Cihat ÖZTÜRK

Cihat ÖZTÜRK

ESİR ŞEHRİN İNSANLARI VE GAZİANTEP

(Bu yazı Telgraf Gazetesinin 25 Aralık özel çalışması için kaleme alınmıştır)

 

 

Kemal Tahir, Esir Şehrin İnsanları romanında Osmanlı’nın son zamanlarını yani Mütareke Dönemi’ni “İstanbul Hükümeti yanlıları”, “Kuvayı Milliyeciler” ve “Vatanın gidişatını önemsemeyenler” olmak üzere üç temel grupta inceler ve anlatır.

Nereden aklıma geldi bu roman bilmiyorum, okuyalı da bir hayli zaman oldu.

“Esaretten Kurtuluş’a” sloganımız vardı belki de bu anımsattı bana.

Evet Antep işgal edildiğinde aynen İstanbul’da olduğu gibi Antep’te de bu 3 grup vardı.

Çok tartışıldı ve anlatıldı bugün de hala tarihçiler anlatır bu 3 grubu. 

Hayırla anılan ve anılmayan çok isim var.

İşin bu tarafını tarihçilere bırakıp biz gazeteciliğimizbakalım diyelim.

Neydi Antep’in İstanbul’dan farkı?

Çeteleri.

Kimdi bu çeteler?

Karayılan’ın aslanları. 

Kimdi Karayılan?

Bu topraklarda büyümüş, direnişiyle nice kahramanlık öykülerine konu olmuş bir halk kahramanı.

Karayılan’ın çeteleri Fransızlara öyle pusu atarmış ki…

Fransızlar öldüğünü bile anlamazmış!

Eğer o gün Karayılan ve çeteleri olmasaydı belki de bugün başka bir Gaziantep konuşuyorduk.

Ya Şahinbey’in dillere destan mücadelesi…

Elmalı köyünde yaşanılan destan…

Antep Harbinin en önemli figürlerinden olan Şahinbey,Kilis’ten gelen Fransız askerlerini burada defalarca mağlup etti.

Fransızların Kilis’ten Antep’e girişi ancak Şahinbey’in bedeni toprak olunca gerçekleşti.

Antep’in kahramanlık hikayeleri ne yazmakla biter ne konuşmakla.

Liseden beri tarih okuma hayalim vardı. Bir türlü gerçekleşmedi.

Bu saatten sonra okur muyum nasıl olur bilmem ama tarih anlatılarını dinleyince öyle bir haz alıyorum ki o an sanki o dönemin ruhunu yaşıyor gibiyim.

Halit Ziya Biçer ve Samet Bayrak hocamın sesleri hala kulaklarımda bu yazı esnasında.

Gel gelelim Telgraf ekibi olarak yaptığımız bu çalışmaya.

Bu çalışmamız bir tarafa bütün diğer çalışmalarımız bir tarafa. 

Çünkü Gaziantep’in kurtuluşunu hazırlıyorsunuz, kolay mı? 

Hiç de değil.

Kelimesi kelimesine özen gösterdiğimiz, ince eleyip sıkı dokuduğumuz bu çalışma tamamen bir emek ürünü.

Neler mi var çalışmada?

Abdulkadir Konukoğlu’yla yapılan özel 25 Aralık söyleşisi. Abdulkadir Bey’e teşekkürler, yoğun mesaisinde bizlere vakit ayırdı.

Ve tabi ki her daim Gaziantep için mücadele eden söz söyleyen 84 yaşındaki Halit Ziya Biçer. Bakalım 100. Yılda Halit amcanın ve dönemin gazilerinin isteği olan destana yakışır anıt talebi yerine gelecek mi?

Samet Bayrak Hocamın okurken kendinizi o günlerde hissedeceğiniz Antep Harbi Sağlık Hizmetleri çalışması Antep’te türünün tek örneği. Ona da çalışmamıza sunduğu katkılardan ötürü teşekkürü bir borç bilirim.

Murat Dağ her zaman olduğu gibi bizlere arşivini açtı. Bir Fransız Askerinin Antep’ten mektubu özellikle önemli. O günü Fransızların gözlemlerinden okumak nasıl bir mücadele verdiğimizin kanıtı.

Yine Tarihçi İsmail Hakkı Üzüm, kurtuluş mücadelesindeki bir olayı anlattığı Araptar vakası belgeleri için teşekkür ederim.

Karayılan’dan Şahinbey’e Yirik Fatma’dan Antep’in Çocuk kahramanlarına bu çalışmamızda yok yok.

Kolay olmadı ama yaptıktan sonra ortaya çıkan emek ürünü çalışma, tüm yorgunluğumuzu aldı. 

Bu çalışmamızda bizlere her zaman kapı açma kolaylığı sağlayan Cengiz Halil Çiçek’e (Basının Cengiz abisine) ve diğer tüm basın danışmanı emekçisi arkadaşlarımıza çok teşekkür ederim.

Çalışma artık sizlerle, umarım okur beğenirsiniz.

Son olarak şunu söylemek istiyorum: Acı zerdali çekirdeği ile mücadelesini vermiş bir Antep’ten bugün baklavası 200 TL olmuş Gaziantep’te herkes önüne şapkasını alıp düşünmeli.

Hayat pahalılığı nereye gidiyor?

Trafik çilesine, kültürel ve sanatsal aktivite yoksunluğuna, sosyal yaşamın diplerde olmasına hiç girmiyorum bile.

Hepimizin 100 YILLIK DESTANI kutlu olsun.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz