Cihat ÖZTÜRK

Cihat ÖZTÜRK

CHP BU İŞİ UZATMAMALI

CHP yine ‘Dallas Dizisi’ tadında bir süreç yaşıyor. Parti kongre süreçlerine harcadığı zamanı, enerjiyi genel seçimlere harcasaydı şimdiye 40 defa iktidar olmuştu!

24 Haziran seçimleri bize bir defa gösterdi ki CHP’de değişim şart.

Şart çünkü veriler ortada Muharrem İnce partinin çok çok üstünde teveccüh görmüş. İnce, kitlelerin sempatisini kazanmış ve hala o kitlelerle bağını koparmayıp bir sonraki seçimlere hazırladığını görüyoruz.

Böyle bir şeyi CHP tarihi ancak bundan 41 yıl önce yaşamıştır herhalde!

Muharrem İnce taraftarı delegeler harıl harıl imza toplamaya başladı bile. Bu yazı yazıldığı saatlerde noter imzalı 400 imzadan bahsediliyordu. İmzaların hafta sonuna kadar tamamlanacağı öngörülüyor.

24 Haziran seçimlerinden sonra bu sürecin CHP’de kaçınılmaz olduğunu hepimiz görmüştük.

Ama değişmek istemeyenin, koltuğa yapışıp kalmanın yine bir CHP geleneği olduğunu yine hepimiz görüyoruz.

Kılıçdaroğlu tıpkı bir Deniz Baykal vakası yaşatmak istiyor CHP’ye.

Tabandan ve tüm Türkiye’den gelen değişim isteğine Kılıçdaroğlu: “zamanı değil deyip karşı çıkıyor.”

Kılıçdaroğlu’na göre asıl mesele Türkiye’nin şuanki mevcut durumuymuş! Peki soralım şimdi: Asıl mesele bu iktidar ve Türkiye’nin şuanki mevcut durumuysa bunun bir sebebi de muhalefet ve muhalfetin siyaset yapma tarzı değil mi?

Türkiye’de koltuk sahibi olmak başa bela. Oturtuğunu kaldıramama gibi bir sorun var. Türkiye değil aslında genel olarak Ortadoğu’da bu durum böyle. Mevki, makam, ayrıcalıklar, kırmızı plakalar, korumalar bu bölgede siyaset yapanların her daim hoşuna giden ve vazgeçemedikleri alışkanlıkları olmuş.

İşte CHP’nin şuan önünde duran en büyük çıkmaz bu süreç. Emin olun CHP şuan muhalefet yapmayıp, kendi iç sorunlarını çözse hanesine daha fazla artı puan yazdırmış olur.

Çünkü parti içi hesaplaşmalar, kavgalar bizim halkımız için her daim bir zaaf olarak görülmüştür. Kendi partisini yönetemeyen, kendi partisine başkan olamayan kişi bizi nasıl yönetecek algısı insanlarda her zaman negatif bir düşünce olarak yer aldı. 

CHP bu algıyı ve yönetim anlayışını bu defa kıracak gibi. kırması da lazım. Çünkü Türkiye gerçekten böyle bir muhalefeti hak etmiyor. Girdiği her seçimden başarısız bir şekilde çıkmış, iktidara alternatif olamamış bir muhalefeti kim ister? Öncelikle CHP’ye ve CHP’ye gönül vermiş insanlara haksızlık değil midir?

Muhalefette değişim olmadan ülkede nasıl bir değişim olacak? 

Yenilik kişinin ve kurumların kendisinden başlar. Kendini, etrafını değiştirmeyen milyonlara nasıl yön verecek?

24 Haziran seçimlerinde Muharrem İnce yeni bir lider olarak siyaset sahnesinde yerini aldı.

İnce, bu değişim ve kendisine olan ilgiyi partisinde devam ettirip, CHP’nin unuttuğu iktidar olma duygusunu yeniden partisine yaşatmak istiyor.

Ama görünen o ki CHP’de bu süreç sancılı geçecek. Çünkü bırakmak istemeyen bir ekip var ve bunun karşısında ise değişimi zorlayan bir grup.

CHP’de değişim istemeyen ekip istese istemese de bu değişimin önüne geçemeyecek. 

Toplumsal hareketler ve kitlelerin devingenliği bize her zaman bu tür değişimlerin kaçınılmaz olduğunu göstermiştir.

Bu süreci hep birlikte izleyip göreceğiz.

Son olarak, kendi içerisinde bir umut taşımayan parti milyonların umudu olabilir mi?

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz