SOKRANTES...

SOKRANTES...

HİÇ BİLİNMEYENLİ DENKLEM

Bazen kelimeler boğazına düğümlenir, çıkmaz dışarı bir türlü.

 

Ne diyeceğiniz belli amma ikrar edemezsiniz.
Düğüm düğüm olur boğazınız da içinize atarsınız.
Ya da diyecek söz bulamazsınız olanlar karşısında.

Şu an ikisini birden yaşıyorum.

 

Ülkemde o kadar kötü şeyler oluyor ki “konuşsam tesiri yok, sussam gönlüm razı değil” modundayım.

 

Bu yazıyı yazmayı planlarken başlık ne atayım diye düşündüm. Terör konusunda nerden başlayayım hangisini ele alayım diye atıp tuttum.

 

Siyasetçi kanadından yazıp MASKELİ BALO mu desem diye düşündüm.
Yüzlerindeki maskeleri inşallah hepimiz iyi algılamışızdır.

 

Ülkemiz adına oynanan oyunlar ve bu oyuncuların oscarlık performanslarını izledikçe neden artis değil de siyasetçi oldukları düşündüm.

 

Gerçi siyasette bir nevi rol yapma sanatı değil mi?..
Adı barış mitingi olan mitingde neden Türk bayrağı olmaz onu da anlamış değilim.

 

YURTTA SULH, DÜNYA DA SULH diyen cumhuriyetimizin kurucusu  ulu önder  ATATÜRK sizlerin ve hepimizin öncüsü değil mi?.

 

Son haberlere göre yanlış yazmadılarsa 98 vatandaşımız hayatını kaybetti ve o kadar da yaralı vatandaşımız var.

 

Ateş düştüğü yeri yakıyor. Allah ailelerine sabırlar versin.
Sonra düşündüm bu insanlar neden ölüyor, ne uğruna, kimin için.
Ortalıkta bir problem olmadığı halde problemi yaratıp hiç bilinmeyenli bir denklem haline getirenler kimler.

 

Kürt sorunu diyorlar.

 

Etrafıma bakıyorum ticaret yaptığım, arkadaşlık yaptığım, kader birliği yaptığım kürt arkadaşlarım var.

 

Ama aramızda bir sorun yok.
Hatta kürt arkadaş diye ayrımımız yok.
Onlarda bizlere karşı öyle.
Kız vermişiz,kız almışız.

 

Akraba olmuşuz , yav biz biriz.
Ama bakıyorsun önünde X ve Y lerle donatılmış, kafa karıştıran bir problem.
Problemi çözmeye çalışırken aslında X+Y+L+Z=TÜRKİYE olan ve çözümü belli soruda ,X İ ayrı yere Y yi ayrı yere koyunca çözümsüzlüğe doğru sürüklemeye çalışıyorlar.
Sonra X değer ver, olmadı Y ye değer ver, sonra verdiğinin yarısını geri al onu X e ver 2 ye böl 4 le çarp, olmadı kare kökünü al, sinüstü, kosinüstü derken başımıza olmadık hiç bilinmeyenli bir denklem üretmeyi başardılar.

 

Bide öylesine çözüyorlar ki bu problemi hepsi kendi lehine çıkarıyor sonucu.
Çözüm yolu bile yanlış amma ben yaptım oldu.
Çözdüm diyorsun sorun bitti diyorsun, birileri bir bilinmeyen daha ortaya atıp, sonra da ne çözmesi bu sonuç yanlış diyor.

 

 

Ve sonra yeniden çözmeye başlıyorsun olmayan problemi.
Millet uzaya giderken, biz problem yüzüne yerimizde sayıp x ve y lerle uğraşıyoruz.
Geçtiğimiz cumartesi ülkemiz tarihinin en hain ve en kanlı terör saldırısı gerçekleştirildi.
Birbirimizi suçlamak yerine birbirimize sıkı sıkı sarılalım.

 

Bir biriz.

Bu vatan hepimizin.

 

Hepimiz aynı gemideyiz.

 

Gemi sağdan da su alsa soldan su alsa, batıdan da su alsa ,doğudan su alsa bu gemi batar.
Yani hepimiz batarız.

 

SOKRANTES DER Kİ: Ülkeniz sizindir, Türklerindir. Bu ülke, tarihte Türktü, bugün de Türktür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır.(M.KEMAL ATATÜRK)..

 

 

MUCİZESON..

Olamazson denilenson olduson.
İlkson üçson maçtason alınanson birson puanson umutlarıson tamamenson azaltmıştıson.
Veson Kazakistanson maçıson ileson başlayanson çıkışson, Hollandayıson 3-0son yeninceson zirveson yaptıson.


Buson yazıyıson izlandason maçındanson sonrason yazdığımson içinson ayaralarımson bozulduson.
Yazıyıson sonlarıson çıkartarakson okuyonson..
(bu yazı İzlandaca yazılmıştır)
O kadar son dinlersek olacağı buydu.

 

Ama gece de mutlu sonla bitti.
Resmen durumumuz hala amca misali gibiydi.

 

Ha playoff garanti idi.

 

Ama Fransaya direk gitmek için şapkadan tavşanın çıkması lazımdı.
Çıktı.

 

Bu kötü günlerde yüzümüz güldü.
İlk gruplar belli olduğunda Hollanda ile direk gideceğimiz hesaplanırken, Hollandanın hiç gidememesi,bizim ise son dakika da bu olayı başarmamız futbolun kağıt üzerinde oynanmadığının tam bir ispatı oldu.

 

Allah bir kulunu sevindirmek isterse ilk önce eşeğini kaybettirir,sonra buldurur sevindirirmiş.
Bizde öyle olduk.

 

Milletçe sevindik.

 

İlk 2 de gitmeyi beklerken,en iyi 3.olarak gitmeye sevindik.
Ama sonuçta Fransadayız.

 

Avrupa Şampiyonasına Fransız kalmayacağız.

 

Başarılar….

 

 

İNŞAATA GİRMEK TEHLİKELİ VE YASAKTIR..

 

Önce iş güvenliği, Baretini tak,Baretsiz girilmez gibi uyarı levhaları vardır inşaat alanlarında ve iş yerlerimizde.

 


Levhayı astığımız an güvenliği sağladımızı sanan tek ülke olabiliriz.
Yollar da dikkat düşük banket levhayı koyup ama o düşük banketi yapmamak gibi.
Levha var ya olay tamam..
Konumuz iş güvenliği levhası değil.
İş güvenliği..

 


Okuyucularımızdan Gökmen Tırfarlıoğlu geçenlerde bana bir fotoğraf yolladı.
Bu fotoğraf kamil ocak stadının arka tarafındaki inşaattan çekilmişti.
Hactaki vinç faciasından sonra dikkat eder olduk vinçlere.
Şehrimizde de inşaaatların çoğunda kullanılıyor.
Mühendislerin işini kolaylaştıyor tabii ki de.

 


Ama fotoğrafa dikkatle bakıldığı zaman yola taşmış vaziyette.
İnsanlar ve araçlar vızır vızır geçiyor.
Tedbir için illa birşeylerin olması  mı lazım?.
Kış geliyor.

 


Fırtına ,rüzgar..
İnşallah bu vinçlerin gerekli bakımları yapılmaktadır.
Yapılmıyor demiyoruz.
İnşallah yapılmıştır diyoruz.

 


Yukarıda fotosu bulunan inşaatında gerekli önemlerin almasını dileriz.

 

 

Fotoğraf için ve duyarlılığınız teşekkürler Gökmen bey..

 

 

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz