Tülay SÖZERİ

Tülay SÖZERİ

EVRENDEN MESAJINIZ VAR

Bazen öyle olaylar oluyor, öyle insanlarla karşılaşıyorum ki, kendimi, karşılıklı konulan iki topun üzerine iliştirilmiş, bir tahta parçasının üzerinde yürümeye çalışan ip cambazlarına benzetiyor, bir anda tehlikeli caddelerin yavru kedisi, karanlık sokakların cadaloz kraliçesi, hakkıyla acıların çocuğu unvanını alan kederlerin diken dolu bahçesi, bir dolu ağıtın ortasında bayram eden cümlelerin laf ebesi olup çıkıyorum.

Hani derler ya! siz hayata nasıl bakıyorsanız, o da size öyle bakar. Hani derler ya, yayın evrene pozitif enerjinizi, o da toplasın tasını tarağını, bıraksın işini gücünü, koştursun arzularınızın peşinden. İşte bu düşüncelerin hepsi yalan sevgili dostlar. Bu aşamayı çoktan geçtik. Artık farklı bir boyutta, farklı bir enerjideyiz.

Şimdi etrafımız, bir başkasının pozitif enerjisiyle çakışmamak için, bunca insanın yana yakıla aradığı huzuru elindeki sepete aceleyle tıkıştırırken falso vermemek için, bulutlara baka baka yanı başınıza çağırdığınız evren meleklerini kandırmak için çırpınıp duran insanlarla dolu.

Kendi negatifliğini hiç umursamayan, evrenin pozitif yüreğine taa orta yerine bodoslama dalış yapan, Tanrı’nın özene bezene yarattığı muhteşem güzellikleri kara bir tabloya çeviren bu insanların yavuz bir hırsızdan hiç bir farkı yok. Her şeyimizi iskeleti kalana kadar soyup soğana çeviren bu hırsızlardan ne yazık ki kaçacak bir delikte yok.

Şimdi içimizdeki kimliklerin ayaklandığı, tahtların ve taçların el değiştirdiği bir ortamdayız. İçimizdeki yalnızlık artık çok tehlikeli boyutlarda, uçurumun kenarından aşağıya bir sarmaşık gibi dolanan hissiyatsızlığımız eskisi gibi kendi çapında oyalanan, duyarlı bir şair kıvamında değil. O ortalığı mahşer yerine çevirmekle, acılar yaratıp, onlardan nemalanmakla ardında kimsenin kalmadığı ıssızlıklara bizleri çekmekle meşgul.

Ama bu oyuna sayın kanmayın sevgili dostlar Benliğinizi bir vakum gibi emen bu kalabalıktan uzak kalmanın yollarını arayın. Öncelikle pozitif enerjinin başka bir boyuta taşındığını, huzur gurularının bahşettiği özlü sözlerin artık bir anlamının kalmadığını, hayatın dengesinin, bakış açımızda saklı olduğunu, bakış açımızın ise yeri geldiğinde dünyayı yerinden oynatabilecek güçte olduğunu kabullenin

İçinizdeki mutsuzluğu dinleyin ama bunu fazla abartmayın. Zira zamanımızın mutsuzluğu bildiğimiz hiçbir şeye benzememektedir. Yıkıcıdır, hem sizi hem de etrafınızdakileri hedef almıştır.

Yalnızlığınızın kıymetini bilin, onu bilgiye susamış aç bir çocuk gibi her gün sorgulayın. Düşseniz de kalksanız da, acımasız gücünün sizi iyileştirmeyi amaçladığının farkına varın.

Duygularınızı ihmal etmeyin. Onları zenginleştirin. Hissiyat duygunuza dokunacak alanlar arayın. Kitap okuyun, film izleyin, müzik dinleyin. Bunları yaparken, etrafınızdaki tüm olumsuz uyaranlara kapalı olun.

Empati duygunuzu geliştirin. Etrafınızdaki insanların sorunlarına duyarlı olun. Bu yaşamda en önemli unsur, insandır, insan hayatıdır. Bu temeli hayatınızın eksenine oturttuğunuz anda, evrenin pozitif enerjisine dokunacak, özlediğiniz huzuru yeniden yakalayacaksınız.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz