Gülşah SERT

Gülşah SERT

EĞİTİMDEN NE HABER?

 

Yakın bir zamana kadar herkesin ortak kaygılarından biriydi ‘Eğitim’... Taraflı tarafsız herkesin ortak paydada birleştiği, başarısızlığın üstesinden gelmek için çaba sarf ettiği, işbirliği için birbiriyle yarıştığı...

 

“Önceliğimiz eğitim… İlle de eğitim” derdik. Eğitimle yatar eğitimle kalkardık. ‘Geleceğimize bir tuğla da sen koy’, ‘Okul yaptır adını yaşat’ kampanyaları düzenlerdik.

 

Elbirliğiyle sorunu gündemde tutar, ‘Ortak akıl tutulması’ yaşadığımız şu günlerin aksine gönül birliği yapardık.

 

Farkındaysanız cümlelerimde geçmiş zaman eki kullanıyorum çünkü bu bahsettiğim her şey fi tarihinde kaldı. Gündem mi değişti önceliklerimiz mi bilemiyorum.

 

Kampanyalar da, duyarlılığımız da, hayırseverliğimiz de ‘eğitim gönüllüsü’ Vali Erdal Ata ile birlikte geçtiiiii gitti. Gerçi yeni valimiz Ali Yerlikaya seçimler, Suriye, İŞİD, güvenlik gibi pek çok konuyu gelir gelmez kucağında buldu ve kendini eğitim sorununa tam olarak kanalize edemedi.

 

Bundan sonraki süreçte Vali Yerlikaya’nın da eğitim sorununa yoğunlaşacağına ve bu konudaki projeleri gündeme getireceğine dair bir inanç taşımak istiyorum.

 

Diğer taraftan en son kaçıncı kez değiştiğini unuttuğum ve kendini göstermekten çekindiği için olsa gerek hala çalışmaları, plan ve projeleri hakkında en ufak bir fikir sahibi olmadığımız bir İl Milli Eğitim Müdürüne sahibiz.

 

Her ne kadar yerini Suriye ve uzantısı sorunlara kaptırdıysa da yanılmıyorsam eğitim hala bu şehrin en önemli gündemlerinden biri… Öyle de olmalı.

 

Tamam, belki sadece derslik yapmakla, ‘Eğitimde başarısız’ diye bas bas bağırmakla bu sorunu çözemeyiz. Ancak gündemde tutabilir, öncelikli sorunlar arasında yerini korumasını sağlayabiliriz.

 

Belki de her şeyden önce bu şehirde yaşayan insanların zihnindeki ‘başarısızız’ algısını değiştirmeliyiz. Okumalıyız, düşünmeliyiz ve başaracağımıza inanmalıyız.

 

Belki de bugüne kadar uyguladığımız tüm yöntemleri bir kenara atıp farklı çareler bulma yoluna gitmeliyiz. Zira daha önce de defalarca yazdığım gibi ne kadar derslik yaparsak yapalım;

‘Saldım çayıra mevlam kayıra’ anlayışı devam ettiği müddetçe, öğretmen ekonomik ve sosyal kaygılarla Gaziantep’ten kaçmak için can attığı sürece, özel okullar ile devlet okulları arasındaki uçurum arttıkça, ‘Çocuğumu özel okulda okuturum, banane devlet okullarından’ algısı değişmedikçe, insanlar kitap okumadıkça, kültür sanat faaliyetleri artmadıkça, veli-öğrenci-öğretmen arasında bir uyum ve işbirliği olmadıkça, öğrenciler sosyal ve kültürel açıdan yeteri kadar desteklenmedikçe böyle bir başarıdan söz edilmesi imkânsız.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz