Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK

Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK

HAYAL DÜNYAMDAN…

Son günlerin gündemleri oldukça sıktı. Corana denen virüs olayı hayatımızı yorgan gibi kapladı. Bu hafta biraz gündem dışına çıksak ne iyi olur diyerek, hayalimden geçenleri paylaşmak istiyorum:

Şimdi var yaİş güç çok, ama yine de gitmek gerek…

Şimdi var ya... Hayata 'hayat' veren bir diyarda olmak vardı...

Şimdi var ya... Alıp başını gideceksin gecenin kalbine, hazır akşam vakti girmişken…

Şimdi var ya... Orta Asya bozkırlarında at koşturmak, toz bulutları içinde rüzgârlarla yarışmak vardı...

Şimdi var ya... Alıp başımı gitmek istiyorum hiç kimsenin bilmediği bir diyara; hatta benim bile bilmediğim bir mekâna...

Şimdi var ya… İçimden ne geçiyor biliyor musunuz? Rabb'im beni Cennet’in kabul ederse, gezmedik görmedik yerini bırakmayacağım... Nasıl olsa her şey mümkün ve serbest

Şimdi var ya… Kalkıp gideceksin dillerini bilmediğin bazı diyarlara… Bilenler ve çok gezenler çok iyi bilirler ki; dünyanın hiç bir yerinde dil bilmenize gerek yoktur! Onlar sizi anlasınlar.

Şimdi var yaDönüşü ne zaman meçhul bir seyahate çıkacaksınız. Seyahatleri unutulmaz kılınanlar, seyahatler esnasında yaşanan sıkıntılardır. Sonraları onlar tatlı birer hatıra olarak hiç unutulmuyorlar...

Şimdi var yaHilalin aydınlığında güneşe bir yolculuk yapmak vardı. Güneşin gölgelik bir yerinde piknik yapıp dönmek… Eğer nasip olursa... Sesim soluğum çıkmazsa bilin ki yerim çok rahat...

Şimdi var ya... Gönlüm ne istiyor biliyor musunuz? Bilmezsiniz elbette... Söyleyeyim: Şimdi kalkıp gideceksin Tataristan'ın Başkenti Kazan'a... Bir süre sokaklarında dolaşıp İdil Nehri’nde tur düzenleyen bir gemiye binecek ve avazın çıktığı kadar ‘Sakarya Türküsü’nü söyleyeceksin... Bilmiyorum, hayal ama... Hayalden ölen de yok ya...

Şimdi var ya... Kalkıp gideceksin Orta Asya'nın ortasına... Orada düşeceksin yollara... Sadece arabanın sesi ve teybinizden gelen at sesleri ve enstrümantal müzik eşliğinde rüzgarların sesini dinleyeceksin. Hayal, ama olsun. Dünya kurulduğunda beri, savaşlardan, çeşitli ihtilaflardan, depremlerden, sellerden ve daha birçok sebepten sayısın insan ölmüştür, ama hayal kurmaktan ve hayalini açıklamadığı sürece hiç kimse ölmemiştir...

Şimdi var ya…‘Olmaz!’, demeyin. Bugün gönlümden elektrik tellerinin üzerinde dolaşmak geliyor. Ayaklarım yerden kesilmiş, aklım kafamdan bir kaç metre yukarıda, beynimi evde bırakmış vaziyette, nereye toslayacağım veya nerede yerin dibini bulacağım endişesi taşımadan gezmek istiyorum. Hayal, ama olsun. Dünyanın her yerinde zalimlerin zulmü sebebiyle, katillerin cinayetleri ve insan kasaplarının ellerinden ölen insanlar vardır, ama sadece gözlerini kapayıp hayal kuranlardan ölen olmamıştır ya...

Şimdi var ya… Kalkıp Can Azerbaycan'a uçacaksın. Orada bir araç kiralayıp Hazar sahiline ulaşacak, sahil boyu kuzeye doğru yol alacaksın. Dağıstan topraklarından Rusya'ya gireceksin. Nerede akşam, orada sabah edeceksin. Sonra Kazakistan'a geçecek güneye döneceksin... Özbekistan'ı kuzeyden güneye boydan boya geçecek Türkmenistan'a gireceksin. Devamla oradan İran'a girecek, Hazar'ın güney sahilini turlayarak tekrar Can Azerbaycan'a Bakı’ya döneceksin. Bakı'da biraz nefes alıp Anavatan'a avdet edeceksin... Hayal bu ya... Olsun... Hayal kuranlardan ölen olmamış ki...

Yorumlar (1)

+ Yorum Yaz