Zülal GÖĞÜŞ

Zülal GÖĞÜŞ

GAZİANTEP'İM

Söz konusu Antep olunca öncelikle aklımıza ilk gelen konu Antep savaşıdır. Böyle olması da tabiidir. Verilen savaşın ne zorluk ve ne kadar çekin ve kaçınılmaz olduğunu hep dile getiriyoruz ve getirmeye de devam edeceğiz. Ama gönül ister ki daha güzel ve daha akıllardan çıkmayacak konu ve konuklarla da, televizyon ve medya aracılığı ile gündemi hep tazelemek; çünkü yeni yetişen gençliğin bu konuda daha duyarlı, daha verimli olması için daha geniş, kapsamlı bir çalışma gerektiğine inananlardanım. Yerine oturmayan birşeyler var sanki belki de bana öyle geliyor. Tabi bu demek değildir ki insanlar savaşla yatıp savaşla kalksınlar. Burada önemli olan geçmişi her zaman hatırlamaktır. Bu memleketin çok kolay elde edilmediğini hatırlatmaktır. Bu yıl 25 Aralık 2011 Antep harbinin doksanıncı yılı bir kez daha belleklerimizde yer edecek bir çeşitli etkinliklerle kutladık ve nice doksanıncı yıllar geçse de bu gerçeği hiç bir şekilde unutturmayacağız.
Tarihimizin uzun ve meşakkatli ince yollarında dolaşırken aklıma takılan sorulara cevap bulmak için çeşitli kaynaklardan faydalanmayı kendime öncül bir vazife bildim ve toprağı bol olsun M. Oğuz Göğüş’ün sık sık kullandığı ve kitabının baş sayfasında belirttiği gibi söylediği şu sözler beni her zaman etkilemiştir. “Geçmişini bilmeyen geleceğe hazırlanamaz” bu güzel sözler sanki bir vasiyetti. Bizler için Antep savunması ulusal kurtuluş savaşı tarihimizin yiğitlik kahramanlık ve fedakârlığın ulaşılmaz abidesidir. Bu destanı yaratanlar yurt sevgisi, millet aşkı ve iman dolu göğüslerinden başka silahları olmayan açık bir şehrin ve Türk kentinin çocukları idiler.
Gaziantep savunması bir halk harekâtı, Milli birliğin ve Milli benliğin şahlanışıdır. Birinci dünya savaşının galibi mahrur ve küstah güçlü Fransız ordusu vardı Anteplilerin karşısında ve bütün gücüyle acımasız savunmasız sivil halka mitralyoz ve obüslerle hucüm ediyordu. Antep’e ve Antep halkına koca Fransız ordusu bu şehri almak için tam 11 ay savaş verdi. Türk'ün azmi karşısında, toplar, tüfekler, uçaklar aciz kaldı. Antep savunmasında ve bizlere bu topraklara kanları ve canları ile armağan eden şehitlerimize, ismini dahi hatırlayamadığımız şehitlerimize, gazilerimize minnet ve şükranlarımızı gönderiyor, eğer bir millet bir şehir diyorsa ki kefenlerimizi boyunlarımıza takarak kanımızın son damlasına kadar savaşacağız. O şehir ve halkı gaziliği bir hakkın haketmiştir. Ne güzel söylemiş Atatürk: "Söz konusu vatan ise gerisi tefaruattır"

Boynonuu oğlu memik nerde
Odur çetelerin baş pehlivanı
Memik işidince durmadı geldi
Heyetin emrine muntazır oldu
Urumevlek'li hacıyı arayıp buldu
Hacı der hep ölüp hem öldürmeli
Düşmandan intikam almalı
Mehmet Ali çavuş refik olmalı
Kaldırırız ortadan bu kaltabanı
Abdurrahman çavuş cünüdde dursun
Bir taraftan Habeş Efendi vursun
Özdemir beyimiz emir buyursun
Dökelim kafirden al kızıl kanı
Antep ahalisi kazansın ünü

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz