Nergiz Karakuş

Nergiz Karakuş

Çocuğun Sosyal - Duygusal ve Kültürel Gelişimi

Bireylerde 0-6 yaş dönemi diğer beceriler gibi sosyal ve duygusal gelişiminde bilinçli bir şekilde desteklenmesi gereken bir evredir.  Çocuklar bu yaşlarda arkadaşlıklar kurmaya ve çevrelerini keşfetmeye başlarlar. Böylelikle, sosyal ilişkiler eğitimin ilk ana taşları oluşturulur. İnsan yaratılış itibariyle sosyal bir varlıktır. Yaşamını sağlıklı bir biçimde sürdürebilmesi adına sosyal iletişime ihtiyacı vardır. Çocuklar ilk sosyal deneyimini doğum anından itibaren anne ve babasıyla yaşar. Çocukla ilk sosyal ve duygusal ilişkiyi ebeveynler kurarlar. Kurdukları bu bağ ve ilişki çocuğun bilişsel ve kişisel gelişiminde büyük rol oynar. Ebeveynleri ile sevgi ve güven bağını güçlü olan çocuk sosyal ve duygusal davranışlarıyla da bunu gösterir. Ebeveynlari ile olumsuz ve zayıf bir ilişki bağı geliştiren çocuklar ilişki kurmada değişkenlerdir, tutarsız sosyal - duygusal davranışlar gösterirler ve de başkaları ile iletişim kurmakta zorlanırlar.

Çocuğa güvenilir bir ortamda çevresini keşfetme ve tanıma imkânı sağlamak, çocukta ‘Ben’ bilincini geliştirir.  Sosyal ilişkilerle çocuk herkesteki kendine özgü özellikleri fark eder. Çevresiyle bir bütün olmanın yanı sıra kendi ‘Ben’ olmanın kişisel/bireysel özelliklerini ayrıştırır. İlişkide olduğu insanlar tarafından onaylanması, kabul görmesi ve çevresindekilerle olan iletişimin kalitesi içinde oluşturduğu bireysel resmini oluşturur. Bu onaylanmalar pozitif ya da negatif farklı tecrübelerle çocuğun kendini bulmasının yanı sıra, sosyal duygusal kişilik gelişimini de etkiler. Bireysel ihtiyaçlarını, duygularını hislerini ve sınırlarını tanıması için pozitif onaya ihtiyacı vardır. Korkmayı ve emin olmamayı aşılarsak, çocuğun eğitimini olumsuz etkileriz. Kim olduğumuz, nasıl olduğumuz ve nereye ait olduğumuz kişisel kimlik gelişimimiz için önemli olmasının yanı sıra bu ömür boyu devam eden bir benlik algısının oluşumuna neden olur. Yetişkinlik evresinde sosyal ilişkiler kurabilmemiz ve takım yeteneği bu algılarla ilişkilidir. Bireylerin sağlıklı bir ruhsal ve bedensel gelişim gösterebilmesi ve de kişilik oluşumu hangi gruba ve topluma ait olduğunun bilincinde olmasını gerektirir. Her aile farklı bir kültüre ve eğitime sahiptir. Çocuklar kültürlerine, geleneklerine ve sosyal ilişkilerine ailelerinden gördükleri değerlerle bağlanırlar. Erken çocukluk döneminde sosyal ve kültürel davranışlar kuşaktan kuşağa aile aracılığıyla aktarılır.

Sosyal ve duygusal iletişim çocukların temel ihtiyaçlarındandır. Çocuğun yaşıtları ile oynaması ve onlarla iletişimde olması çok önemlidir. Bu durum, çocuğun kendi duygu durumunu ve ihtiyaçlarını tanıması, dışa vurması ve de başkalarının da duygularını ve sınırlarını tanıyabilmesi ve algılamayabilmesi adına önemlidir.Nitekim çocuğun karmaşık sosyal ve duygusal becerisinin farkına varabilmesi için sosyal ilişki kurması gerekmektedir. Bu nedenle ilk yaş dönemleri sosyal ihtiyaçlar için önem arz eder. Anaokulları ve kreşler ilk yaşlardaki çocukların sosyal ilişki becerisinin gelişimini destekleyen önemli eğitim kurumlarıdır. Erken yaşlarda çocuğunuzu bu kurumlardan birine göndermeniz önerilir. Çünkü çocukların yaşıtları ile grup bilinci içinde büyümesi gerekir. Paylaşmayı, sorumluluk almayı, yardımlaşmayı, toplum kurallarına uymayı, kendi fikirlerini aktarmayı, fikirlerini başkalarına kabullendirmeyi ve onların düşüncelerini farklıda olsa kabullenmeyi, kazanma ve kaybet duygusunu, tartışma/çatışma yeteneklerini geliştirmeyi ve negatif duygularını kontol etmeyi öğrenirler. Çocuklar birbirlerinden sosyalleşerek çok şey öğrenirken dil gelişimlerini de desteklerler. Konuşmayı küçükler büyüklerden öğrenirler.

Çocukların gruplarla ve yaşıtlarıyla kurduğu sosyal ve duygusal ilişkiler bağlamında gelişen diğer yetileri şunlardır:

  • Sosyal kurallara uyma ve geliştirmek,
  • Kavga durumlarında kendini savunmak,
  • Başkalarının haklarına ve şahsına saygı duymayı öğrenmek,
  • Aynı haklara kendisi gibi başkalarının da sahip olduğunun farkına varmak,
  • Haklı ve haksızı ayırmayı öğrenmek,
  • Başkalarına karşı empati kurmayı, kendini onun yerine koymayı öğrenmek,
  • Kişisel ihtiyaç ve sınırları tanımak,
  • Başkalarının ve kendi duygularını anlamayı ve algılamayı öğrenmek,
  • Duygularını dengelemeyi, negatif duygularla ve stresle baş edebilmeyi öğrenmek.

Ebeveynlere öneriler:

Çocuğunuzla bol bol zaman geçirin, onun akranlarıyla oynamasını ve bir araya gelmesini sağlayın. Kimlik gelişimi için hangi kültüre, gruba ait olduğunu ve değerli olduğunu söyleyin.

Kendi dilinin ve ırkının diğer tüm ırklar, diller ve toplumlar gibi değerli olduğunu hissettirin. Onu sevdiğinizi ve toplumun bir parçası olduğunu anlatın. 

Sosyal ve duygusal gelişimi destekleyen grup oyunlarına alarak grupla ve sizinle oynamasını sağlayın. Çocuğun sosyalleşmesini destekleyen oyunlara ve oyuncaklara yer verin. Doğayı beraber keşfedin, tiyatroya, sinemaya gidebilirsiniz. Çocuğun yeteneklerini ve ilgi alanlarını göz önünde tutarak onu etkinliklere yönlendirin; örneğin bir spor dalında destekleyiniz veya bir enstrüman çalmayı öğrenmesini sağlayın. Arkadaşları ile zaman geçirerek grup gezileri ile hayvanat bahçesine, müzelere vs. götürerek kültürel gelişimini destekleyin. Çocuğunuza kendi sorumluluklarını yerine getirmesi adına zaman verin. Bağımsız olabilmesi adına kıyafetlerini kendi başına giymesi, odasını toplaması gibi yaşına paralel sorumluluklar verin. Aşırı koruyucu ve baskıcı bir ebeveyn olmayın, bu tutum ile çocuğunuzun öz güven geliştirmesini engellersiniz.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz