Avukat Gülsen Tutoğlu

Avukat Gülsen Tutoğlu

DAVADA ‘’SULH OLMAK’’ NEDİR VE NASIL OLUNUR?

Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla yapmış oldukları bir sözleşmedir. Dava sürecinde taraflar, davalarından feragat edebilirler; vazgeçebilirler veyahut sulh olabilirler. Açılmış olan davaya son veren bu işlemler, davanın sonucunu etkilemekte olup; tarafların herhangi bir hak kaybına uğramamaları açısından  önem arz etmektedir. Tarafların aralarındaki uyuşmazlığı anlaşarak gidermesi anlamına gelen sulh sözleşmesinin kurulması için karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının olması gerekmektedir. Davanızla ilgili olarak sizin , sulh olma çabanız,  hakkınızda açılan davayı kaybettiğiniz anlamına  gelmemektedir. Davanızla ilgili olarak sulh olmak istemeniz aslında sizin davanın karşı tarafıyla orta yolu bularak yargılamanın en kısa sürede sonuçlanmasını istemeniz anlamına gelmektedir.

Sulh sözleşmesi, mahkeme önünde yapılabileceği gibi mahkeme dışında hazırlanarak duruşma esnasında da  mahkeme önünde sunulabilir. Yani; taraflar , duruşma öncesinde aralarında hazırlayacakları sulh sözleşmesini mahkemeye sunarak aralarında sulh olduklarını gösterebilecekleri gibi ; duruşma sırasında da sulh olabilme hakkına sahiptirler. Bu süreçte tarafların davaları ile ilgili olarak sulh olmak istedikleri yöndeki beyanları duruşma zaptına geçerek imza altına alınacaktır.Sizin davanızla ilgili olarak karşı tarafla sulh olma beyanınızı , davadan feragat ve davayı kabul gibi davaya son veren diğer taraf işlemlerinden ayıran nokta sizin bu sulh olma beyanınızı şarta bağlı olarak yapılabilmenizdir. Ayrıca ; sizin davanızdan feragat etmeniz yönündeki bu beyanınız bir sözleşme olmayıp davaya son veren tek taraflı bir usul işlemi olduğu için  sulh sözleşmesinden ayrılmaktadır. Davayı kabul etmeniz ise ; davalı taraf olarak sizin , davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği talep sonucuna kısmen veya tamamen muvafakat etmenizdir. Burada sizin dava hakkında  kabul beyanınızı açıklamanızda de bir sözleşme olmayıp tek taraflı bir usul işlemi olduğundan ötürü  sulh sözleşmesinden ayrılmaktadır.

Hakim; davanın başında yani ön inceleme aşamasında, her iki tarafı sulha teşvik ederek, onlara sulh olmak isteyip istemediklerini sorar. Bu aşamada sulh olunmasa bile davanın ilerleyen aşamalarında hüküm kesinleşinceye kadar da sulh olunması mümkündür. Burada hükmün kesinleşmesi demek ; açtığınız davanız ile ilgili olarak hâkim, olayları ve dosya içerisine sunulan delilleri değerlendirerek hükmünü açıklayacaktır. Duruşmanın ardından yaklaşık 2-3 hafta içerisinde mahkeme, davanızla ilgili hukuken gerekçeli olarak yazdığı kararı size tebliğ edecektir. Daha sonrasında taraflar mahkeme kararının hemen kesinleşmesini istiyorlarsa şayet; gerekçeli kararı tebliğ aldıktan sonraki süreçte verilen bu mahkeme kararına itiraz etmemeleri gerekmektedir . Taraflarca bu karara itiraz edilmediği takdirde mahkeme kararı kesinleşmiş olacaktır. Tarafların bu gerekçeli karara itiraz etmesi durumunda ise İstinaf Mahkemesi’nden söz konusu davanızla ilgili olarak karar gelinceye kadar kesinleşme olmayacaktır.

Mahkeme huzurunda yapılan sulh sözleşmesinin bir diğer sonucu da maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmesidir. Maddi anlamda kesin hüküm teşkil etme demek , aynı taraflar arasında o uyuşmazlık hakkında bir daha dava açılamaması demektir. Şarta bağlı olmayan sulh üzerine verilen mahkeme kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmektedir.  Ancak şarta bağlı olan sulh üzerine mahkeme sulh nedeniyle, uyuşmazlık hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vererek yine davayı sona erdirecektir. Ancak; kanunda da belirtildiği üzere şarta bağlı olarak yapılan  sulh sözleşmeleri neticesinde mahkemenin   vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyecektir. Davada sulh olan taraflar yargılama giderleri konusunda da anlaşmaya varabilirler. Eğer sulh olan taraflar yargılama giderleri konusunda anlaşma yapmamışlarsa mahkemece Harçlar Kanununda belirtilen hükümler doğrultusunda yargılama giderleri için hükmünü açıklayacaktır. Tüm bunlara değindikten sonra ; taraflar arasındaki uyuşmazlıkların sulh olarak ortadan kaldırılması her iki taraf için en makul çözüm yolu olduğundan ötürü tarafların yıpranmadan bu  dava sürecini kısa bir sürede bitirmelerine sebebiyet verecektir.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz