Tülay SÖZERİ

Tülay SÖZERİ

GAZİANTEP ALGISI

Eğer yazılarımı takip ediyorsanız, değişimlerin kaçınılmaz olduğunu her fırsatta vurguladığımı da hatırlıyor olmalısınız. Değişim rüzgârının, sizlerden ayrı kaldığım bu 6 ay içerisinde hayatıma hâkimiyet kurması, ne yaparsam yapayım bu sürece mani olamamam, ” asla yapamam” dediğim birçok şeye korkusuzca kucak açmam, değişimlerin beraberinde getirdiği mucizelere biraz daha inanmama yol açtı.

Şu an Ankara’da yaşamımı sürdürüyorum. Yedi yıldır yaşadığım Gaziantep’ten ayrılarak, Ankara’da yeni bir yaşama başlamış olmam Allah’ın bir takdiri diyerek, bu süreçte yazılarıma yeniden başlamam için bana büyük bir destek veren siz değerli okuyucularıma ve dostlarıma çok teşekkür ediyorum.

Bugünkü yazımın amacı, sivriliklerimi, tahammülsüzlüklerimi, tecrübesizliğimi benden ustalıkla alan, yedi yıl boyunca yaşadıklarımla yaşamın diğer yönlerini de fark etmemi sağlayan Gaziantep’in buralardan nasıl göründüğü ve algılandığı konusuna dikkat çekmektir.

Ankara’da, Gaziantep ilimizin, sadece baklava ve kebaptan ibaret bir il olarak görünmediğini gururla ifade etmek istiyorum. Şu ana kadar görüştüğüm bir çok insanda (buna bürokratlar da dahil) Gaziantep algısının oldukça olumlu olduğunu belirtmek istiyorum. Öncelikle, Gaziantep’in güçlü bir şehir imajının ön plana çıkmasında gittikçe gelişen ekonomisinin rol oynadığı tartışılmaz bir gerçek.

Ulusal büyümenin üzerinde bir büyüme gösteren ilimiz ekonomisinin gösterdiği gelişme, gerçekten akıllara durgunluk verecek kadar başarılı. Bu başarıda kuşkusuz, cesur girişimcilerimizin doğru ve yerinde yatırımlar yapmasının, Ortadoğu pazarının çok iyi değerlendirilmesinin, Arap baharı sürecinin lehimize çevirebilmemizin çok büyük payı var.

Üretim ürünlerinin çeşitlenmesi, tasarım ve marka çalışmaları ile ön plana çıkan, yaklaşık 150 imalatçı firmasıyla ürettiği halılar ile hem Türkiye’de hem de dünyada bir yıldız olmayı başaran halı sektörünün üretim merkezinin Gaziantep olması, gıda sektöründe (özellikle bakliyat grubunda) gözlemlenen gelişim, ilimiz için gurur verici gelişmeler.

Ancak affınıza sığınarak, bu gelişmelerin, ilimizin, geleceğin teknoloji ve bilgi dünyasında hatırı sayılır bir yer sağlayacağı hususunda ciddi anlamda şüphelerim var. Öncelikli olarak firmalarımızın, kurumsallaşmayı ciddiye almamasının, geleneksel yönetim anlayışında ısrarlı olmasının, bilgiye kapalı olmasının, yenilikleri kolay kolay kabullenememesinin gelişimimizi ciddi anlamda sekteye uğratacağına inanıyorum.

Bugün her şey çok çabuk değişiyor. Küreselleşen dünya düzeninde yerimizi alabilmemiz için profesyonel bir bakış açısını yakalamamız, insan kaynaklarını güçlendirmemiz, yenilikleri takip etmemiz, arada bir de olsa, fabrikalarımızdan, oturduğumuz yönetici koltuklarından feragat ederek, dünya pazarlarını yakından takip etmemiz gerekiyor.

Sadece ekonomiye değil, aynı zamanda, kültüre, sanata ve bilime itinayla yatırım yapmamız, eğitim sistemini güçlendirmemiz, çocuklarımızı fabrikalara, ustaların yanına değil, öncelikle okullara yönlendirmemiz, eğitim için harcanan zamanın asla boşa olmadığı yönünde ciddi çalışmalar yapmamız gerekiyor.

Bugün il olarak yakaladığınız başarı, gözlerinizi kamaştırmamalıdır. Unutmayalım ki, nice büyük firmalar, tam en tepeye geldiği anda, kendilerini geliştirmedikleri için başarılarını devam ettirememişler, zamanla tarihin tozlu yapraklarına gömülüp gitmişlerdir.

Önemli olan sayısal olarak sıralamaya girmek değil, bu başarının temelini sağlam bir şekilde inşa etmektir. Bu ise ancak ve ancak bilimsel düşünceyle, bilgiyle, bilginin pratik hayata geçirilmesiyle mümkün olacaktır.

Sağlıcakla kalın.

Günün Sözü: Eğer girişim ilerliyorsa, bolluk ekonomi ile birlikte artar ama girişim yoksa bolluk ekonomi ile birlikte çürür. John Maynard Keynes

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz