SOKRANTES...

SOKRANTES...

İŞGAL ALTINDA..

Yook yook savaş çığırtkanlığı filan yaptığım yok.

Savaş yanlısı birisi değilim de zaten.

İşgal altında olan KALDIRIMLARIMIZ VE YOLLARIMIZ.

Şehrimizin çoğu kaldırımlarında yürüyecek durum bile nerdeyse ortadan kalkmış durumda.
Kaldırımlar bir şekilde ya lokantalar tarafından ya marketler tarafından ya da cafeler tarafından zapt edilmiş vaziyette.

 

Ve diğerine  de bakarak olay hızla büyüyüp gitmekte ve işin içinden çıkılmaz bir hal e gelmekte.
Demokrasi bulvarından çok değerli belediye başkanlarımızı ve o belediyeye bağlı zabıtaların akşamüzeri yaya veya araçla geçmesini istiyorum.
Zannedersiniz çin mahallesi.

 

Sağlı sollu Suriyeli tavuk dönercinin dolduğu,zaten küçücük olan kaldırımlara tavuk kızartma makinelerini ve seyyar kahve makinelerini kaldırımı işgal edecek şekilde koymaları , araçların çift sıra park etmeleri özellikle suriye plakalı (her ne kadar 27 plaka olsalarda SA ile başlayınca anlıyoruz Suriyeli olduklarını) araçlar,birde buna işten çıkan insan kalabalığı eklendiği zaman gelin bakın curcunaya.

 

Demokrasi bulvarı üzerindeki lokantacılar Suriyeli işletmecilerin rahat çalıştığını, zabıtaların onlara söz geçiremediğinden dertli.

 

Esnaf rahatsız, oturan aileler rahatsız.

Parklara aileleri ile gitmeye bile korkar olmuşlar.
Akşam trafiğindeki yoğunluk da işin içine girince tüm trafik kuralları hak getire.
Sohbet ettiğimiz insanlar denetimlerin ancak bir bakan filan gelecekse trafik zabıta motorize ekiplerinin dolaşıp park eden araçları kaldırdıklarını gördükleri, tavuk kızartma makinelerinin işyerlerinin içine aldırdıklarını kısacası sadece önemli biri geldiğinde denetimlerin olduğunu söylüyorlar.

 

bu bölge Şahinbey belediyesine ait olduğu için Şahinbey zabıtasına çoğu kez şikayetlerini bildirmelerine rağmen ilgilenilmediğini söylediler ki daha önce ki yazılarımız da Tüfekçi Yusuf Bulvarını  çoğu kez yazmamıza rağmen durum hala aynı.
Aslında ünaldı postanesi önündeki mobeseden izleseler zaten ne demek istediğimiz anlaşılır.

 

Yolumuzun adı demokrasi bulvarı ama maalesef bu yolda demokrasi uygulanmıyor.
Yolda yürüyeninde , trafik de olanında hakkı yeniyor.
Resmen kelle koltukta dolaşılıyor.

 

Her an kazaya müsait bir yol..

 

Diğer bir sıkıntı da elektrikli bisikletler, plaka ve ehliyet gerekmediği için revaçta.
Ve özelliklede misafir olarak gelip ev sahibi olan Suriyeli vatandaşlar daha çok tercih ediyor.
Bu demokrasi bulvarında bu araçlardan sıkça görüyoruz.
Plaka da olmadığı için de trafik kurallarını rahatça ihlal edip hayati tehlike yaratabiliyorlar.
Ne bileyim düzen bozuldu bir kere..

 

Yollarda araç süremez, kaldırımlarda yürüyemez olduk.
Zaten dar olan yollarımız , çift sıra park etme yüzüne tek şeride düşüyor.
Herkese eşit davranalım.
Demokrasi sadece bulvar veya meydan adı olarak kalmasın..

 

 

SOKRANTES DERKİ;”Her şeye homurdanmaya alışmış bir kimse, fırsat kapıyı çalınca bile gürültüden yakınır”(CONICENDES)

 

STRESSSSSSSS!!!!....

 

Çağımızın hastalığı.

Doktorların işin içinden çıkamadığı zaman başvurduğu bir bahane.
Şeytandan sonra baş sorumlu stress..
Taaa anne karnında başlıyor stres.
Ne zaman doğacağım ben diyor bebek.

 

Altını kirletir anne temizleyene kadar stres, acıkır anne anlayana kadar stres.
Sonra okula başlar öğretmen stres eder, dersler ,sınavlar hep stres yaratır.
Fakir olursun parasızlık stres, zenginlik olursun parayı ne yapayım diye yine stres.
Trafik de stres, ev de stres.

 

Hanım tuz der yine stres.
Ota mota stres eder hale geldik.
Kendimizi akıllı telefonlara esir ettik.

 

Sosyal hayat denen olay da kalmayınca stres kendini hemen ortaya çıkarıyor.
Balkonda bir çay keyfi bile artık lüks oldu.
İnsanın yarattığı teknoloji insanı esir almış vaziyette.
Kırk yıl hatırı olan kahveyi bile makine yapıyor artık.

 

Evde yemek yapıp stres atan kadın az sayıda kaldı.
Akşam nere gidelim ne giyeyim diye düşünüp stres yaratılıyor artık.
Eskiden televizyon ilk çıktığında televizyonun esiri oldu bu millet misafirlikte kimse konuşmuyor diye dert yananlar gelse de görse milletin halini.
Hobi denen olay az kaldı.

 

Kitap okumak sadece instagramlarda foto olarak kaldı.
Hayatın streslerinden uzaklaşmak için kendimize, ailemize , dostlarımıza zaman ayırmalıyız.
Beraberce bir çay içmek bile inanın günün stresini alır.
Ufak bir yürüyüş tatlı bir sohbet bile.

 

Mesela geçenler de biz 4 arkadaş TUZAK diye bir yere gittik.  Bir otel düşünün  resepsiyon’a giriyorsun zile basar basmaz elektrik sönüyor ve 1 saat içerisinde şifreleri çözerek o otel odasından çıkmaya çalışıyorsun. İnanın 1 saatin nasıl geçtiğini anlamadık. Milletin internette oynadığı oyunu sen birebir canlı oynuyorsun. Söylemesi ayıp biz tam 1 saatte çıktık odadan.

 

En az 1 saatte otelde nasıl çıktığınızın veya nasıl çıkamadığınızın tartışmasını Çayınızı veya kahvenizi yudumlayarak yorumlayıp  günün stresinden uzaklaşıyorsunuz.
Kendimize zaman ayırmamız lazım.
Çünkü başka sen yoktur.
 
 

 

HABABAM SINIFI SÜPER LİG DE..

 

Hababam sınıfının son serisinde Gaziantepspor oynuyor.
Resmen hababam sınıfı.
Ne yaptıkları ne ettikleri belirsiz.

 

Hababam sınıfı gibi haylaz , vurdumduymaz ve şakacı.
Bazen öyle maçlar kazandılar ki ve kaybettiler ki şaka gibi.
Gülüyoruz bazen ağlanacak halimize..

 

Alt sıralar karmakarışık ve biz hızla o alt sıraya inmeye çalışıyoruz.
Hababam sınıfının ön bahçede oynadığı futbol bile daha izlenir.
Ne yaptıkları , nasıl top oynadıkları, ne oynadıkları belli değil.
Bir futbol zevkimiz vardı, o da bitti.

Ne olduğunu anlayamadığımız bir düşüş içerisindeyiz.
Galibiyete bıraktık gole bile hasret kaldık.

 

Galatasaray galibiyetinden sınavları bitmiş büte kalmayan öğrenciler gibi salıverdik dersleri.
Son 5 maçta atılan 2 gol ve alınan 2 puan.
Oynanan kötü futbol de cabası.

 

Osmanlı beraberliğini, Konya , Trabzon,Sivas, Başakşehir mağlubiyetleri izledi.
Araya sadece Mersin ile 0-0 beraberliği yerleştirebildik.
İlginçtir bu kötü durum kimseyi rahatsız da etmiyor.
Galiba yanlış düşünen benim.

 

Hababam sınıfının yıl sonu müsameresinde söylediği gibi
“arkası gelmez dertlerimin , yine maşallah. Bize de bir gün kader güler ,güler inşallah”…

 

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz