Nesrin GÖZÜKIZIL

Nesrin GÖZÜKIZIL

Fikredelim

“Yarını tahmin etmenin en iyi yolu, onu yaratmaktır.”
Peter Drucker


Şair Nabi’ye sorarlar: “Üstad neden iki olumsuzluk ekini birden alıp kendine isim yaptın?” (Na ve Bi, Farsça ve Arapça’da ‘yok’ anlamına gelir ve başına geldiği kelimeleri olumsuz hale dönüştüren eklerdir.) Yanıt elbette şiirsel ve derindir:
"Bende yok sabr-ı sükûn,
Sende vefadan zerre,
İki yoktan ne çıkar
Fikredelim bir kerre."

Aslında iki yoktan bir şey çıktığı elbet görülmüş şey değil... de; işte böylesine büyük bir dil ustasının elinde küçük bir dörtlük ile neler çıkmış neler...

Usta kılavuzumuz olsun; biz de fikredelim bir... Hem de “fikir” hakkında fikredelim.

Okan Bayülgen geçenlerde bir sosyal paylaşım mesajında “en büyük suç fikir hırsızlığı” diyor ve ekliyor: “Bugünün dunyasında "fikir" petrolden, araziden, makina gücünden daha degerli”.

Burada fikir derken elbette ‘yaratıcı fikir’den sözediyoruz. Özellikle pazarlama alanındaki sanatsal yaratıcılık içeren fikirlerden... Peki fikir neden bu kadar önemli?

Günümüz teknolojisi artık, yerkürenin her noktasında istenilen düzeyde üretim şartlarını oluşturabilir durumda. Üretilen mal ya da hizmetin kalitesi ve fiyatı ile birlikte, satış sonrası verilen hizmetler ve tüketici üzerindeki firma/marka imajı satın almayı belirleyen faktörler olarak ön plana çıkıyor. İşte bu noktada, kurumların ihtiyacı olan en önemli şey, fikir... Yaratıcı, yenilikçi, farklılığınızı ortaya koyacak, hedef kitlenizi ikna edecek, inandıracak fikirler; pazarlama projeleri.

Sosyolojik çerçevede kitlelere bir şeyi yaptırmanın üç yolu vardır: Zorla, parayla, inandırarak. Yaptıracağınız şey ister bir mal veya hizmeti satın aldırmak; ister herhangi bir platformda istediğiniz yönde oy verdirmek olsun; seçenekler bu kadar.

Zor kullanma veya parayla bir şey yaptırma kısmı konumuz dışı; biz inandırmanın peşindeyiz. Hedef kitleniz size ve ürün/hizmetinize inanmalı, güvenmeli ki başarınız, mevcutiyetiniz sürekli olsun. Ön koşul, sattığınız şeyin hedef kitlenizin ihtiyacına yanıt verecek kalitede ve hedef kitlenizin satın olma gücüne uygun olması elbette.

Ürün sağlam, fiyat uygun... İşte bu noktada aynı durumdaki ‘diğerleri’nden ayrışmak, yaratıcı fikirler ile kendinizi ifade etmenin yolunu bulmaktan; en doğru ve etkili iletişim araçlarını kullanmaktan geçiyor.

Rekabette ön plana çıkmak, yeni bir marka yaratmak, varolan markayı tutundurmak, tüketici zihninde farklılaşmak, artık eskisinden çok daha da zor. Eskiden firmalar ürünlerini üretir ve mevcut kanallar yoluyla doğrudan satarlardı. Hem de yüksek kar marjlarıyla. Ürüne ulaşmak çok kolay olmadığı için, üreticinin eli hem tüketiciye, hem de satış kanallarına karşı güçlüydü.

Ancak bu günün dünyasında üretmek, hatta en iyi ürünü ya da hizmeti üretmek bile süreklilik ve markalaşmak iyi için yeterli değil. Artık tüketicinin tercihleri herşeyi belirliyor, yönlendiriyor.

Firmalar, yenilikçi ve yaratıcı fikirlerle üretilmiş kurumsal iletişim projelerini uygulayıp, doğru stratejilerle değer üreterek tüketiciye ulaşmak zorunda. İşte bu gerçeklik, kurumsal iletişim proje ve faaliyetlerini, bir firmanın en hayati fonksiyonlarından biri haline getiriyor.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz