ŞEYMA GÜNENÇ

ŞEYMA GÜNENÇ

DEPREM BİRÇOK MESAJ VERDİ

24 Ocak 2020 tarihinde saat 20.55'de 6,8 şiddetinde yaşanan Elazığ depreminde 41 vatandaşımızı sonsuzluğa uğurladık.  

Kurtarma ekiplerinin canla başla çalışıp, vatandaşlarımızı kurtarma anlarını medyadan takip ettik.

Bazı hikayeler vardı o anda çok etkilendiğimiz ve unutamayacağımız.

Azize hanımın kurtarılışı, Yüsra ve annesinin yaşama tutunuşu.

Gerçekten de tüylerimizi diken diken eden görüntülerdi.

Orada insanlarımızın nasıl tedirginlik ve korku yaşadıklarına şahit olduk.

Deprem o kadar büyüktü ki, sadece Elazığ’la sınırlı kalmadı.

Gaziantep’te de fazlasıyla hissedildi.

O an herkes sokaklara akın etti.

Evlerinde mallarını mülklerini bırakarak, can havliyle herkes kendini dışarı atmıştı.

Buradan şöyle de bir sonuç çıkarabiliyoruz.

Bugün varsın yarın yoksun, hayat çok kısa.

İnsan canı pahasına her şeyi unutabiliyormuş.

Beşik gibi sallandığımız o saniyelerde nasıl bir telaşa giriyoruz.

Hayat bu kadar kısa olabiliyorken insanlarımızın çıkar, menfaat , yalan söyleme , mutsuzluğa davetiye çıkarmakta neyin nesi oluyor.

Bunları da gözden geçirmek gerekiyor.

Deprem birçok mesaj veriyor aslında her an her şey olabilir.

Biraz sağlamcı olmak gerekiyor.

Örneğin bazı vatandaşlarımız ev yaptırıyor, dayanıklılığı değil maliyet ön planda tutuluyor.

Ucuz maliyeti bir kenara bırakıp, önceliğin sağlam temeller olması gerektiğine dikkat edilmeli.

Çünkü giden can geri gelmiyor.

Bu hayatta biraz sağlamcı olmaya özen göstermek gerekiyor.

Burada sadece vatandaşımıza değil, belediyelere de büyük görevler düşmektedir.

Duyarsız vatandaşlarımızı da kendi hallerine bırakmamak gerekiyor.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz