum üstelik görevim olan bir iş için biri gelip bana ‘hadi sen de şu işi yap bakayım’ dese ne düşünürdüm biliyorum.)

 

Fakat Gaziantep açısından bakınca da Sayın Şahin haklı görünüyor.

 

Ancak bu haklı-haksız tartışmaları arasında Gaziantep Kalesi ve Gaziantep Eğitimi gümbürtüye gidiyor.

 

Ben yerlerde sürünen eğitimin üstüne bir de kalenin çöktüğünü görmek istemem... Sanırım kimse istemez.

 

Bu yüzden herkes bu haklı-haksız meselesine bir de karşının gözünden baksın. Ona göre pozisyon alsın. Ve ne yapılacaksa yapılsın.

 

Çünkü herkes gerçekten de haklı. Ama giden de Gaziantep’in hakkı...

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz