SOKRANTES...

SOKRANTES...

İLGİNÇ BİR GOL..

İsyanımız bu sözle başladı.”ilginç bir gol”.

 

Anlayamadığımız neyin ilginç olduğu idi.

 

Kusura bakmayın konuya pat diye girdim. Salı gecesinden beri kendimi zor tutuyorum.

 

Sokrantes in ana konusunda futbol için sokranmaya nerdeyse yer vermedim.

 

Bu köşenin amacı çevremizdeki ilginçliklere sokranmak ve yazmaktı.

 

Bildiğiniz üzere Salı günü akşam saat 20:45 de Trabzon ile kupa da maçımız vardı.

 

Yayıncı kuruluşunun kanalına odakladık kendimizi.

 

Gençlerle ve lig de fazla yer bulamayan oyuncularımızla sahadayız.

 

Rakip  ise hemen hemen as kadro ile saha da .

 

Yenilsek de üzülmeyeceğimiz bir maç. Maksat gençleri kazanalım , kazancımız o olsun hesabındayız.

 

Gençlerimiz de kötü başlamadı oyuna. Bayağı bayağı oynuyoruz.

 

Sonra 10.dk ya geldik.

 

İsmail Haktan tam 90 na golü taktı. Ama yayıncı kuruluşun spikeri bu gole ilginç bir gol deyince tepemiz attı.

 

Anladık ki İsmail golü sadece Trabzon a atmamış.

 

Bu golü hagi atsa alex atsa ortalık ayağı kalkar tekrar tekrar anlatırlardı.
Ercan Taner vari bir anlatış yaparlardı.

 

Şok bir gol diyor, nedense.

 

Acaba sadece ben mi sokranıyorum diye sosyal medyaya baktıysam sayın Vedat Diri yazmış da yazmış.

 

O da benim gibi dayanamayıp köşe yazısı bile yazdı.

 

Bunun sadece bizim maçla ile ilgili olmadığını da Kastamonu- Galatasaray maçında yeniden yaşadık.

 

Maçın son dakikaları Kastamonu bastırıyor spiker “son dakika Galatasaray baskıyı kuruyor “diyor. Ama bakıyorsun rakip takımın kalecisi bile gol atmaya gelmiş.

 

Gönlünden öyle geçiyor bunların dilene böyle vuruyor.
31 yaşındaki Borayı genç yapan, Ferhat oyundan çıkarken “yerini genç Orkana bırakıyor “ derken aralarında sadece 1 -2 yaş fark olduğunu bilmiyor. Sanki Ferhat 30 yaşında.

Bizdeki gençler tu kaka .


Ama Trabzonsporun gençlerini övüle övüle bitiremiyor. Golü genç Muhammet Beşir den de bulunca genç futbolcu 3 puanı getirdi diye naralar atıyorlar.

 

Bu gençlerin ortaya çıkmasına seviniyorum bunlara sokrandığım yok.
Sayın Bülent Mamatoğlu’nun “bütün yayıncı kuruluşun spikerlerinin tek çabası bu turnuvayı

 

Şampiyonlar ligi havasında anlatmak. Ama olmuyor işte” diye sitemde bulunmuştu bu yanlı anlatım için.

 

Hatta Süleyman kendi kalesine gol atınca “spikere bağırarak gol anlatma  zevkini tattırmadık” diye gönderme yaptı.

 

Burada anlatmak istediğimiz olay ne gördülerse onu anlatmaları, millet enayi değil. Görüyor her şeyi

 

futbol maçı yayınlayan yayıncı kuruluşlardan bir tek istediğim var dil seçeneğine spikersiz sadece stadın sesini veren bir seçenek koysunlar da bizlerde statta imiş havasında seyredelim.

 

 

 

 

SOKRANTES DER Kİ : Ben Gazianteplilerin gözlerinden nasıl öpmem ki. Çünkü onlar sadece Gaziantep'i değil tüm vatanı kurtardılar. Mustafa Kemal Atatürk

 

 

 

 

***********

 

 

 

25 ARALIK 1921…   

 

Tam 94 yıl önce bugün Gaziantep ‘imiz düşman işgalinden kurtuldu.

Dile kolay 11 ay süren mücadele de 6317 şehit verdik.

 

O zaman ki nüfusumuzun nerdeyse 3 de 1 ni kaybetmişiz.

 

Şahinbeyler , Karayılanlar, şehitKamiller nice isimsiz kahramanlar..

 

Hepsi teslimiyet yerine ölmeyi tercih ettiler.

 

Burada Gaziantep ‘imizin kurtuluşunu yeniden anlatmayacağım.

 

Ama yeni nesil maalesef bu memleketi kurtarmak için nasıl mücadele edildiğini bilmiyor.

 

Tamam çeşitli etkinlikler yapılıyor amma hep eğlence amaçlı.

 

25 aralık ruhunu yeni neslimize tam olarak yansıtamadık.

 

Öylesine yansıtamadık ki 2 ay önce facede profil resimlerini Fransız bayrağı yapanlar bile oldu.
Şehitlerimizin kemikleri sızlaya sızlaya..

 

Okullarımız da Gaziantep’in kurtuluşu hakkında etkinlikler yapılmıyor.
Bizim zamanımız da çok farklıydı.

 

İmkanlarımız o kadar çok değilken bile her 25 aralıkta günün mana ve önemini bilirdik.
Gaziantep diye bir kitabımız vardı. Şehrimizle ilgili bütün konuları o kitaptan öğrenirdik.

 

Şimdi belediyeler şehrimizle ilgili kitapçıklar yaptırıyorlar ama onda da belediyelerin icraatları ön plan da hep.

 

Velhasıl şehirce yaşamıyoruz bu kurtuluş kutlamaları.
Halktan uzaklaştı hep. Ve gitgide de uzaklaşıyor.

 

Yemeklerimiz ile haklı gururu yaşadığımız kadar tarihimizi yaşamıyoruz.

 

Gaziantep li her zaman zorlukların üstesinden gelmiştir.

 

Bugün çok özel bir gün.

 

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN GAZİANTEP’İM…..

 

 

 

***********

 

 

PROTOKOL YOLU….

 

Eskiden öyle derlerdi.

Şimdi ise Suriyeli insan pazarı deniyor.

Yol boyunca kaldırımlar da küme küme oturan Suriyeliler.
Kaldırımlar işgal altında..

 

Oturan ,yatan….

 

Orhan veli nin şiirindeki gibi “olmaz ki böyle de yatılmaz ki “diyesi geliyor insanın..
Yolda bırakın yürümenin arabayla bile geçmenin imkanı yok gibi.

 

Arabayla azıcık yavaşlasan hemen başına üşüşüp yük var da hamal arıyormuş muamelesi yapıyorlar.
Bu görüntünün kaldırılacağı söyleniyordu amma nedense unutuldu.

 

Yol , yol boyunca inşaatlar yüzünden delik deşik.

 

Gece çok karanlık  ve ıssız oluyor.

 

İnsanlar oradan yürüyerek geçmeye korkuyorlar.

 

Yetkilelerin siyah camlı arabalarıyla oradan geçerken sağa sola bakmalarını rica ediyorum.

 

Göremiyorsanız siyah camsız otolarınızla geçiniz.

 

Ama zabıtalar sizler oradan geçecek diye yol temizlendikten sonra geçerseniz göremezsiniz.
Habersiz ,aniden…

 

 

Bu görüntü marka şehrimize yakışmıyor…

 

 

MUSTAFA ÖZKEÇECİ

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz