A. Eray ÜNVER

A. Eray ÜNVER

Eğitimde özgürlük

Dünya Üniversite Sıralamaları Merkezi, 2018-2019 yılı için dünya çapında 18.000 farklı üniversiteyi inceleyerek, en iyi 1000 üniversiteyi açıkladı.

Kullanılan metodoloji çerçevesinde, dünyanın en iyi 1000 üniversitesi arasına ne yazık ki 13 Türk üniversitesi dahil oldu; en iyi üniversite olarak belirlenen Hacettepe Üniversitesi, sıralamaya 525. sıradan girebildi. 81 ilde üniversite olması maalesef Türkiye’de eğitim kalitesini arttırmıyor.

Türkiye’de çoğu üniversite maalesef yetersiz kadrolarla, yetersiz kampüs alanlarıyla açılıp siyasi teşkilatlanma yeri olarak görülüyor.

Oysa üniversiteler sadece bilimin, üretimin, özgür düşüncenin yeri olmalı kadrolaşmış siyasetin değil.

1999- 2005 yılları arasında biri Pamukkale Üniversitesi diğeri Marmara Üniversitesi olmak üzere 2 farklı üniversitede eğitim gördüm. Denizli’den İstanbul’a gittiğimde İletişim Fakültesi’nde resmen şoka uğradım.

Pamukkale Üniversitesindeki hocalarımızın hepsi aynı siyasi görüş ve mantaliteye sahip olduğundan farklı bir fikre karşı hiç tahammül göstermiyorlardı. En ufak eleştiriye dahi prim verilmezdi.

Zaman zaman öğrencileri aşağılamaları, tüm sınıfın içinde rencide etmeleri olağan şeylerdi. Bunların olağan olmadığını anlamam için Marmara Üniversitesi’ne geçmem gerekiyormuş.

Okula başladığım ilk gün Marmara üniversitesi kampüsünde eylem vardı. Okulun depreme dayanıklılığı bahane edilip öğrencilerin merkez kampüse alınmaları istenmiş. Öğrenciler el ele vererek bu fikre karşı çıkmış, çadırda eğitim görmüş fakat okulu boşaltmamışlardı. Rahmetli hocamız Ünsal Oskay o gün öğrenciler karşı çıkmasa okul arsasının satılacağını bize daha sonra söylemişti.

Hocaların öğrencilere tavrı, onları dinlemeleri beraberce siyasi tartışma yapmaları, her kesimden öğretim görevlisinin bulunması binalara üniversite kimliği kazandırması açısından önemliydi.

Özgür düşüncenin ne kadar önemli olduğunu, her kesimden arkadaşımın fikirlerini beyan etmesinin bana neler hissettirdiğini, demokratik bir üniversitede öğrendim.

Kavga edilmeden de ülkücü olunabileceğini, dağa çıkmadan da Kürtlerin sorunlarının çözülebileceğini özgür bir ortamda gördüm.

28 şubat sürecinde devlet dairelerine işini görmeye bile başörtü ile gidemezken 4 yıl boyunca başı örtülü arkadaşlarımızın nasıl gizli gizli idare edildiklerini gördüm.

Bilime ulaşıp bilgi sahibi olanlar ancak özgürce düşünebilenlerdir.

Üniversitelerin misyonu sadece diploma sahibi yapmaksa sonuç olarak sadece diplomalı bir sürü işsiz insanımız olur.

Ülke olarak önceliğimiz eğitim olmalı. Faydalı eğitim ancak özgür kafalarda kendine yer bulur. Bu ekonomiden de, tarımdan da, ihracattan da daha önemlidir.

Güçlü ekonomiyi, verimli tarımı ve katma değeri yüksek ihracatı ancak doğru eğitimle sağlayabiliriz.

Not: Ne yazık ki Marmara Üniversite İletişim Fakültesi kampüsü bu sene konut alanına dönüştürülüp ünlü bir inşaat firmasına satıldı. Ve buna karşı çıkan kimse olmadı.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz