Hüseyin TOPRAK

Hüseyin TOPRAK

DEVEKUŞU...

Geçmiş zaman diliminin birinde, ademoğlu bir yaratığa rastlamış.

Boynu ve bacakları uzun, güçlü kuvvetli bir hayvanmış bu yaratık.

Ademoğlu bu hayvandan yararlanmak istemiş, üzerine bazı eşyalar yüklemiş, hayvan silkinip eşyaları armış ve ben kuşum” demiş.

Ademoğlu vazgeçer mi?

O zaman “üstüne bineyim, gideceğim yere beni uçarak götür” demiş.

Hayvan bu sefer “ben deveyim” demiş.

O günden sonra bu yaratığın adını devekuşu koymuşlar.

Ademoğlu çoğalıp uygarlaştıkça bu hayvan da üreyerek çoğalmış.

Uygarlaşan insanlar bu hayvandan yararlanmayı düşünmüşler ve sonunda kasaplık hayvan olarak kullanmaya, etinden, yumurtasından yararlanmaya başlamışlar.

Devekuşu, kumdan başını çıkarmadan yaşayan bir hayvan olarak betimlenir.

 

1960 yıllarda “Önce Ekmekler Bozuldu” adlı bir öykü kitabı okumuştum.

Günümüzde yeni baskıları da yapılıyor.

Rahmetli Oktay Akbal’ın 1950 li yıllarda yazdığı, hayata ve insana dair öykülerden oluşan bir kitap.

Günümüzde salt ekmekler değil, hemen hemen her şey bozuldu neredeyse.

Şiirler, romanlar, öyküler, televizyon dizileri bozuldu.

Bunları gören, okuyan, seyreden insanlar bozulmaz mı?

Kimsenin kimseye güveni kalmadı.

Televizyonlarda eğitimle ilgili bir program yapılmaz oldu.

Bazı televizyonlar, yılbaşı hindisinin nasıl pişirileceğini tarif ede ede anlatıyor.

Tam o sırada, seyirci hindi tarifini izlerken, ekrandan bir alt yazıyla asgari ücretin belirlendiği haberi veriliyor.

2020 yılı için asgari ücret brüt 2 bin 943 lira, net 2 bin 324 lira 70 kuruş olarak belirlenmiş.

Şimdi bir asgari ücretli yurttaş, televizyonda tarifi ballandıra ballandıra anlatılan yılbaşı hindisi yiyebilir mi?

O da hindi yemesin kardeşim, simit alsın, çaya bansın yesin ve yeni yıla hindisiz girsin.

Herkes de hindi yiyemez ya!

 

Hani her şey bozuldu demiştik, herkesin birbirini kandırmaya çalıştığı bir dönemde, hindi dolması ile çay – simidin ne farkı var desek, tam da yeri değil mi?

Devekuşuna benzemek böyle bir şey olsa gerek…

X

Bu yazı 2019 yılının son yazısı.

Her başlangıcın bir sonu olduğu gibi koca bir yılı daha bitiriyoruz.

Yarın saat 24 den sonra yeni bir yıla giriyoruz.

Her ne kadar zorlu geçeceği bu günden belli olsa da herkese huzur içinde, sıkıntısız, gönlünce geçireceği bir yıl diliyorum.

Yorumlar (1)

+ Yorum Yaz