Hüseyin TOPRAK

Hüseyin TOPRAK

İFTARI ŞOVA DÖNÜŞTÜRMEK…

Kutsal Ramazan ayını reklam için, şov yapmak için fırsat sayanları izliyorum, ürperiyorum.

Din bu mudur? diye soruyorum kendime.

Belediyelerin 3 bin kişilik, 5 bin kişilik iftar programları düzenlemelerini izliyorum, ürperiyorum.

Dindarlık bu mudur? diye soruyorum kendime.

İşin içinden çıkamıyorum.

Hepsi göstermelik geliyor bana.

Bu tür iftar programlarına katılan varsıl insanları hiç anlayamıyorum.

Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde toplu iftar açmayı dindarlık sayan bu tür insanları anlamakta güçlük çekiyorum.

Komşudan gelecek bir kap yemeği bekleyen yoksullar, komşusunun, çoluk çocuk tüm aile hep birlikte, belediyenin düzenlediği 5 bin kişilik iftar yemeğine katıldığını öğrenince, benim gibi şaşırıp kalıyor.

Komşuluk ilişkilerinin her geçen gün daha zayıfladığını görmek, gerçekten inanan, takva Müslümanları üzüyor.

Toplumda, Müslüman olduğunu yılda bir Ramazan ayında, haftada bir Cuma namazına gitmekle hatırlayanların, bir de size din konusunda ahkam kesmeleri ürpertiyor beni.

Çünkü din konusundaki tüm bildiği, bir Elham, üç Kulhuvallahi okumak olduğunu kestiği ahkamdan hemen anlıyorsunuz.

X

Çarşı – pazarda dolaşan insanların yüzleri gülmüyor, suratları hep asık.

Satıcısı da öyle, müşterisi de.

Dokunsan patlayacak.

Önümüzde 3 günlük Ramazan Bayramı var ama 3 günlük bayramın tatil süresini 9 güne çıkardılar.

Bir de memur, işçi ve bağ – kur emeklisine ödenecek bin liralık bayram armağanı var ki buna dayalı olarak borçlanan emekliler tanıyorum.

Yani bin liralık bayram armağanı geldiği gibi gidecek.

Müslüman olduğu söylenen bir toplum haramı – helali, günahı – sevabı unutursa, yoksul komşusunu düşünür mü?

Her gün bir iftar programına katılıp karnını doyurmayı düşünür.

Kalabalıklar içinde gide gide yalnızlaştığımızın farkında mısınız?

Bilemiyorum…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz