Bünyamin ACAR

Bünyamin ACAR

Derin sessizlik

Son dönemde sınırda ve bölgede yaşanan olumsuz gelişmelerle birlikte, şehir olarak önce bir imaj operasyonuna ihtiyacımız olduğunu hissettik.

 

Kent Konseyi toplandı ve Turizm Çalışma Grubu tarafından hazırlanan turizm raporunda Gaziantep’in terörle birlikte anılması nedeniyle büyük bir imaj zedelenmesi yaşadığı vurgulandı.

 

Şehrin tanıtımı için yapılması gerekenler bir rapor halinde sunuldu.

 

Yaşayan bir şehir olduğumuzu herkese gösterecek, kendimizi daha iyi ifade edecektik.

 

O günden buyana şehir turizmini destekleyecek güzel gelişmeler de oldu.

 

Gaziantep, gastronomi dalında, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) "Yaratıcı Şehirler Ağına" girdi.

 

Bu müthiş bir başarıydı.

 

Böylesi güzel gelişmelere ve elimizde bir yol haritamız olmasına rağmen, Gaziantep özellikle son dönemde bir türlü kendini gösteremedi.

 

Her zamankinden daha fazla tanıtıma ve sinerjiye ihtiyacı olduğu zamanda adeta sessizliğe büründü, içe döndü.

 

Her zaman övgüyle dile getirdiğimiz ortak akıl anlayışını da maalesef göremez olduk.

 

Peki, piyasaların durgun olduğu böylesi bir dönemde, en azından turizm kaynaklarımızı iyi değerlendirip, katma değer sağlayamaz mıyız? 

 

İçe dönük bu halden sıyrılıp yaz aylarıyla birlikte şehirde pozitif bir hava oluşturulamaz mı?

 

Halen geç kalmış da değiliz.

 

Madem son dönemde cinayet haberleri ve terörle anılır olduk, bu yanlış algıyı değiştirmekte biraz bizim elimizde değil mi?

 

Münferit olayların şehir imajına ve şehir turizmine zarar vermesine elimizden geldiğince müsaade etmememiz gerekmiyor mu?

 

 

Yazımın başında, Kent Konseyi tarafından Gaziantep’in terörle birlikte anılmasının önüne geçilmesi ve şehrin doğru anlatılması için bir rapor hazırladığını belirtmiştim.

 

Madem bir dizi karar alındı, uygulamaya geçilmesi gerekmiyor mu?

 

Alınan bu kararları hayata geçirmek de sanırım çok zor da değil.

 

Hatta bu rapor daha kapsamlı hale de getirilebilir.

 

Ama uygulamaya geçilmedikten sonra bir anlamı da yok tabii.

 

Maalesef raporda sunulan başlıkların çoğuyla ilgili bir çalışma da yok ortada.

 

Yine maalesef bu yönde bir adımda görmek pek mümkün değil.

 

Tamam, elbette ki böylesi bir raporun hazırlanması çok güzel ve önemli bir adım ama biz topyekün bir turizm hamlesi bekliyoruz.

 

Şehre dinamizm ve heyecan gelsin istiyoruz…

 

Şartlar ne olursa olsun Gaziantep su gibi akan, yaşayan, diri bir şehir.

 

Sadece yeni dokunuşlara, pozitif enerjiye ve yeni söylemlere ihtiyacımız var…

 

Yaz aylarının geldiği, insanların tatil ve tur planları yapmaya başladığı bugünlerde hızlı bir tanıtıma ihtiyacımız olduğu aşikar.

 

Ah bir de Gaziantep’in kısa reklam filmleri yapılsa ve televizyon kanallarında yayınlansa.

 

Ulusal kanallarda ara ara görsek de üzerimizdeki ağırlığı alıp götürse.

 

Biz zaten Gaziantep’i biliyor ve doyasıya yaşıyoruz da,

 

Şehre dışardan bakanların da aklına olumsuzluklar yerine; kebap, baklava, bakırcılar çarşısı, sanayi, ticaret, Zeugma gibi sayamadığım bir sürü güzellik gelse…

 

Onlar da yaz aylarıyla birlikte gelip bu güzel şehri, tüm güzellikleriyle yaşayabilse…

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz