Ahmet YETİM

Ahmet YETİM

İŞTEN AYRILIŞ BİLDİRİMİNE DAİR İDARİ PARA CEZASINDA İNDİRİM

Bilindiği üzere 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Sigortalılığın Sona Ermesi” başlıklı 9 uncu maddesinde “Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten,………………….. itibaren sona erer………… Birinci fıkranın (a), ……. bentlerine göre sigortalılığı sona erenlerin durumları işverenleri tarafından, ……… en geç on gün içinde Kuruma bildirilir.” şeklinde hüküm bulunmaktadır.

Yine aynı Kanununun 102 inci maddesinde “Kurumca Verilecek İdari Para Cezaları” açıklanmış olup bu maddenin birinci fıkrasının (j) bendinde “ 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde yer alan sandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır.”şeklinde hüküm bulunmaktadır.

Yukarıda belirtilen hükümler doğrultusunda işyerinde eski adıyla SSK’lı yani 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıranların, çalıştırdıkları bu kişilerin işten çıkmaları halinde en geç 10 gün içinde işten çıkışlarının “Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesi” ile Kuruma bildirmesi gerekmekte olup bu hükme uymayan işverenler hakkında bildirimin yapılması gereken son günde geçerli olan asgari ücretin brüt tutarı üzerinden her bir sigortalı için idari para cezası uygulanmaktadır.

08.03.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6283 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile sigortalı işten ayrılış bildirgelerinin 10 günlük süresi içinde verilmemesinden dolayı işverenlere uygulanacak idari para cezalarında indirime gidilmiştir.

Sözkonusu Kanunun 3 üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi değiştirilmiştir. Yapılan değişiklik ile madde “j) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde yer alan sandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, bir takvim ayında işlenen bu fiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır.”şeklinde olmuştur.

Dolayısıyla işten çıkışı süresinde bildirilmeyen sigortalılar için uygulanan idari para cezası hem asgari ücret tutarından asgari ücretin onda birine indirilmiş hem de bir takvim ayında işlenen bu fiillerden dolayı uygulanacak idari para cezası işverenin tuttuğu defter türüne göre defter ve belge ibraz etmeme fiiline uygulanan idari para cezası tutarı ile sınırlandırılmıştır.

Örneğin bilanço esasına göre defter tutan bir işveren 01.03.2012 tarihinde bitirdiği bir ihaleli işte çalıştırdığı toplam 200 sigortalının işten çıkışlarını süresinde bildirmemiş olduğunu varsayalım. Kanunda yapılan bu değişiklikten önce işverene bu fiilinden dolayı 886,5*200=177.300 TL idari para cezası uygulanmakta iken yeni düzenlemeye göre her bir sigortalı için 2012 Mart ayında geçerli olan asgari ücretin onda biri yani 886,5/10=88,65 TL olmak üzere toplam 88,65*200=17.730 TL, bu tutarda işverenin defter ve belge ibraz etmeme cezası(bilanço esasına defter tutan işverenlere ibraz etmeme halinde kayıt ve belgelerin ibraz edilmesi gereken son günde geçerli olan brüt asgari ücretin 12 katı idari para cezası uygulanır)olan 886,5*12=10.638 TL’yi aştığından 17.730 TL değil de 10.638 TL idari para cezası uygulanacaktır. Görüldüğü üzere kanun koyucu işverenler lehine çok ciddi bir iyileştirme yapmıştır.

Ayrıca 6283 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesi ile “ 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde bu Kanunun 3 üncü maddesi ile yapılan değişiklik, bu Kanunun yayımı tarihinden önce tahakkuk ettirildiği halde ödenmemiş olan cezalar için de uygulanır, ancak tahsil edilmiş tutarlar red ve iade veya mahsup edilmez.” şeklinde hüküm konularak bu değişiklikten önce işten çıkardığı işçileri süresinde bildirmeyen işverenler için tahakkuk ettirilmiş fakat ödenmemiş idari para cezaları içinde uygulanacağı belirtilmiş ve geçmişte bu yüzden idari para cezası ile karşılaşmış olan işverenler için bir nevi af niteliğini almıştır. Ancak Kanunun maddesinde de görüleceği üzere bu fiilden dolayı uygulanmış ve tahsil edilmiş olan idari para cezalarının ise kapsamda olmadığı açıkça belirtilmektedir.

İNTİBAK YASALAŞTI

Uzun zamandır kamuoyunun gündemini meşgul eden intibak yasalaştı. 08.03.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6283 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 5 inci ve 6 ıncı maddeleri ile bu konuda düzenleme yapıldı. Bu düzenlemeler ile son tahsis talep tarihi veya ölüm tarihi 2000 yılı Ocak ayı başından önce olup, 506 sayılı Kanunun mülga hükümleri uyarınca gösterge sistemine göre bağlanan malûllük, yaşlılık ve ölüm aylıkları ile bu tarihten önce malûllük veya yaşlılık aylığı almakta iken bu tarihten sonra ölen sigortalıların ölüm aylıkları, bu madde hükümlerine göre yeniden hesaplanacak. Bu düzenlemeye göre hesaplanan aylıklar için geriye yönelik herhangi bir ödeme yapılmayacak.

Yine 1479 sayılı Kanunun mülga geçici 17 nci maddesine göre 1/4/2002 ile 30/6/2002 tarihleri arasında kullanılmak üzere hazırlanan gelir basamakları esas alınarak hesaplanmış olan aylıklar bu düzenlemeye göre yeniden hesaplanacak. Bu düzenlemeye göre hesaplanan aylıklar için de geriye yönelik herhangi bir ödeme yapılmayacak. Bu iki düzenleme de 2013 yılı Ocak ayı ödeme döneminde yürürlüğe girecek ve bu kapsamda maaş artışı sağlanan kişiler için geçmişe dönük bir ödeme yapılmayacaktır.

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda geçen adıyla 4/a’lı, eski tabiri ile SSK’lılardan 2000 yılından önce emekli olan 2 milyon 743 bin emekli arasından 1 milyon 913 bin kişi bu düzenlemeden yararlanacaktır. Geçmiş dönemlerde maaş hesaplama sistemimizdeki farklı hesaplamalardan dolayı adaletsiz maaşlar ortaya çıkmıştır. Yapılan düzenlemeden yararlanacak kişi sayısı, tutarlar ve oranları yaklaşık şu şekilde olacak;
0-50 TL arası artıştan 247.424 kişi ve genel toplamdaki oranı %17.20,
50-100 TL arasında artıştan 219.486 kişi ve oranı %15.26,
100-150 TL artıştan 484.769 kişi ve oranı %33.70,
150-200 TL artıştan 279.623 kişi ve oranı %19.44,
200-250 TL artıştan 197.498 kişi ve oranı %13.73,
250 TL ve üzerinde artıştan yararlanan kişi sayısı ise 9.613 kişi ve oranı ise %0.67

SORULAR VE CEVAPLAR

Soru-1)Mehmet GÜZEL adında bir okurumuz bize şu soruyu yöneltmiş; 01.05.1990 tarihinde Bağkurum başladı 22 yıl 10 ay Bağkur hizmetim var. 01.01.1956 doğumluyum. Bağkurda kalırsam ne zaman emekli olabilirim?

Cevap-1)Okurumuzun verdiği bilgilere göre Bağ-kur kapsamında kismi emekliliği yani yaştan emekliliği 58 yaşını dolduracağı 01.01.2014 tarihinde olacaktır. Normal emekliliği ise 25 tam yılı doldurduğu zaman olacaktır. Yani 3 yıl 2 ay daha prim yatırması veya askerlik borçlanması yaparak bu süreden geriye kalanı prim yatırarak tamamlaması gerekecektir.

Soru-2)Neşat YILMAZ adındaki okurumuzun emeklilik ile ilgili sorusu şu şekilde; ben 01.02.1963 doğumluyum. Hep inşaatlarda çalıştığım için primim az yatmış hepsi 105 gün çıktı. Çalşımaya 01.01.1992 tarihinde başladım. Acaba emekli olmam mümkün mü?

Cevap-2)Okurumuzun SSK’lı olarak çalıştığını düşünürsek verdiği bilgilere göre emeklilik şartları; 53 yaş, 25 yıl sigortalılık süresi ve 5600 prim ödeme gün sayısıdır. Ayrıca 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödeme gün sayısını tamamladıktan sonra kısmi emekli olmak için 60 yaşını prim ödemeden bekleyebilirsiniz. Ancak bu durumda mevcut mevzuata göre genel sağlık sigortası kapsamına gireceğinizden prim ödemeden geçen sürelerde gelir testine gitmeniz ve sonucuna göre prim ödemeden veya ödeyerek Kurumumuzun karşıladığı sağlık yardımlarından faydalanmanız söz konusu olacaktır.

Soru-3)Mehmet ÖZKAN adında bir okurumuz bize şu soruyu yöneltmiş; 01.01.1957 yılında doğdum, şimdi 2463 günüm var. Sigortam 11.01.1983 tarihinde başladı. 20 ay da askerlik yaptım. Askerliğimi saydırmadım. Erken emekli olmak için askerliğimi saydırmam gerekir mi.

Cevap-3)Okurumuzun SSK yani 4/a kapsamında sigortalı olduğunu kabul ederek cevap verelim. Mehmet Bey askerliğini ilk işe giriş tarihi olan 11.01.1983 tarihinden önce mi yoksa sonra mı yaptığını belirtmediğinden her iki duruma göre emekliliğini değerlendirelim. Şayet askerliğini ilk işe girişinden önce yaptıysa işe giriş tarihi 11.07.1981 ve prim ödeme gün sayısı 3.063 olacaktır. Yani sigortalılık başlangıcı 20 ay geriye gidecektir. Buna göre emeklilik şartları; 46 yaş, 25 yıl sigortalılık süresi ve 5075 prim ödeme gün sayısı olacaktır. Okurumuzun yaşı ve sigortalılık süresi tamam olup 2012 gün eksiği bulunmaktadır. Dolayısıyla 2012 gün daha SSK kapsamında prim ödemesi halinde emekli olabilecektir. Eğer askerlik borçlanması yapmazsanız emeklilik şartlarınız; 47 yaş, 25 yıl sigortalılık süresi ve 5150 prim ödeme gün sayısı olacaktır. Yine yaş ve sigortalılık süresi tamam olup 2.687 gün eksiği bulunmaktadır. Dolayısıyla sorun gün sayısı olduğu için biran önce emekli olmak adına askerlik borçlanması yapıp kalan günlerinizi prim ödeyerek tamamlamanız lehinizedir.

Köşemde bulunan e-mail adresim aracılığı ile bana sosyal güvenlikle ilgili soru(ne zaman emekli olurum, askerlik ve doğum borçlanması, yurt dışı hizmet borçlanması, hizmet birleştirme v.s.)ve sorunlarınızı iletebilirsiniz. Bu sorularınızı izleyen haftalardaki yazılarımda cevaplayacağım.

Herkesin sosyal güvenliğinin olduğu bir dünya dileği ile……

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz