Bünyamin ACAR

Bünyamin ACAR

Gezmesek iyiydi

Geçtiğimiz gün uzun zamandır gitmediğim, aslında gidemediğim 100. Yıl Parkı’ndaydım.

Tabii 100. Yıl Parkı deyince, neresinde olduğunuzu da nokta olarak söylemeniz gerek. Malum Türkiye’nin en büyük parkı.

 

Hanımla birlikte halı sahanın olduğu, araç park alanının oradan başlayıp Nostalji Cafe’nin yanından Sanko Park istikametine doğru biraz yürüyelim istedik.
Yine kalabalık, doğa, yeşillik falan derken keyifle yürüyoruz.
Bir an dikkatimi çekti.

 

Karşımda yukarıya doğru uzanmış kocaman bir saat vardı.
Merak ettim; saat kaç diye.

 

Kaldırdım başımı baktım ama saat yanlıştı.
Olabilir tabii, bozulmuştur, enerji kaynağında bir sorun vardır, vesaire...
Yalnız yaklaşınca üzerinde A4 kağıda bilgisayarda yazılmış ve saatin üzerine yapıştırılmış şöyle bir yazı gördüm:

 

 

“Saatin garanti kapsamında yapılması için hukuki süreç beklenmektedir”
Hanıma dedim; dur fotoğrafını çekeceğim.
“Ya ne yapacaksın” falan derken, fotoğrafı çektim tabii…
Az ileride bir saat daha, o da bozuk, onda da aynı yazı.
Ne olmuş, hepsi mi bozulmuş?

 

Kimse garanti kapsamındaki bir ürün için problem olmadıkça hukuki süreci beklemez.
Muhtemel ki saatin satışını yapan firma ile sıkıntılı bir durum var.


Sebep her ne olursa olsun yakıştıramadım, hiç hoş değildi.

Bu saatler ne zamandan beri bozuk onu da bilmiyorum. Hepsi bir anda nasıl bozulmuş onu da bilmiyorum. 

Çok basit bir tamir işi için yazılar asılmasını, hukuki süreçlerden bahsedilmesini, koskoca şehrin iki tane saatini saat gibi çalıştıramamasını açıkçası yadırgadım.

Diyelim ki bir turist yanınızdan geçerken saatin yanlış olduğunu ve üzerindeki yazıyı sordu.
Hukuki süreç bekleniyor mu diyeceksiniz.

Olan olmuşta, bari o yazıyı yazmasalardı iyiydi.

 

Bitti mi?

Hayır.
Biraz daha yürüdük.
Hukukçular Lokalinin ordan yolun karşısına geçtik.
Su bisikletlerinin olduğu bölüm çok güzel olmuş.
İlk defa yakınına kadar gittim.

 

Ancak orada da ikaz tabelasında “Gölet Derinliği 3 metre” uyarısını gördüm.
Derinlik bir hayli fazlaydı.

 

Ama güvenlik zannediyorum yetersiz.
Parmaklıklar olsa da, suyun olduğu bölüm ulaşılmaz değil.
Çocuklar kolaylıkla o parmaklıkları geçebilir.
Sıcakların bastırdığı, boğulma vakalarının arttığı bugünlerde tedbirler biraz daha artırılırsa sanırım daha güvenli olur.

 

 

 

 

Bitti mi? 

 

Yine hayır
Az daha ilerledik.
Gaziantep için mücadele etmiş, şehre değer katmış simge isimlerin büstlerinin olduğu bölüm dikkatimizi çekti.


Çok güzel düşünülmüş, harika da olmuş.
Ama yine aynı refleksle bu sefer dikkatimi Karayılan ve Şahinbey büstlerinin altında yazan “Halk kahramanı” ifadesi çekti.

 

Diğer büstlerde ilk milletvekili, ilk bakan gibi açıklamalar bulunurken,
“Halk kahramanı” olan bu iki önemli ismin nasıl kahramanlaştığı da bir iki cümle ile
yazılsaydı acaba daha iyi olmaz mıydı?

 

“Halk kahramanı” biraz efsanevi olmamış mı?
Ya da biraz havada kalmamış mı?..

 

Daha oradaki gençlerin acayip hallerini, lokalin durumunu, derenin kokusunu yazmadım


Yürüdükçe bir şeyler çıkıyordu.

Belki hiç gitmeseydik, ya da hiç gezmeseydik daha iyiydi.

 

 

 

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz