Güven SERT

Güven SERT

DURUŞ ve VURUŞ MESELESİ

Ak Parti Gaziantep Kurucu İl Başkanı Ökkeş Eruslu'nun sık sık kullandığı bir söz vardı... Hala kulaklarımda çınlar... "Duruşumuz yumuşak vuruşumuz sert olur" derdi... Ökkeş Eruslu.
 

Partililerinin hitap şekliyle Ökkeş Emmi bu lafı genelde parti içi dışı muhalefete karşı kullanırdı. Ve ne zaman kullansa büyük alkış alırdı.
 

Biz ta o zamanlardan beri... Yani iktidardaki ilk yıllarından beri, pek çok başarısını gördüğümüz, kabul ettiğimiz ve desteklediğimiz Ak Parti'den, dış meseleler konusunda hep Ökkeş Emmi'nin bu lafını uygulamasını bekledik... Yumuşak duruş, sert vuruş...
 

Aynı siyasi düşünceyi paylaşmasak da Başbakan Erdoğan'ın o her önemli olayın ardından verdiği sert demeçler, milli onur adına bizde hep beklentiyi yükseltti... Ama her seferinde nayal kırıklığı yaşadık... Sessiz sessiz yerimize oturduk... Dosta düşmana karşı şöyle göğsümüzü gere gere dolaşamadık.
 

Askere çuval... Sert çıkış... vuruş yok...
Suriye uçağımızı vurdu... Çok sert çıkış... vuruş yok.
Mavi Marmara... Gemi Türk toprağıdır... Ülke toprağıdır... Yabancı bir ülke askeri gemimizi, toprağımızı basıyor. 9 vatandaşımız katledildi... ne duruş, ne vuruş
Bayrağımız askeri birlik sınırları içinde gönderden indirildi... en sert çıkış "Hukuki yollarla hesabı sorulacak"... Adam askerin polisin önünde bayrağı indiriyor. Elini kolunu sallaya sallaya çitleri aşıp gidiyor... Ardından açıklama. "Bi yakalayalım, hesabını yasalar çerçevesinde soracağız"
Suriye'den ülkemize başdöndürücü bir hızla mülteci akını... sayı 80 bine ulaşmış. Açıklama "Kırmızı çizgimiz 100 bin... Fazlasına müsaade etmeyiz. Gereğini yaparız".. Sayı 100 bini geçiyor.. Bizim kırmızı çizgi revize ediliyor... "Kırmızı çizgimiz 150 bin... 200 bin..." bugün gerçek sayıyı kimse bilmiyor. Ama hiçbir ağızdan da 1 milyondan aşağı bir rakam çıkmıyor... Bizim kırmızı çizgi de amma kalınmış, amma esnekmiş diyesimiz geliyor.

 

 

Son olarak 49 diplomatımız kaçırılıyor... Silahlı baskınla kaçırılıyor. Ayrıca sayısı belirsiz TIR şoföründen haber yok... Elçilik ülke toprağıdır. Ülke toprağımız basılıyor... Vatandaşlarımız, büyükelçimiz, polislerimiz esir alınıyor... Bizde bu kez sert bir duruş bile yok... duruş yokken vuruş beklemek elbette hayal...
 

 

Ve uzatmaya gerek yok... Böyle irili ufaklı pek çok olay. Her seferinde milli onuru koruma adına beklentilerimiz oldu... Her seferinde gündem hızla değişti ve olaylar büyük oranda bizim beklentilerimiz dışında sonlandı.

 

Bu ülke Kıbrıs'ta, bugün için "bütün dünya" diyebileceğimiz çok büyük bir güce rağmen kendi bildiğini okudu. Ulusal onurunu korudu. Direndi. ambargo yedi yine direndi. İstediğini de elde etti. Bedel ödedi. tüp, yağ, tuz kuyrukları gördü. Yokluk gördü. ama hala anlatılan "Barış Harekatı" destanını yazdı.

 

Belki çok duygusal davranıp "Yumuşak duruş sert vuruş" beklemek bugünkü konjüktüre ve yeni dünya düzenine aykırıdır.

 

Ama Suriye, İsrail, İran, Küba... gibi ülkelerin ve IŞİD gibi, PKK gibi örgütlerin çıkarları söz konusu olduğunda egemen güçlere karşı tavırlarını görüyoruz. Bu tavırlara, karşı duruşa ve meydan okuyuşa rağmen bunlara bir şey olmuyor... Üstelik de vatandaşlarının ve ülkelerinin onurlarını koruyorlar. Dik duruyorlar...

 

Hepimiz insanız... Canımız çekiyor tabi. Bi yerimiz şişmese bari.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz