M. Ulaş İNBAŞI

M. Ulaş İNBAŞI

GERİ DÖNÜŞLERİNİN HASTASIYIZ

İki haftalık görüntüye göre Gaziantepspor bu sezon taraftarına bir biletle iki film birden izlettirecek.

İlk yarıda gerilim filminden izler taşıyan bir maç, ikinci yarıda romantik komedinin yüzlerde bıraktığı tebessüm.


Pazar günü de karşılaşma bu havada geçti.
Sivas’taki galanın ardından Gaziantep prömiyeri için sahaya çıkan kırmızı-siyahlılar, iyi bir maç izlettirme havasında karşılaşmaya başladı.


Yediği şok golle geriye düşen Gaziantepspor atak yapmaya çalışırken, Kayseri Erciyes ise istediği ortamı bularak geriye yaslandı.

Kırmızı-siyahlılarda orta saha Oğuzhan ve Mustafa’ya kalırken, iki oyuncunun da yaratıcılıkları yeterli düzeyde olmayınca Gaziantepspor, İbrahim ve Muhammet’in ikiye birleriyle pozisyon üretmeye çalıştı.


İbrahim demişken; top İbrahim Akın’ın ayağına yakışıyor. Alıyor veriyor, şut çekiyor, orta yapıyor, takımının organizasyonlarında başrollerde. İki haftada atılan 4 golün tamamının içinde İbrahim’in rolü var. Sezon başında da demiştik, hazır bir İbrahim Gaziantepspor’a katkıdan fazlasını verir.
Gaziantepspor beraberliği ararken, şok bir golle iki farklı geriye düştü.


Cezanın ve Passolig’in vurduğu tribünler de bu golden sonra homurdanmaya başladı.
Passolig’in futbolu katlettiğini her gün yazmak gerekiyor ama bugünlük araya bir paragraf sıkıştıralım. Gaziantepspor geçen seneden tribün cezalısı; bu cezayı da hala çözebilmiş değilim ama neyse. Maraton ve maliye kale arkasının cezası nedeniyle bu tribünler boş. Kala kala müze tarafındaki kale arkası kalıyor. Sezonun Gaziantep’teki ilk maçı. Ne olmasını beklersiniz. Tribünlerin dolu dolu olmasını değil mi? Yanılmayın. Tek tek sayabileceğiniz kadar taraftar vardı tribünde. Ne zaman vazgeçilir bu anlamsız inattan, yeni havuz oluşturma hevesinden, fişleme isteğinden. Yazık ediyorsunuz futbola.

Yeniden sahaya dönelim biz en iyisi.
İlk yarı bu havada bitti. Biz de hemen devre arası teknik direktörleri olarak oyuncu değişikliklerini yaptık. İki oyuncu değiştirdik kafamıza göre. Oğuzhan ve Şenol çıkacak; Oğulcan ve Chibuike girecekti.

Attık; giren çıkandan birer tanesini tutturduk.
İkinci yarı sahada bambaşka bir Gaziantepspor izlemeye başladık. Elbette bu farkı yaratanların başında Oğulcan geliyordu.

Bu çocuk gümbür gümbür geliyor.
Kendinden önceki birçok yıldızın düştüğü hatalara düşmezse futbol gezgin bir forvet kazanıyor.
Oğulcan, sağa sola yaptığı koşularla İbrahim ve Muhammet’i de rahatlattı.
İbrahim pas atabileceği bir isim bulurken, Muhammet de iki stoper arasında sıkışmaktan kurtuldu.
Gaziantepspor’un oyunugolün habercisi gibiydi. Sağdan soldan bindirmeler, ortalar, şutlar geliyordu. Yine de Kayseri Erciyes yakaladığı kontralarda tehlike yaratıyordu.
Goller arka arkaya geldi.

Birbirine benzer goller. Aslında meziyet gerektiren goller. Çünkü Erciyes uzun bir takım. Böyle bir takıma duran toptan iki kafa golü atmak organizasyon isteyen işler.
İki duran top, iki kafa golü. Gollerin altında Oğulcan ve Chico imzaları. İkinci yarıda oynayan Gaziantepspor’u beğendim. Kazanmak için gerekenleri yapan bir takım vardı sahada.
Hatta beraberliğin ardından galibiyeti getirecek pozisyonlar da yakalandı.
Mağlup da olabilir miydi, olabilirdi. Karce’ye özel bir teşekkür gerekiyor.
Yenilen ikinci goldeki mükemmel kurtarışı, Elyasa’ya çarpıp tıngır mıngır ağlara girince, güme giden Karce, son saniyede karşı karşıya pozisyonda takımına puan getirecek kurtarışı yaptı.
17 yeni oyuncunun geldiği bir takımda elbette takım kurgusunda yanılmalar yaşanacak. Ama uzun sürmemesi de gerekiyor. Sanırım Gaziantepspor’un 11’ini birkaç hafta sonra göreceğiz.
Bu maçın özelinde evinde kaybedilen 2 puan değil, kazanılan 1 puan oldu.

Biterken küçük bir not daha. Beraberliğin ardından yakalanan pozisyonda Muhammet Demir’e ceza alanı içinde yapılan hareket penaltının babası. 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz