Av. Elif Süeda Özdemir

Av. Elif Süeda Özdemir

İŞÇİ HAKLARI HAKKINDA

Ülkemizde en az parayı en zor şartlar altında kazanan kesim kimdir diye sorsak şüphesiz herkesin aklına tek cevap gelecektir: işçi sınıfı. İşçi kanundaki tanımıyla işçi, hizmet akdine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kişi olarak tanımlanmaktadır. Buna göre işçiyi, "geçerli bir iş ilişkine dayanarak çalışan kişidir" biçiminde tanımlamak mümkündür.

İş kanunumuz işçilerin haklarını korumak adına kapsamlı düzenlemeler yapmış ve işçilere bir çok hak tanımış ise de maalesef bu hakların sahipleri tarafından bilinmemesi veya kullandırılmaması sonucu işçi kesimi sorun yaşamaya devam etmektedir. Burada tek sorumlu olarak işvereni görmek hata olacaktır.

İşçi sıfatıyla çalışan tüm vatandaşlarımızın da haklarını bilmesi, talep etmesi ve onlara sahip çıkması gerekmektedir. Çünkü kendi haklarını bilmeyen toplumlar, bilenler tarafından kullanılmaya , sömürülmeye mahkum kalacaklardır . Öyleyse önce hak arama olgusunun üzerinde durup daha sonra işçi sınıfının hakları hakkında genel bir bilgi vermek yerinde olacaktır.

Haklar kanunlarla vatandaşlara tanınmış ve ayrım gözetmeksizin herkesin kullanmasına sunulmuş ise de bazılarının kullanılabilmesi için öncelikle talep etmek zorunda kalabiliriz. Çünkü bazı hakları doğrudan kullanabiliyorken bazılarını kullanmamız başkasının eline bırakılmıştır.

Örneği fazla mesai karşılığı ücret hakkımıza ancak işverenin aracılığı ile kavuşmaktayız.Dolayısıyla bu hakları öncelikle işverenden talep etmeli, toplu iş sözleşmesi ile çalışan bir işçi isek sendikamıza başvurmalı, en son yol olarak da adliye kapısını aşındırmalıyız.

İş kanununda işçiler için sayılan hakları genel başlık halinde saymak gerekirse bu haklar :

-Maaş,

-Sosyal sigorta,

-Kıdem tazminatı,

-İhbar tazminatı,

-Fazla mesai ücreti,

-Yıllık ücretli izin,

-Hafta tatili,

-Resmi tatil ve bayram tatilleri,

-Maddi ve manevi zararların tanzimi,

-İşe iade hakkı

-Doğum iznidir.

Özellikle son dönem Yargıtay içtihatlarından bazılarına bakacak olursak Yargıtay , yoğun iş temposu veya personel eksikliği nedeniyle yıllık ücretli iznini kullanamayan işçilerin bu izinlerinin biriktirilmesi ve işten çıkarma durumunda mutlaka ücretlerinin işçiye ödenmesi yönünde karar vermiştir. İşçiye verilecek izin çalışma süresi ve yaşa göre değişiyor.

İzin, hizmet süresi 1 yıldan 5 yıla kadar (5 yıl dahil) olanların 14 gün; 5 yıldan fazla 15 yıldan az olanların 20 gün; 15 yıl (dahil) ve daha fazla olanların 26 günden az olamaz. 18 ve daha küçük yaştaki işçiler ile 50 ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi ise 20 günden az olamıyor

Ayrıca Yargıtay işçinin haftalık izin günlerinde ve saatlerinde ek işte çalışmasını işten çıkarma için haklı sebep olarak görmemektedir.

Bir başka kararda işçinin, verdiği istifa dilekçesinden dört gün sonra tekrar aynı iş yerinde çalışmaya başlaması inandırıcı olmaması nedeniyle tanık ifadelerine bakıldığında işçinin iş yerinde boş kağıtlara imza attığı ve asıl işten çıkma nedeninin fazla çalışma ücretinin verilmemesi olmasından dolayı işçinin kıdem tazminatına hak kazanmasına karar verilmiştir.

Sonuç olarak tüm bu hakların bilinmesi ve bir haksızlığa uğrama durumunda mutlaka talep edilmesi gerekirse biz avukatlar aracılığıyla hakların yasal yolla istenmesi gerekmektedir.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz