Avukat Gülsen Tutoğlu

Avukat Gülsen Tutoğlu

İCRA TAKİBİ NEDİR?

            İcra takibi, borçlu olan kimsenin borcunu ödemediği durumlarda alacaklı olan tarafın bu borcu devlet gücü ile tahsil edebilmek  üzere başvurduğu yol demektir. Yani; icra takibinin amacı borcunu rızasıyla ödemeyen borçlunun borçtan haberdar edilip ödeme yapmasının sağlanmasıdır. Söz konusu icra takibi, kendi içerisinde ilamlı ve ilamsız olmak üzere iki şekilde yapılmaktadır. İlamlı icra takibinde , alacaklı tarafın elinde bir mahkeme kararı olup;  bunu dayanak göstererek borçlu aleyhine takip başlatılmaktadır. İlamsız icra takibinde ise; alacaklı tarafın elinde herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın para ve teminat alacakları için borçlu aleyhine takip yapılmaktadır.

Alacaklı tarafın ,  icra müdürlüğü’ne vereceği takip talebi ile birlikte hazırlanan ödeme emri borçlu tarafa tebliğ edilmektedir. Borçlunun hakkında başlatılmış olan bu icra takibine yasal süresi içinde itiraz etme hakkı var olup itiraz etmediği takdirde hakkında başlatılan icra takibi kesinleşecektir. Borçlu kişinin hakkında başlatılan icra takibine itiraz etmek istemesi halinde kanunda belirtilen süreler içerisinde icra dairesine başvurması gerekmektedir. Borçlu kişinin itirazı, borcunun olmadığına ya da tamamen veya kısmen ödendiğine ilişkin olabileceği gibi imzaya itiraz şeklinde de olabilmektedir. Ayrıca; borçlu kimse , borcun tamamına itiraz edebileceği gibi bir kısmına da itiraz edebilir. Borçlu, hakkında başlatılan icra takibine kısmi itiraz yapıyorsa itiraz ettiği bu borç miktarını açıkça ve ayrıca ifade etmesi gerekmektedir. Bundan sonraki süreçte borçlunun süresi içerisinde icra takibine itiraz etmesi durumunda icra takibi kendiliğinden duracaktır. Alacaklı tarafın da söz konusu bu itirazın ortadan kaldırılıp takibe devam edilmesi için başvuracağı yollar bulunmaktadır.

 Borçlu kusuru olmaksızın bir engel sebebiyle icra takibine süresinde itiraz yapamamışsa şayet gecikmiş itiraz yoluna başvurma  imkânı bulunmaktadır. Yani; borçlu kişi itirazını ve  itiraz süresini kaçırmasındaki mazeretini kanunda belirtilen süre içerisinde icra mahkemesi’ne bildirerek gecikmiş itiraz yoluna başvurabilmektedir. Bu hususta gecikmiş itiraz yoluna başvurmak isteyen borçlu kişinin , ödeme emrine itiraz etme süresini kaçırmada kusurunun olmaması gerekmektedir. Süreçle ilgili olarak borçlunun yapmış olduğu gecikmiş itiraz, normal itirazda olduğu gibi icra takibini kendiliğinden durdurmayacaktır. Bu hususta gecikmiş itiraz yapılan icra takibinin durması ile ilgili olarak kararı  icra mahkemesi verecektir. Şayet; borçlunun mazereti  kabul edilmezse, gecikmiş itiraz talebi red edilerek takip kaldığı yerden devam edecektir.

İcra takibi sürecinde takip kesinleştikten sonra borcunu rıza ile ödemeyen borçluya karşı haciz işlemleri başlatılacak olup; alacaklı olan kimse borçlunun varsa taşınmazlarına,  aracına ve üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklarına haciz konulmasını talep edebilecektir. Ayrıca; alacaklı taraf,  borçlunun çalışmakta olduğu iş yerinden almış olduğu  sabit maaşına da haciz konulmasını talep edebilecektir. Sistemden yapılan sorgulama sonucunda borçlunun aktif olarak çalışmakta olduğu iş yeri bilgileri, adresi, işe ilk giriş tarihi..vs gözüktüğü için  icra müdürlüğü maaş haciz müzekkeresi denilen yazıyı borçlunun çalıştığı işyerine gönderecektir. Maaş haczi denilen bu durumda aslında; kişinin düzenli olarak çalışması karşılığı işyerinden almış olduğu maaşının  1/4 ‘lük  kısmına icra kanalı ile el konulmaktadır. Borçlu olan kişi hakkında sizden önce başlatılan başka icra dosyalarının maaş hacizleri bulunuyorsa ; maaş haczi talebiniz sıraya girecek olup önünüzde olan dosyaların haciz kesintisi bitmedikçe dosyanıza sıra gelmeyecektir.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz