Avukat Gülsen Tutoğlu

Avukat Gülsen Tutoğlu

İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ NEDİR?     

İş sözleşmesi, işçi ve işveren arasında sürekli bir çalışma ilişkisi kuran sözleşme olmasına rağmen, taraflar bunu belirli nedenlerle sona erdirebilmektedirler. Böyle bir durumda ‘’fesih’’ işlemi söz konusu olmaktadır. Fesih , iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesi üzerine sora erdiren karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade bildirimidir. Yani ; fesih beyanı karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Söz konusu bu fesih bildirimi, karşı tarafa ulaştığında hukuki sonuç gerçekleşmiş olmaktadır. İş sözleşmesinin fesih yolu ile sona erdirilmesi ; süreli fesih ve haklı nedenle derhal fesih olarak  iki biçimde gerçekleşmektedir. Süreli fesih, fesih bildiriminin yapılasından sonra ‘’bildirim süresi’’ diye adlandırılan belli bir süre geçtikten sonra sözleşmenin sona erdiği fesih türüdür.  Buna karşılık ; derhal fesih ise fesih bildiriminin karşı tarafa ulaştığı anda hukuksal sonucunu meydana getiren fesih türüdür.

Süreli fesih türü kural olarak belirsiz süreli olan iş sözleşmeleri için öngörülmüştür. Bu hususta belirsiz süreli bir iş sözleşmesini feshetmek isteyen işçi, kanunda belirtilmiş olan bildirim sürelerine uymakla yükümlü olup; bunun yanında bir sebep gösterme zorunluluğu bulunmamaktadır. Buna karşılık; belirsiz süreli iş sözleşmesini feshetmek isteyen işveren açısından ise hem kanunda belirtilmiş olan bildirim sürelerine uyulması gerekmekte olup hem de geçerli bir sebeple iş sözleşmesinin sona erdirildiği belirtilmelidir. Bu hususta işverenin , geçerli sebep bildirme yükümlülüğü iş güvencesi kapsamına giren işçilerin iş sözleşmesinin feshinde söz konusu olmaktadır. Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerektiği İş Kanunu’nda da belirtilmiştir. Bu hususta bildirim süreleri, işçinin işyerindeki çalışma süresine yani kıdemine bağlı olarak değişmektedir. Söz konusu bu sürelere göre iş sözleşmesi; işi altı aydan az sürmüş  olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra, işi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra, işi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, işi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, feshedilmiş sayılmaktadır. Bu süreler asgari      (en az) olup sözleşmeler ile artırılabilmektedir. Ayrıca ; kanunda da belirtildiği üzere bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. Bu bildirim süresi içinde de hem işçinin hem işverenin aralarında olan iş sözleşmesinden doğan hak ve borçları aynen devam etmektedir. Yani; işçi, işverenin emir ve talimatlarına uygun bir şekilde söz konusu işi görmekle ; işveren de bu süreçte işçiye ücretini ödemekle yükümlüdür. Ayrıca; iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Bu hususta arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde İş Mahkemesinde dava açılabilmektedir. Süreç açısından feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene ait olup; işçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde , bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz