Çetin PEKMEZCİ

Çetin PEKMEZCİ

HAYAT ÖPÜCÜĞÜ & ÜMİT

Geçen hafta Süper Lig’in 13.hafta karşılaşmaları oynandı. Gaziantepspor kendi evinde Samsun spor'u ağırlarken, Bank Asya temsilcimiz ise Hz Mevlana'yı ziyarete Konya'ya gitmişti...
Öncelikle maç öncesi Gaziantepspor adına yaşanan olumsuzlukları hatırlayalım. Geçen hafta yerel ve ulusal basına malzeme olan bir haber yayıldı. Maliye Bakanlığı Müfettişleri Gaziantepspor’un resmi evraklarını incelemeye almıştı. Denetenlerin istediği bazı defterler ise Başkan Sayın İbrahim Kızıl'ın ofisindeydi. Kulübün bilgisayarlarının hard diskleride alınmıştı.
Kulüplerin denetimlerinin yapılması ve istenen bazı muhasebe kayıtlarının başkanın ofisinde olması ve oradan getirtilmesi gayet normaldir. Bilgisayar kayıtları da doğal olarak incelenebilir. Burada inceleme şekli ne olursa olsun, bir anormallik yoktur. Ama moralleri bozduğu doğrudur.
Ülkemizde idari makamlara sunulan dilekçelerin büyük çoğunluğu, genel olarak, şikayet edilen yerden, o yeri yönetenler tarafından kaleme alınır, sanal bir, isim ve imza ile ilgili makama iletilerek, soruşturmalar yapılır. Eğer soruşturmanın arkasında bir siyasi yada idari güç varsa, soruşturma talebi gündeme alınır. Tetikçi olarak tanımlanan müfettişler görevlendirilir. İlgilinin defteri dürülür.
Ben 28 yıl Gaziantep Milli Eğitiminde çalıştım. Resmi işlemler bu şekildedir. Sayın Valimiz de bu söylemin doğru olup, olmadığını teyit ettirebilir. Emniyet birimlerini görevlendirirse: resmi makamlara iletilen şikayet dilekçelerindeki kişilerin ve imzaların yüzde 90’nının sanal ve o dairede çalışan biri tarafından dikte ettirilerek, rastgele birine şuraya iki cızık çiz şeklindeki söylemle yapılan şikayetler olduğuna tanıklık ederler. Ben de böyle bir olaya kurban edildim...
Buradan varılması gereken sonuç, 2918 Sayılı Dernekler yasası ile yerden mantar gibi türeyen dernekler, sivil toplum kuruluşları, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bütçesine yakın bütçelerle yönetilen FUTBOL KULÜPLERİ yönetilemez. Mızrak, kılıfa sığmıyor. Hatırlayınız 6222 Sayılı Yasa Meclisten geçti. Bu yasaya istinaden soruşturma yapıldı. Savcılık mütalaasını hazırladı. Mahkemenin kabulü bekleniyor. Her şey yolunda sil sile ile ilerliyor. Hiç bataklığı kurutalım,2918 Sayılı Dernekler yasasını güncel ve denetime açık hale getirelim diye bir öneri getiriyor mu? Şikayet dilekçeleri; şikayet eden kişi yada kişilerce doğrudan Cumhuriyet Savcılığına verilsin, Şikayetçinin kimliği Savcılık makamı tarafından tespit edilsin ve en önemlisi kamu yararı maskesine sığınmanın önlenmesi için bir çaba gözlemleyen var mı? Genel anlamda böyle bir düzenlemeye tanık olamıyoruz. Bu nedenle Gaziantep Spor Başkanını bu soruşturma üzerinden sıkıştırmaya çalışmak; Başkan ve yönetiminden çok Kulübe zarar verir. Gaziantep spor zarar görür. Takımın adının açıklanan şike soruşturmasında adının geçmemesi bir artıdır.
Yine hafta içinde bir haber. Kamil Ocak’ın elektrik borcu nedeniyle, elektrikleri kesildi. Bir defa merhum Bakanımızın ismine yazık. Gaziantepspor Kulübü adına çok büyük ayıp. Koskoca dört yıl. Hangi Müdürlük böyle bir yetkiye sahip? Dört yıl tahsilat yapmama emrini kim, hangi gerekçe ile verdi? Açıklama bekliyoruz.
Sayın Başkan: Kulüp yönetiminde görev paylaşımını hayata geçir. Kulübün ELEKTRİK BORCUNU TAKİP ETMEK başkanın görevi değildir. İdari işlerdeki aksamalar hem sizi hemde kulübü zora sokmaktadır.
Rahmetli babam Kulüp Müdürlüğü yaptığı yıllarda teknolojik kolaylıklar yoktu. Buna rağmen çok iyi bilinir. Kulüpteki futbolcuların aylıklarının zamanında ödenmesi, SSK primlerinin yatırılması, Lisans harçlarının ödenmesi, Maliyeye yatırılacak paralar, Maçlarda Vilayete gidecek davetiyeler, sporcuların barınma, sosyal tesisleri kullanma, esnafların kulüpten alacakları, deplasman rezervasyosyonları, uçuş hizmetleri, gece kulüpleri ve tüp satışları rüsümlerini, stadyuma yapılacak ödemeleri: Sadece Mehmet KUŞ isimli yardımcısı ve bir memurla tek başına takip eder, her yönetim kurulu toplantısına bilgi hazırlardı.
Oysa bugün teknoloji gelişti.Kulübün imkanları çok fazla.Çalışanlar Tesislerde ne iş yaparlar???
İşte böyle bir atmosferde Gaziantep spor açısından son derece önemli Samsun karşılaşmasına çıktık. Baharı kıskandıran güneşli bir kış günü rakibimizi ağırladık. Kayıp edenin kara gömüleceği bir maç. Takımımız tanıdık.4-2-3-1 Önde MUHAMMET. Bu formatı yaklaşık 17 maçtır deniyoruz. İlerde çoğalmadıkça; gol hayal. Çünkü çoğalmayı başaramıyoruz. Hocamız geçte olsa hamlesini yapıyor. Sosa dışarı, Cenk içeri. Çift santrfora döndük. Umutla bekliyoruz gol. O da ne sağ kanattan Serdar, ceza alanına şık bir orta kesiyor. MUHAMMET; iki stoperin arasından kafayı vuruyor. Hayat öpücüğü filelerde...1-0 öne geçiyoruz. Ama ayaklar titrek. İçimizde korku. Ayağımızdaki topu olumlu kullanamıyoruz. Telaş var.90+4 oynanıyor. Kaptırılan top. Konuk ekip altı pasta KARCE'YE bir çiçek verdi. Yürekler ağzımıza geldi. Abdullah hoca morardı.
Sahi hoca: Cenk’e celallenmek neyin nesi. Sende gördün. O topu olumlu kullanamayan SERDARdı. Farz etki Cenk kayıp etti? Yahu sen topçuluğunda az mı ıska geçtin. Kabadayılığı bırak, Teknik Adam ol.
B.Şehir geçen hafta şeytanın bacağını kırdı. Haftalar süren yenilgi serisini sonlandırdı. Konya deplasmanına çıktı. Takımımız kötü oynamadı. Çok basit bir golle mağlup oldu. Fakat göze hoş gelen, izleyene keyif veren bir futbol oynadı. Evet, iyi oynamak yetmiyor. Kazanmak da gerek. Fakat savunmadaki ofsayt anlayışı ve iki stop er arasındaki uyum sağlıklı değil. Dolayısıyla ofsayt uygulaması yapmaları yanlış. Kaleci Kazım’a bir satır açalım. Sakatlanmayı göze aldı. O golü önledi. Tebrikler. Bu davranışı örnek olmalı. Takımın kendine ihtiyacı olduğu anda KIRMIZI kart göreni, bizden kabul etmiyoruz. Bünyamin hoca: öncelikle kayıp olan oyun disiplinini ve disiplini yeniden kurmak zorundasın. Başarılar.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz