Psk. Sevgi Altan

Psk. Sevgi Altan

Çocukluk Çağı Depresyonu

Depresyon çok eski dönemlerden beri bilinen kişinin stresi dışa vurup, bu strese karşı vermiş olduğu tepkidir diyebiliriz. Herkes kulaktan duyma dahi olsa bu durumun üzgün, mutsuz, keyif alamama ile ilişkili olduğunu bilmektedir.

Çocuklar da aynı erişkin insanlar da olduğu gibi depresyon geçirebilir. Başta önlem alınmadığı, uzman kişiler tarafından değerlendirilmediği sürece gözden kaçıp büyük sorunlara sebep olur. Gelişim her dönemde farklı ilerlediği için belirtileri de farklı olmaktadır. Süt çocuğu dönemindeki gelişim basamağı ile ergenlik dönemindeki gelişim basamağına sahip bir çocuk aynı oranda, aynı belirtilere sahip şekilde değerlendirilmemelidir.

Çocukluk dönemi neden önemlidir?

Çocuklarda 2 ve 7 yaş arası olan dönem; kişiliğin temellerinin atıldığı, özerk ve özgür düşünmeye başlandığı ve tepkilerinde en net göründüğü dönem olduğundan kritik bir zaman aralığıdır. Çocukluk döneminde model olmak çok önemlidir.Çocuk anne ve babayı gözlemleyip taklit ederek yeni davranış kalıplarını geliştirmektedir. Mesela; erkek çocuğun babanın konuşmasını, yürüyüşünü sonra kız çocuğunun annenin yemek yapışını, makyaj yapışını benimseyip özümsemesi diyebiliriz. Böylece bir süre sonra anne ve babanın düşüncelerine önem vermeye, hoş olmayan davranışlardan uzak durmaya çalışır bu davranış şekilleri sayesinde ahlak gelişiminde de doğru yanlış, iyi kötü gibi kavramlar yer edinmeye başlamış olur. Bu yüzden ebeveyn bireyselleşmenin, sosyalleşmenin ilk adımlarının atıldığı bu dönemde daha dikkat etmesi gerekir.

Çocuklar depresyona neden girer?

Çocuk gerek kendi eksiklerinden dolayı, gerek dış etkenlerin olumsuz şekilde yansımasından dolayı stresi yoğun yaşayarak, uyum sorunlarının da buna eşlik etmesiyle depresyona girebilmektedir. Anne veya babanın çocuğa karşı aşırı bağımlılığı, koruyuculuğu varsa çocuk onlardan uzakta kaldığında ne yapacağını bilemeyip, agresif davranışlar sergileyebilir. Tam tersi sürekli olarak eleştiren, baskı kuran, sabırsız bir annenin çocuğunda da duygusal durum olumsuz etkilenip, depresyon gelişebilir.. Bazen ikinci bir kardeş de çocukta duygusal anlamda korkuya sebep oluyor. Acaba beni sevmiyorlar mı, onu mu daha çok seviyorlar tarzında düşünerek kardeşine de olumsuz tepki geliştirebiliyor. Boşanmış veya da boşanma durumunda ki aileler de çocuk da, kimi zaman kendini suçlu hissedip tartışmalardan kendini sorumlu tutabilmektedir yani evdeki stres ortamı çocuk için suçluluk duygusuna neden olabiliyor .

Depresyon birincil ve ikincil olarak gelişebilmektedir

Birincil depresyon da ruhsal veya bedensel olarak bir hastalık yoktur, genetik faktörler etkilidir. Ebeveyninde duygu durum bozukluğu yani depresyon olan çocukların ruhsal açıdan depresyona girmesi daha kolaydır. Depresyon oluşumunda genetik faktörler, özdeşim ve öğrenme etkili olmaktadır. ikincil depresyon da ise ruhsal bozukluk veya bedensel olarak bir hastalığa bağlı olarak gelişmiştir. Mesela ruhsal anlamda; uyum bozukluğu, anneden ayrılamama, davranım bozukluğu, dikkat eksikliği gibi. Bedensel olarak ise; astım, diabet, gibi hastalıklardan kaynaklı olarak bu durum yaşanabilmektedir.

Çocuklarda depresyon belirtileri nelerdir?

Çocuk kendini duygusal olarak üzgün, kederli, çaresiz, mutsuz, boşluktaymış gibi hisseder. Depresif bir ruh hali hakimdir. Gülme azalmıştır, önceleri severek ve zevkle yaptığı işlere karşı keyif alamamaktadır. Mesela zevk alarak izlediği çizgi filmlere artık ilgi duymaz, oyunlara karşı isteksiz ve ilgisiz bir tavra bürünür. Önceleri daha sakinlikle cevap verdiği sorulara artık bağırarak, kızarak cevap vermeye başlar çabuk öfkelenmeleri çoğalmış tahammülü azalmıştır çünkü hayır cevabı onun için baş seçenek olmuştur.

Uyku sorunlarına rastlanabilir. Eskiye oranla daha fazla uyuma ihtiyacı veya da uykuya dalmakta sorun yaşarlar. Durgunluk göze çarpar. Halsizlik ve yorgunluk hissinden dolayı hareketleri, konuşması azalmıştır bununla beraber sıkıntılı bir görünümü de vardır. İştah sorunları ortaya çıkmaktadır. Tırnak yeme, daima elinde bir şeyler bulundurma ve onunla oynama, sallanıp durma gibi davranışlar olabilmektedir. Hissettiklerini kolaylıkla ifade edip aktaramaz. Özgüveni azalmıştır.Yaşanan olaylardan kimi zaman kendini suçlu gördüğünden olaylara karşı direncini yitirmiştir çünkü kendinin suçlu olduğu fikrindedir. Ölüm düşüncesi de aynı oranda hatta bazen daha büyük oranda etkiye sahiptir.

Depresyon tedavisinde uzman yardımı olduğu kadar ebeveyninde tutumu önemlidir

Günümüzde çocuklarda depresyon tedavisinde ilaçlardan, psikoterapilerden yararlanılmaktadır. Güvenle kullanılan ilaçlar mevcuttur bununla beraber oyun tedavisi, destekleyici tedavi modelleri de kullanılarak bu sorun çözülmektedir. Anne babalara ne gibi sorumluluk düşüyor peki? Çocuk ile sürtüşme oluşturacak tutum ve davranışlardan kaçınılmalı sabır ve anlayışla çocuk gözlemlenip yardımcı olunmalıdır.

Suçlayan, cezalandıran anne baba tutumu yerine onu anlamaya çalışan empati kuran anne baba olunmaya çalışılmalıdır. Tedavi sürecinde ebeveynlerin de çocuk ile beraber katılması daha hızlı sonuç almayı sağlamaktadır. Çocuğun bu durumu iyi bir şekilde atlatabilmesi için anne baba uyumu önemlidir. Bir uzman nasıl yardımcı olmaya çalışıyorsa ebeveyn de daha fazla bu duruma önem vermelidir.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz