Vedat DİRİ

Vedat DİRİ

İÇERDE 75, DIŞARDA 95

Futbol.

Çoğumuz için hayatın bir parçası.
Transferinden, skoruna, sevincinden, hüznüne bizi biz eden duygular.
Kendi kurallar silsilesi için de milyonlarca yorum barındırmasıdır belki de onu cazip kılan.
Hepimiz teknik direktör, hepimiz kulüp başkanı, hepimiz yorumcu, hepimiz futbolcu.
90 dakikalık temaşaya sığan koca bir hafta.

Öyle ya ;
Oynanmadan önce, oynandıktan sonra ve taaaa diğer maça kadar süren bir macera.

 

90 dakika demişken aklıma Gaziantepspor geliyor nedense;
Geçen seneden kalma kendi evinde galip gelememe hastalığına mutlu hoca da bir çare bulamazken
İş biraz daha ilerlerse nefesi güçlü bir hocaya okutmaya kadar gidecek gibi görünüyor bu işin sonu.
3 hafta geçti  lig başlayalı, içeride Kasımpaşa ya karşı 80 e kadar direndik ve golü yer yemez, buzluktan çıkarılmış “zırh kıyması” gibi çözüldük. 0-3 …
Ardından Bursa’ya gittik gene 80’li dakikalar tam çözülüyor gibiydik ki, bir direnç oluştu 90 artı da golü bulduk ve galip geldik.

 

Akabinde Beşiktaş…  Aslanlar gibi oynuyoruz dakika 78 adamların kaleye şutu yok.
Ama adamların sırtı sağlam Türkiye’nin en gözde (!) hakemi Cüneyt amca ince ince işlemeye başladı olmayan yerlerde olmayan düdükler. Birisi bu adama Allah rızası için ya Avrupa da ki yönetimini burada da göster ya da burada maç yönetme desin.
Sonra frikik arkasından el ve GOL .

 

Geriye kalan 10 dakika da güneş görmüş kar misali yine büyük bir çözülme… 0-4
Takım olarak rakibi tutabiliyoruz bu görülüyor ama her topta Muhammet’in aranması, topla çıkarken aşırı dağınık görüntü, kimin nerede ne yapacağını bilmemesi bizi hüsrana sürüklüyor.
Chibuike ye bu kadar topla oynama kardeşim demek lazım, Camara’ya al ver alan boşalt demek lazım, top bizdeyken rakibin arkasına nasıl sarkılması gerektiğinin anlatılması lazım, kanatlara oyun yığılırken 18 içinde kimin nerede olması gerektiğinin çalışılması lazım.

 

Ve en önemlisi 4-4-2 ye dönülmesi lazım. Muhammet her topa koşuyor ama 3 kişi marke ediyor onunda bir canı var, çocuk beyin sarsıntısı geçiriyor. Alın işte son maçta gördük.
Bütün bunların şu lige verilen arada pekiştirilmesi ve çalışılması lazım.
İkinci bir yol daha var  aslında;

 

Bütün bunları beceremiyorsak federasyona başvurup içerdeki maçlarımızı 75 de dışarıdaki maçlarımızı 95 de bitirebilir miyiz diye danışmak.

 

Hangisi kolaysa onu yapalım lütfen. Ama hazır son dönemdeki en kalite kadroyu bulmuşken bunu sonuca yansıtmaya bakalım. Yoksa hepimiz çok üzüleceğiz.

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz