Bünyamin ACAR

Bünyamin ACAR

Gaza gelme

Sanayimiz, baklavamız ve son dönmede gelişen turizmimizle anılırken, bugünlerde bir dizi negatif hadiselerle anılır olduk.

Pazartesi günü iki ulusal gazetenin manşetinde Gaziantep vardı.
Ulusal Güneş Gazetesi “Fıstık gibi karaborsa” manşetiyle çıkarken,
Haber Türk’ün birinci sayfasında yer alan “Mekez üssü Şahinbey” başlıklı haberde Suriyeli sığınmacılara yer veriliyordu.

Bugün ve Dünya gazeteleri de Antep fıstığında yaşanan sıkıntıyı okurlarına birinci sayfalarından duyurdu.

Önceki gün ise Gaziantep’in şebeke suyuna Suriyeli bazı mülteciler tarafından zehir karıştırdığı iddiası epeyce yankı buldu.

Haber sitelerinin neredeyse tamamında bu iddia yer aldı.
Gaziantep merkezli bazı haber sitelerinde ise hastanelerin karın ağrısı şikayetiyle gelen hastalarla dolup taştığı haberleri bir anda ilgi odağı oldu.

 

Tüm bu gelişmelere bakınca bir an kendimi bu karmaşanın içinden sıyırmak istedim.
Aklıma Pegasus Havayolları’nın o keyifli reklam filmi geldi.
Reklam filminde aslında Pegasus’tan çok Gaziantep’in reklamı yapılıyordu.
Film uçak seyahatiyle başlayıp Gaziantep’te bir günü anlatıyordu.
Gaziantepli bir kebap ustasının anlatımıyla kebapla, baklavayla devam eden lezzetlerin arasına

Gaziantep’in meşhur bakırcılar çarşısı, Şahinler Parkındaki teleferik gibi çeşitli noktalardan görüntüler serpiştirilmişti.

Gaziantep bir gün için bile gezilebilecek bir şehir olarak reklam filmlerine konu oluyordu.
Bizimde hoşumuza gidiyordu.

Çünkü anlatılanları bir gün değil her gün yaşama imkanı buluyorduk.

Peki ne oldu da şimdi negatif haberlerin merkezi olduk?
Sebepler ortada, bilmeyenimiz yok!
Ama yaşananlar kadar söylentiler de var.
Hatta daha fazlası…

Bu söylentilerde haliyle ilk bize ulaşıyor.
Önceki günkü  “suya zehir katıldığı” söylentisi gibi.
Birileri galiba insanları tahrik etmek, çatışma çıkarmak işitiyor.
Bu tür haberler bir anda kulaktan kulağa yayılıyor ve insanları tedirgin ediyor.
Önümüzdeki süreçte de bu türden söylentilerle insanları tahrik etme çabaları devam edecek gibi.

Bu nedenle hemen tahrik olmamamız, her söylenene inanmamamız gerekiyor.
Bu şehri seviyor ve Pegasus reklamındaki gibi bir Gaziantep’te yaşamak istiyorsak:
Vatandaş olarak sağduyuyu kaybetmemeli, tabiri caizse gaza gelmemeliyiz.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz