Hüseyin TOPRAK

Hüseyin TOPRAK

HEPİMİZ ENKAZ ALTINDA KALDIK...

Gaziantep’in en büyük, Türkiye’nin ikinci büyük camisini yapmakla övünecektik.

Kimlerle, ne için yarıştığımız belli değildi.

Kentin en büyük cami inşaatı yıllardır sürüyordu.

Bir tarafta yokluktan, yoksulluktan aile boyu intiharlar yaşanırken, biz ülkenin ikinci büyük camiini yapmakla böbürlenecektik.

Olmadı…

Kubbelerine beton dökmek için kurulan çatı, çatırdayarak çöktü.

Ve gencecik bir mühendis, bu tonlarca çöküntünün altında kaldı.

O genç insanı enkazın altından canlı çıkarmayı beceremedik.

Her kafadan bir ses çıkıyordu.

Gerekli ekipman yoktu.

Arama kurtarma çalışması acemiceydi.

Enkazı kaldırmak için 20 kişi çalışıyorsa 120 kişi seyrediyordu.

Konuyu bilen, yetişmiş insanlarımızın olmadığını anladık.

Enkaz altında kalan bir insan 33 saatte çıkarılamaz mı?

Çıkaramadık.

Çünkü beceriksizdik.

Şimdi sorsanız; “elimizden geleni yaptık, ne yapalım? Allah’ın takdiri ilahisi” diyeceklerdir.

Bu yıkımın suçlusu, suçluları, ihmali olanlar bulunmalı ve cezalandırılmalıdır.

2. derece deprem bölgesi olan Gaziantep’te, Allah korusun bir deprem yaşansa, hiçbir şey yapamayacağımızı yaşayarak öğrenmiş olduk.

X

Evlat acısının ne demek olduğunu çok iyi bilirim.

26 yaşındaki oğlumu, deprem gibi bir trafik kazasında yitirdim.

Tonlarca enkazın altında can veren genç mühendisin acısını yaşıyorum.

Acılı bir baba olarak, Kemal Küçükcan’ın acısını paylaşıyor ve baş sağlığı diliyorum…

X

Gaziantep’in yerel yöneticilerine gelince;

Sözün bittiği yerde bocalıyorlar.

Şimdi utanmadan bir de baş sağlığı dilerler.

Onların, bu enkazın altından nasıl kurtulacaklarını merak ediyorum.

Bakalım kurtulmayı becerebilecekler mi?...

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz