SOKRANTES...

SOKRANTES...

GELEN YOLCU, GİDEN YOLCU..

Bir garip havaalanı….

Gelenin gidenin birbirine girdiği, herkesin kafasına göre takıldığı, bu şehrin ihtiyaçlarına cevap veremeyen bir havaalanı.
Nerde mi?..

 

Gitmesek de görmesek te o havaalanı bizim havaalanımızdır.
Şehri yönetenlerin bir türlü sorunlarını görmek istemediği bir havaalanı.
Onlar vip gelmiş, vip gidiyorlar.

 

 

Havaalanın çeşitli sorunlarını hep yazdık.
Ama sadece yazdık.

 

Çözüm maalesef yok.
Çok bilinmeyenli denklem gibi.
Çözmeye uğraşanın olmadığı gibi, sorunlar da her geçen gün daha da çoğalmak da.

 

Konumu itibarı ile en ufak toz bulutu ve sis te komşu illere inmek zorunda kalan yolcular.
Konumuz bu değil amma olsun o da bir sorun sonuçta.
Sorun aslında havaalanına yola çıkarken başlıyor.

 

Özel aracın yoksa ,gitmek bir dert.
Taksi pahalı, otobüs şehir turu atıp gidiyor zaten sefer de az.

 

Uçak şirketlerinin servisleri var bir de..
Neyse öyle veya böyle havaalanına geldiniz, gelen yolcunuz varsa sorun yok.

 

Gelmişse bekleyebilir biraz..
Ama ya giden yolcunuz varsa.

 

Bıçaaa yediniz, biraz da zaman sıkışıkşa.
Dert havaalanından içeri girer girmez başlıyor.
Giriş kapısında bir iki zikzak tan sonra ilerliyorsunuz.

 

Tam otoparka yaklaşırken sorun baş gösteriyor.
İki şerit park etmiş ,gelecek yolcusunu bekleyen araçlar.
Trafik bir anda sıkışıyor.

 

Zannedersiniz ordu caddesindeniz, öyle bir trafik var.
Zar zor ilerliyor.

 

Sebebi ise gelen yolcu ile giden yolcunun birbirine girmesi.
Gelen yolcusunu almak için bekleyen araçlar ,gelen yolcu kapısının orada daha da yoğunlaşıyor.
Polis amcam halis özkahya gibi sadece düdük çalıyor.

 

 

O da biliyor ki sorunun bunla çözülmeyeceğini amma ne yapsın.
Ben burdayım belli olsun diye düüt düütt.

 

Uçak şirketlerinin servisleri,taksi,otobüs derken tam bir karnaval yerine dönüyor gelen yolcu yeri.
Bide valizini yerleştirme süresi gelen yolcunun..
Giden yolcu kalpten gidecek uçak gitti gidecek

 

Daaaat düüüt ama nafile..
Giden yolcu kapısına geliyorsunuz orası da çurçuruna.
Öylesine park etmiş araçların yüzünden yürümek bile zor.

 

 

Otoparkta indiyseniz valizleri park etmiş araçların arasından  geçirmek bile mümkün değil.
Kimse bana bayram tatili yüzünden yoğunluk filan demesin.
Daha önce otopark konusunu yazdığımız da hiçbir özel günde yoktu.

 

Gelen yolcu ile giden yolcunun yollarının veya şeritlerinin ayrı olması lazım.
Artık apaçık ortadaki bu havaalanı bu şehre yetmiyor.

 

Marka şehre yakışmıyor.

İçerideki curcunayı yazmadım bile anlayın artık….

 

SOKRANTES DER Kİ: BİR MİLLETİN KARAKTERİNİ ANLAMAK İÇİN, ONLARIN MÜZİĞİNE  BAKINIZ…

 

 

 

AH BU ŞARKILARIN GÖZÜ KÖR OLSUN…

 

 

Ahhh ahhhh nerde o eski şarkılar.
Yaşlanıyor muyum neyim.?
Bu günlerde gençlerimizin dinlediği veya dinlemek zorunda bırakıldığı yeni şarkılara taktım.

 

Akılda kolay kalıcı bir iki söz.
Cıstak cıstak, laylaylom.

 

Bu kadar.
Bayramda boş zaman çok olunca (herkes tatilde olunca haliyle kimse yoktu. Olanlara da ben gitmeyince ) etle uğraştığımız yerde biraz müzik dinleyelim dedik.

Aç kızım hele bi müzik kanalı.
Sanki şarkılar hiç bitmiyor.
Ritim aynı ,klişe aynı, sözler var ile yok.

 

İş olsun, laf olsun torba dolsun.
Bu ne dedim.
Ve araştırdım işte gençlerin son dinledikleri şarkıların ismi.

 

Miş,miş.
Tabi tabi.
Bangır bangır.
Oh oh.
Dan dan
Bip bip
Tık tık
Kiş kiş
Tik tak.
Tak tak.
Güm güm.
Pat pat.

 

Böyle devam edip gidiyor.
Bunları dinleyen gençlere de mikrofon uzatıldığında veya bir şey sorulduğunda kendini ifade edemiyor.

 

Ve sadece sosyal medya da yazabiliyor. Bir de sonuna smile işareti ,konuşmaya bile gerek yok.
Gerçi bu şarkılar sabun köpüğü gibi çabuk sönüyor, müzik ruhun gıdası amma bunlar   patlamış mısır gibi karın doyurmuyor.

 

 

Ve gençlere hep bu şarkılar servis ediliyor.
Kafa da yormuyorsun.

 

Lamba da titreyen alev üşüyor amma gençlik maalesef anlamıyor.

 

 

MUTLU İLE KUTLU..

 

İki takımımızda bu hafta kritik maçlara çıkacaklar.
Gaziantepspor flaş takım Osmanlı ile oynayacak, GBB ise lider Samsunla oynayacak.
Gaziantepspor sahasında oynarken, belediye deplasmanda karşılaşacak.

 

Kutlu hocanın bu hafta şampiyonluktan söz etmesi, Samsun’u hırslandırır mı bilemiyorum.
Amma şampiyonluğa oynayacaksak da bu maçtan kesinlikle puan veya puanlar almak zorundayız.
Görünen o ki de puan veya puanlar alacakta gücümüz var.
Kadro kalitesi, izlediğim kadarıyla Samsundan iyi.

 

Ptt 1.lig de haftanın maçı..
İnşallah şampiyonluk için gerekli puanı alır gelir.
Mutlu hocanın rakibi ise geçen haftanın flaş takımı.
Trabzon’u 10 kişi ile farklı yenmeyi başardılar.

 

 

Bizi de umutlandıran Galatasaray karşısında yenilmemize rağmen oynanan oyun.
İnşallah Osmanlı lale devrine denk gelir de 3 puanı hanemize yazarız.
Bir tarafta mutlu hoca, bir tarafta kutlu hoca..

 

İki hocada Gaziantep ‘in başarısı için çabalıyorlar.
Bu hafta Kutlu ile mutlu..

 

Mutlu ile kutlu oluruz inşallah..

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz