Gülşah SERT

Gülşah SERT

EL İNSAF DİYORUM

Gaziantep güzel şehir… Büyük şehir… Gözbebeğimiz.
Gerek ortak aklı gerek girişimciliği gerekse de başarı hikâyeleriyle her platformda örnek gösterilen,

 

İnsanların iş, aş umuduyla koşa koşa kaça kaça göç ettiği şehir…
Amma velakin aynı zamanda da pahalı bir şehir. Sadece pahalı değil ÇOK pahalı bir şehir.
Gaziantep’in, İstanbul için atfedilen ‘Taşı toprağı altın’ sıfatını elinden aldığını söylersek hiç de abartmış olmayız.

 

Nedenine gelince,

Bir şehrin pahalılık ölçütü ilk etapta konut kiralarıyla değerlendirilir. Bir şehirle ilgili fikir sahibi olmak istediğimizde ilk önce o şehirde kiraların ne kadar olduğunu sorar öğreniriz.
İşte tam da bu yüzden Gaziantep pahalı bir şehir.

 

Geçtiğimiz hafta çeşitli nedenlerle kısa bir Güneydoğu turu yapmak zorunda kaldım. Konut kiralarını duyduğum an yaşadığım şaşkınlığı anlatamam. Van’da deniz manzaralı( Vanlılar Van Gölü’ne göl denmesine bir hayli bozuluyorlar) 3+1dairelerin kirası 500, 4+1 dairelerin kirası ise 700-800 TL arasında. Üstelik tamamen yapı denetim mevzuatına uygun bir şekilde yapılan depreme dayanıklı, her türlü donanıma sahip lüks sıfır daireler bunlar.

 

Şimdi Gaziantep’le Van bir mi diyeceksiniz. Her il belki kendi fiziki koşulları çerçevesinde değerlendirilmeli ama fark bu kadar da açık olmamalı. 

Gaziantep’te tam bir konut faciası yaşanıyor.
Önceden kiralara ortalama yüzde 10 civarı bir zam yapılırken şu an 500 lira olan 2+1 dairenin kirası 350 lira zamla 850 liraya yükseltilebiliyor. Ya da 3+1 daire bin 500-2 bin liradan kiraya verilebiliyor. Bunun nasıl makul bir açıklaması olabilir? Biri bana anlatsın.

 

 

Asgari ücretin 45 TL zamla üstelik daha yeni 891 TL yapıldığı bir dönemde bu kadar fahiş fiyatlar da neyin nesi oluyor. Buna ‘Dur’ diyecek kimse yok mudur? Bu kentte kirada oturan, maaşının neredeyse tamamını kiraya vermek zorunda kalan binlerce insan var. El insaf diyorum başka da bir şey demiyorum.

 

Şu an herkeste ‘Acaba benim kiram ne kadar zamlanacak’, ‘Ev sahibi çıkarırsa ucuz ev bulabilir miyim’ korkusu hâkim. Kimsenin kimseye bunu yaşatmaya hakkı yok.


Bu kentte ulaşım, trafik, eğitim ne kadar büyük bir sorunsa konut fiyatları da bir o kadar büyük bir sorun. Ve bu sorunun giderilmesi için Suriyelilerin parasıyla iştahı kabaran ev sahiplerini dizginleyemeyeceğinize göre yeni imar alanları açar ve belli bölgelere binen yükü mü hafifletirsiniz, başka bir önlem mi alırsınız bilemem bu gidişat durdurulmalı ve ne yapılması gerekiyorsa bir an önce yapılmalı.

 

 

Zira anayasada vatandaşların barınma hakkı ile ilgili şöyle bir madde var;
 

 

*Konut ve barınma hakkı
“Herkes temel insani gereksinimlerini karşılayabilecek, insan haysiyetine yakışır biçimde konut ve barınma hakkına sahiptir. Devlet bu hakların gerçekleşmesi için şehirlerin ve diğer yerleşim birimlerinin tarihi ve kültürel nitelikleri ile çevre değerlerini de esas alan bir plan çerçevesinde gerekli tedbirleri alır.”

 

Bilmem anlatabildim mi

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz