Okan ÇELİK

Okan ÇELİK

KADIN OLMAK

Dünyada hangi canlı, yavrusunun gözleri önünde annesini katleder?

Peki henüz hayata yarım saat önce ‘merhaba’ demiş, bir bebeğin annesinin canına hangi canlı kast eder?

Maalesef utanarak yazıyorum, insanlar.

Bu caniler bizleri insanlığımızdan utandırttı.

Cani demek az gelir bu vahşilere.

 Önce 10 yaşındaki minik bir kızın ‘Anne lütfen ölme’ feryatları arasında, ‘Ölmek istemiyorum’ diye haykıran ancak hayatını kaybeden Emine Bulut’la sarsıldık.

Daha bu olayın şokunu üzerimizden atamamışken, yarım saat önce doğum yapan ve bir erkek bebek dünyaya getiren Güldane’nin kocası tarafından hastanede bıçaklanması ile şok olduk.

İnsan olan, vicdan sahibi herkesin, ‘Bu nasıl insanlık? Bunlar insan olamaz’ diye sorguladıkları ve ‘Asın bunları’ tepkilerine şahit olduk.

Her geçen gün kadınların katledilmesi ve şiddete maruz kalmalarına şahitlik ediyoruz.

Artık yeter diyoruz.

Ama bitmiyor.

Birisinin acısını yaşarken bir başka vahşet haberi ile sarsılıyoruz.

Gerçekten de ne zor şeymiş şu dünyada kadın olmak. 

Dünyaya gelir, ‘Tuh keşke erkek olsaydı’

Okula gitmek ister, ‘Yarın zengin bir kocaya gidersin, okuyup da ne yapacan’

Arkadaşları ile buluşmak, gezmek ya da sinemaya gitmek ister, “Kız kısmının ne işi var sokaklarda’

Evlenmek ister, ‘Sevemezsin. Kocanı da baban ya da amcan seçer’

9 ay karnında taşıdığı bebeğine doğduktan sonra sahip çıkarmazlar.

Ayrılmak ister, öldürülür.

İşe girmek ister, ‘Tacize uğrar’

Minibüse biner, ‘Kaçırılır, tecavüz edilir, katledilir

Artık canına tak eder ve ‘Kadına şiddete hayır’ haykırışlarıyla yürümek ister, ‘Saçından başından yerlerde sürüklenir’

Hamile kalır, ‘Sokakta yürümesi günah diyen akıl yoksunları çıkar’

Mini etek giyer, ‘Tacize davetiye çıkarıyor diyen namus düşmanları çıkar’

Kapanır, ‘Okuma ve çalışma hakkı elinden alınır’

Açılır, ‘Dinsizlikle suçlanır’

Evlense de evlenmese de, hep erkek baskısı altında bir ömür geçirir.

Ölür, yine kurtulamaz.

 ‘Anası bacısı ya da kızının son yolculuğunda tabutu taşımasına izin verilmez’

Peki kim yapar bütün bunları?

Erkekler, erkekler, erkekler.

Ama çözüm arayışlarında hep kadınlar gündeme alınır.

Kadın mı istemiştir, tecavüze uğramayı, öldürülüp katledilmeyi?

Kadın mı istemiştir, sevmediği birisiyle zorla evlendirilmeyi?

Kadın mı istemiştir, namussuzlukla suçlanmayı?

Kadın mı istemiştir, eve hapsedilmeyi?

Hepsine koskoca bir hayır.

O zaman ne diye kadın sığınma evleri açılır.

Koruma altına alınırlar.

Şiddete meyilli erkekler için bir ev açılsın.

Tacize ve sapıklığa meyillilere hadım evleri açılsın.

Sapıklara ve canilere işkence evleri açılsın.

Birkaç tanesi de şöyle aleme ibret olsun diye ipte sallandırılsın.

O zaman bakın bu sapıklar kalıyor mu?

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz