Gülşah SERT

Gülşah SERT

Hepimiz CAN mıyız?

Can Dündar ve Erdem Gül tutuklandı.

 

Türk basını ayağa kalktı. "Hepimiz Can'ız"...

 

Daha önce de hepimiz Nedim'dik... Ahmet'tik... Hrant'tık.

 

Ayağa kalktık... Başka ne yaptık? Hiç.

 

Ortaokul yıllarında sorduğumuz komik bir bilmece vardı.

"Kapıyı kapamak için ne lazım?"

Cevap: Kapının açık olması lazım...

Günümüze uyarlarsak. Oturmak için ne lazım?

Cevap: Ayağa kalkmak lazım.

 

İşte günümüz yaygın basını ve aydın geçinenlerinin ayağa kalkmaları budur... Oturmak için ayağa kalkarlar, otururlar.

 

Madem hepiniz Can’sınız, Erdem’siniz, Nedim’siniz... Yapsanıza Can'ın yarısı kadar bir cesaretle haber?

 

Basın ancak gerçeği yazarak, arayarak, bularak ve kamuoyu ile paylaşarak gerçek gücüne kavuşur. Kavuşunca da sadece kendisini değil toplumun tüm dinamiklerini de ayakta tutar.

 

Oturmak için değil, ayakta durmak ve kalmak için, dik durmak için ayağa kalkar.

 

Basın yalan söylemediğinde... Gerçekleri bilip yazmamazlık yapmaktan vazgeçtiğinde belki bir şeyler düzelmeye başlar.

 

Yalan dedimse bildiğiniz yalanların dışında yalanlar da var. Basın açısından bakarsak olaya, gerçekleri yazmamak da ya da eksik vermek de asli görevi olan kamuoyunu bilgilendirme görevini yerine getirmemektir.

 

Anadolu Ajansı’nı örnek vermek gerekirse Diyarbakır'da çıkan ve altı çocuğun yaşamını yitirdiği Kuran Kursu yangınını "İki katlı bir binada çıkan yangın" diye verdi. Haberde ‘5N1K’ daki tek ‘N’ olan 'Nerede' sorusu bile bile cevaplanmadı.

 

Konuyu dağıtmaya gerek yok. Bu ülkede basın gerçekten özgür olmadığı sürece hiçbir şey kendi mecrasında ve düzgün işlemez.

 

"Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız insanlarının neden öldüğüne bakınız" demiş Albert Camus...

 

Bu sözü biraz daha ileri götürelim. Bir ülkenin gerçekte ne kadar demokrat, adil ve gelişmiş olduğunu anlamak istiyorsanız o ülke insanlarının neden hapse girdiğine ve girmediğine bakınız...

 

Gazeteciler, aydınlar, konuşanlar, hakimler, savcılar, subaylar, polisler... daha niceleri hapiste...

 

Bunların suçlu ya da suçsuz olmaları değil sorun olan. Suçsuzun hapiste olması zaten bir sorun. Ama ya suçlular... Bir ülkenin halka örnek olması gereken kesimi suç işleyerek ya da işlemeyerek hapse giriyorsa ortada kesinlikle incelenmesi gereken bir durum var demektir.

 

Küçük bir örnek. Bu ülkenin ikisi general 3 subayı dün tutuklandı... Eğer bu subaylar suçsuz yere hapse girdiyse vay halimize... Amaaa suç işleyip hapse girdiyse iki kere vay halimize...

 

Yani her durumda bir sorun var.

 

Ve bu sorun ancak hep birlikte ayakta durduğumuzda çözülür... Onur, gurur, vatan, millet, bayrak, adalet, gerçek gibi kavramların içini doldurduğumuzda.

 

Bilmem anlatabildim mi?

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz