SOKRANTES...

SOKRANTES...

ÇÖZÜM(SÜZLÜK) SÜRECİ VE PARADOKS'U..

Bir zamanlar bir çözüm sürecimiz vardı.

Her şey güllük gülistanlık olmasa bile ona yakın bir ortam vardı ülkemiz de..

Veya biz öyle zannediyorduk.

Sonra ne olduysa oldu, nasıl bir ortam yaratıldıysa yaratıldı, ortalık toz duman oldu.

Kimse bu toz dumandan hiçbir şey görmez oldu.

Çözüm süreci yaraya sürülen ama o yarayı iyileştiremeyen bir merhemmiş aslında..

Sadece kaşıntıyı alıyormuş.

Yarayı iyileştirme gibi bir özelliği yokmuş.

 Düşünürsek ortalık da yara diye bir şey de yoktu.

Nedensiz bir şekilde Türk-Kürt kavgası çıkarılmak isteniyordu.

Bunu senelerdir deniyorlar.

Bu olmayan  yarayı senelerdir kaşıya kaşıya dabaz ettiler..

Şimdi de çözüm sürecinden çözümsüzlük sürecine geldik.

Geçen hafta neler oluyor bize de diye yazmıştım.

Gerçekten kimse cevap vermiyordu.

Kimsenin de aklı almıyordu.

Türkiye bir PARADOKS problemi olup çıkıverdi.

Öylesine kafa karıştıran problemler ülkesi olduk ki varın gitsin.

En son haberleri izlerken ANKARA daki patlamayı izledim.

Kaskatı kesilmiş, etrafım ile iletişimi koparmışım donmuş kalmışım.

“ALLAH BELANIZI VERSİN” diye bağırdım evin içinde.

Haber kanallarını izlemeye koyuldum.

Diğer kanallar zaten “NELER OLUYOR BİZE “ dedirttiren cinsen hiçbir şey yokmuş gibi yollarına devam ediyorlar.

Onların kavgası reyting..

Sosyal medya da yine ucuz kahramanlar.

Oturdukları yerden erkeklik taslayanlar.

Yakıp yıkıp esip gürleyenler ve gerçekten üzüntülerini dile getirenler.

Paris deki haber yasağını savunanların, buradaki patlamadaki haber yasağını eleştirmelerine ne dersiniz.

Aslında olmayan bir sorunla mücadele ediyoruz.

Sorun olsa bir çözümü de olur.

Amaç ülkedeki huzuru kaçırma.

İstikrarı bozma.

Etrafımız zaten yangın yeri.

İçimiz de de yangın var.

Düşmanımın düşmanı dostumdur ortamı yaratıldı dünya da..

Kim kimin yanında belli değil.

Kimin eli kimin cebin de o hiç belli değil

Senin teröristin kötü benim teröristim iyi havası yaratılıyor.

Kanla beslenenlerin hepsi aynıdır.

Farkları yoktur.

İsimleri farklı  ama  hepsinin amaçları aynı.

Ülkeyi yönetenlerin iktidarın ve muhalefetin tek görevi bu paradoksu çözmek olmalıdır.

Çözümsüzlük yaratmak, çözüm karşısında yeni bir çözümsüzlük yaratmak, insanların kafasını karıştırmak olmamalı göreviniz.

Sizler birbirinize laf söyleyesiniz diye seçilmediniz.

Çözüm üretmek için oradasınız hepiniz.

Çözümsüzlüğün içinde olanları asla affetmeyeceğiz.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Ankara’daki hain saldıra da vefat edenlere Allahtan rahmet , yakınlarına sabırlar, yaralılara da acil şifalar dilerim.

 

 

SOKRANTES DER Kİ: Alçakça söylenen bir söze karşılık vereyim deme çünkü o sözün sahibinde onun gibi daha nice düşük sözler vardır.(hz ali)

 

 

 

GARİP BİR YOL HİKAYESİ…

Ali Fuat Cebesoy bulvarından Nizip Caddesine doğru ilerliyorsunuz.

Tedesden hayırlısı ile kurtulduktan sonra istasyon Caddesi kavşağına varıyorsunuz.

Tramway geçmiyorsa orta  göbekte beklemeden Nizip caddesine giriş yapmış bulunuyorsunuz.

Amaaaan dikkaaaaattt.

Hele birde sol şeritten hızla ilerliyorsanız iki kere dikkatt.

Karşınıza sol tarafa park etmiş araçlar çıkabilir.

Aniden fren yapmak zorunda kalabilirsiniz veya önünüz deki araç aniden fren yapabilir daha da veya sağ şeritten ilerlerken birden sol şeritteki araç önünüze kırabilir daha da veya sağ tarafa da park etmiş araçlar yüzünden orta da iki araç tarafından sıkıştırılabilirsiniz.

Nedeni iseeeeeee…

Bir türlü düzene sokulamayan yol durumu.

Bu yola park edenlerin geneli avm ye alışverişe gelenler.

Ordaki yol aslında 40 şekile girdi.

Bir türlü düzgün bir yol ortaya çıkmadı.

Neden çıkmadı, niye çıkmadı ne oldu da çıkmadı derseniz.

Amaç yol yapmak değil avm ye gelip de lpg li olduğu için otoparkına giremeyen araçlar için park yeri ayarlanmak istendiği için.

Oradaki esnaf zaten bu yol düzenlemesinden sonra iş yapamaz oldu.

Mühendislik harikası değişik bir kaldırım ve yol projesi.

Düzeleceği de yok.

Ben hatırlatayım dedim oradan geçerseniz dikkatli olunuz.

Benden söylemesi.

AVM nin yeri zaten diyecem de şehrimiz deki hangi AVM nin yeri düzgün ki benim ki laf mı şimdi..

 

KAFAMDA DELİ SORULAR..

 

Akhisar maçından moralimiz bozuk bir şekilde çıktık.

Bu maç lig de kırılma noktası denecek bir maçtı.

Yensek hedefler başka olacaktı.

Düşme tehlikesi yaşamadan gül gibi ligi bitirecektik.

Ama şimdi öyle mi?.

Kafamız da cevapsız bir sürü deli sorular ve acabalar var.

Alt sıralarda olmanın küme düşmemeye oynamanın ne faydası var acaba?

Takımın kötü futbolunda teknik direktörün etkisi var mı acaba?.

Futbolcuların alacağı var mı acaba ?

Karce nin de kafası karışık mı acaba ?

Puan eşittir paraysa takım neden galip gelemiyor acaba ?.

Gelenler gidenleri neden arattırır acaba ?.

Futbolcularımız neden çok çabuk sakatlanıyor acaba ?

Taraftarı neden tribünlere çekemiyoruz acaba ?

Mutlu hoca oynattığı futboldan mutlu mu acaba ?

Futbolcular oynadıkları futbolu beğeniyorlar mı acaba ?.

Kayseri den puan alıp kötü günlere son verecek miyiz acaba?

Kayseri den sonra sahamız da Galatasaray ile karşılaşacağız, onlara yine moral verecek miyiz acaba?.

Alttan gelenler için hedef takım olur muyuz acaba?

Yoksa o kargaşadan yararlanıp üst sıralara çıkabilir miyiz acaba ?

En önemlisi gol kısırlığımızı nasıl çözeceğiz acaba ?

Daha çok bekleyecek miyiz acaba ?.........

Her sene yaşadığımız bu acabalardan ne zaman kurtulacağız acaba?

 

MUSTAFA ÖZKEÇECİ

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz