Gülşah SERT

Gülşah SERT

CHP, VAR MISIN YOK MUSUN?

Bu yazı bir “Gerçekler acıdır, biber de acıdır. Öyleyse gerçek biberdir” ile “Dost acı söyler” arasında bir tat versin diye yazılmıştır. Yazıda geçen tiplemelerin gerçek kişi ve kurumlarla alakası kesinlikle vardır...

 

Son bir haftadır büyükşehir için Gaziantep’te CHP adına 2 isim dillendiriliyor. Birisi Cahit Bingöl, diğeri Akif Ekici. Her gönülde bir aslan yatar. Ama ben tarafsız gözle bakıp, kararı size bırakacağım.

 

Öncelikle bu iki aday adayından Cahit olanı resmi, Akif olanı yarı resmi aday adayı. Çünkü Akif beyin adaylık başvurusu yok. Cahit beyin aday olduğunu 2 senedir biliyoruz. Uzun zaman önce adaylığını açıkladı… Bu amaçla çalıştı. Başka hiçbir yere talip olmadı. Süreç gereği de partisinin talimat ve teamüllerine uyarak başvurusunu yaptı. O andan itibaren de adaymış gibi çalışmaya devam etti. Partisini ve kendisini defalarca Gaziantep ve Türkiye gündemine taşıdı.

 

Adaylardan Akif olanı ise hiçbir zaman “Ben adayım” demedi. Bu yönde bir açıklama ve çalışmasını görmedik. Genel merkezde aday olmak için çalıştığını söyleyenler var. Genel merkezin kendisini aday etmek için yokladığını söyleyenler var. Ama biz Akif beyin ağzından “Adayım” lafını duymadık. Bu yönde bir çalışmasını ya da katkısını da görmedik.

 

Adaylardan Cahit olanı “Ben Büyükşehir’e adayım. Uygun bulunmazsam aday olacak kişinin yanında adaymışım gibi, partim ve ülkem için çalışırım. Ama Büyükşehir olmadı ilçelerden birini alalım demem” dedi.

 

Adaylardan Akif olanınbu konudaki fikrini bilmiyoruz. Çünkü aday olup olmadığını bilmiyoruz. Akif beyin tek söylediği “Partim nerede görev verirse orada çalışırım”... İyi de siyasette görev verilmesini beklemek ne kadar doğru ki?

 

Adaylardan Cahit olanı görev verilmesini beklemeden, kendi gücü ile ve yettiği kadar çalışıyor… Harcıyor. Aylardır CHP’nin kent ve ülke gündeminde yer almasını sağlıyor. Yiğidi öldür hakkını yeme. İyi de yapıyor… Nokta atışı yapıyor… 12’den vuruyor.

 

Adaylardan diğerleri (Ali Peri ve Celal Doğan da dahil) sessiz kalmayı ve genel merkezin vereceği kararı bekliyor. Bu arada AK Parti Gaziantep’e 3 bakanla çıkarma yapıyor… Billboardları döşüyor… Gündem yaratıyor.

 

Lafın kısası adaylardan Cahit olanı “Ben bu göreve, makama ve onura talibim” diyor. Bu talibiyetini her hareketi, hali ve tavrı ile gösteriyor. Aday olmak ve partisini gündemde tutmak için çalışıyor. Diğer adaylar ise aday olduklarını bile söylemeyecek kadar (POLİTİK) davranarak “İstemem yan cebime koy” diye bekliyor.

 

Adaylardan biri çıkmış er meydanına “Ben buradayım, haydi güreşek” diyor. Diğerleri masa başında hakemlerle uğraşıyor. (Kimi genel merkezde kimi Sarıgül’ün peşinde)

 

Bu arada CHP’nin yetkili organlarından yani il ve ilçe yönetimlerinden “TIK” yok gibi görünüyor. Ancak onların da yaptıkları kulisleri biliyoruz… Duyuyoruz… Okuyoruz.

 

Şimdi... CHP’nin genel, yerel ve referandum dâhil son seçimlerde aldığı oy oranlarını biliyoruz. Şu anda ülke genelinde var olan gezi olayları, cemaat-hükümet çekişmesi, eğitimde ve ekonomide yaşananlar, Suriye politikasının elde patlaması, açılımın saatli bombaya dönüşmesi gibi nedenlerden dolayı bir ibrenin terse dönme durumu var.

 

Bu durumda CHP hemen her yerde oyunu bir miktar artıracak. Tüm ibreler bu gerçeği gösterirken CHP Gaziantep’te oy kaybederse... Hele de psikolojik sınır olan yüzde 20’nin altına düşerse... Bunun hesabını genel merkeze ve tabana kimse veremez. Gaziantep’te yaşananları televizyon seyreder gibi seyreden CHP vekilleri veremez. Etliye sütlüye karışmayan il ve ilçe yönetimleri veremez. “Adayım” deme cesaretini gösteremeyenler hiç veremez...

 

Mesleğimiz gereği son seçimleri hep yakından izledik. Seçim sürecinde elini cebine atmayan “ADAY”ları gözümüzle gördük. Koskoca CHP’nin afiş asmaya çıkaracak genç bulamadığına şahit olduk...

 

Ve daha nelere...

 

Ve son bir tespit daha. AK partililere soruyorum. “CHP” den kim aday olsun? Genel cevap, “Cahit Bingöl olmasın da kim olursa olsun”... “Niye” diyorum… Cevap ilginç... “Seçim hırsla kazanılır… Parayla, gönüllülükle ve amatör ruhla kazanılır… Ekiple kazanılır. Bu adamda hepsi var. Yine de seçimi alırız. Ama zorlanırız. O yüzden de Cahit Bingöl olmasın” diyorlar. Bunu ben demiyorum. Kelli felli AK Partili dostlar söylüyor.

 

Akif Ekici zaten “Adayım” demiyor. “Partim görev verirse başüstüne” diyor. Yani anlaşıldığı gibi yarı gönülsüz. Ve benim anladığım kadarı ile “her seçime aday olan kişi” olmak istemiyor... Haklı da. Bir ağırlığı ve önemli hizmetleri var.

 

Celal Doğan zaten İstanbul’a aday oldu. Gaziantep’i istemiyor. İstanbul’a aday olan birine “İlle de Gaziantep’e git” demek ne kadar mantıklı olur?

 

Sevgili Ali başkan (Ali Peri)’den hiç ses yok. Yani o da pek gönüllü durmuyor.

 

Peki, göstergeler bu kadar net olarak ortadayken benim gazetem de dâhil yerel basınımızın sürekli olarak (Parti rozeti taşıyanların her sözüne itibar ederek, güvenerek) “Ekici kesin gibi, Celal Doğan tamam inşaallah, ibre Ali Peri’yi gösteriyor” falan diye haber yapması neyin nesi?

 

İstihbarat falan aldılar desek... Ne yazık ki bizim basının en büyük istihbarat kaynağı İHA, DHA, AA, CHA... Onlarda da böyle bir bilgi yok. Genel merkezde kaynakları var desek komik olacak... O halde ne ki? Niye ki?

 

Biliyoruz elbet ama bırakın bildiğimiz bize kalsın...

 

Bu seçim CHP için Gaziantep’te son varolma mücadelesi.

 

Cahit Bingöl bulunmaz nimet. Bugüne kadar yaptıkları ile örgütünün ve tabanının desteğini de hak ediyor. Görünen odur ki taban zaten destekliyor. Örgüt için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

 

CHP Gaziantep’te bu seçimde zıplamak ve sıçramak istiyorsa yol haritası önünde.

 

Cahit Bingöl Büyükşehir... “Partim nerede görev verirse hazırım” diyen Akif Ekici ve gönüllerin başkanı Ali Peri Şahinbey ve Şehitkâmil...

CHP “Bu maçı alacağız başka yolu yok” diyorsa sahaya bu kadro ile çıkmalıdır.

 

Aksi takdirde bu “Var mısın yok musun” oyununda kesinlikle “YOKUM” derler.

Bunun hesabını da benden sormazlar.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz