Doç. Dr. Muammer OYTAN

Doç. Dr. Muammer OYTAN

İYİLİK TOHUMLARI EKMEK

Padişahlardan biri, maiyetiyle birlikte gezintiye çıkmış. Yol kenarında çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmeye çalıştığını görmüş ve seslenmiş: “Sen neden fidan dikmeye uğraşıyorsun; bu diktiğin fidanların meyvesini herhalde yiyemezsin” deyince, ihtiyar: “Bu diktiğim fidanların meyvesini bizlerin yememiz şart değil evlat.

Biz nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesini yediysek, bizim diktiğimiz fidanların meyvesini de bizden sonrakiler yer !” diye cevap vermiş. Bu cevap padişahın pek hoşuna gitmiş ve bir kese altınla ödüllendirmiş.

İhtiyar: Gördün mü evlat diktiğim fidanlar şimdiden meyve verdi” demiş. Bu güzel cevabı da ihsansız bırakmamış Padişah ve bir kese altın daha vermiş. İrfan sahibi olan ihtiyar: “ Evlat, herkesin fidanı yılda bir kez meyve verirken bizim diktiğimiz fidanlar yılda iki kez meyve verdi” demiş.

2-İYİLİK TOHUMLARI EKMEK: Hz. Mevlana:“ tıpkı iyilik gibi kötülük de toplum içinde ekilen bir tohumdur” der. Büyük ve küçük demeden ekilen her bir iyilik veya kötülük tohumu, insanları, toplumu, dünyayı değiştirecek kadar nüveler taşır özünde. Bu nedenle Yüce Rabbimiz, Kur’anı Kerim’in Âl-i İmrân suresinin 104 ve 110. ayetlerinde iyilik yapmak kadar, kötülüklerin önlenmesini, engellenmesini de buyurmaktadır.

Çölde yola revan olan bir bedevî, susuzluktan kurumuş bir garibe rastlar. Kendisinden su isteyen garibe acır ve insaniyet namına devesinden inerek ona su verir. Suyu kana kana içen adama can gelir ve hemen bedevîyi iterek onun devesine binip kaçmaya başlar. Hayret ve ibretle izleyen bedevî hırsızın arkasından şöyle seslenir: “

Ey yolcu, tamam deveyi al git ama sakın bu olanları başkasına anlatma” der. Bu isteği tuhaf bulan hırsız durup sebebini sorar, Bedevînin cevabı, kötülüklerin yayılmasının iyiliği de ortadan kaldıracağının hikmetli ifadesidir: “  Eğer bunu başkalarına anlatırsan, bu her yerde duyulur ve insanlar bir daha çölde susuz kalmış birini gördüklerinde ona asla yardım etmezler.” der.

MENZİLE KOŞ

 

Gönül gözünle iyi bak

Gerçeği sen de görürsün!

Kalbinde aşk ateşin yak

Arş-ı Âlâ’yı görürsün!

 

Ufkun kor-kızıl ateşi

Salkım saçak, yoktur eşi!

Görüp imana gelir kişi

Gelmezsen batıl çürürsün!

 

Mevsim kara kış: Buz, kar var,

Büzülen can yola bakar!

Her yol tek Allah’a çıkar

Sen yolda ayak sürürsün!

 

İlahî aşk bu, gözler pınar

Yüce Yezdan sabrın sınar

Duygu-düşünce bir çınar

Ete-kemiğe bürürsün!

 

OYTAN’ım senin halin hoş

Seksen yıl geçti içi boş

Geç kaldın koş, menzile koş

Gücün bitince yürürsün!

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz