Asım GÜZEL

Asım GÜZEL

ÇARPIK KENTLEŞME

“Çarpık Kentleşme” sözcüğü çok yaygın olarak kullanılmasına karşın, özellikle aydın kesimlerimizin kentleşme sürecimizdeki olumsuzları vurgulamak, giderek çözüm önerileri üretmek üzere, sık sık gündeme getirdiği, herkese göre de farklı değerlendirmelerle algılanan bir ketleşme tanımı haline geldi.

Kimine göre kaçak yapılanmadır “çarpık kentleşme” ile ifade edilmek istenen durum, kimine göre eğri-büğrü yollar, kimine göre ise eski-püskü olarak tanımladıkları o güzelim tarihi yapılarımızdır.

Bu aydınlarımıza göre “gecekondu semtleri” olarak isimlendirdikleri bölgelerdeki konutlar yerle-bir edilerek yerlerine “caaanım” TOKİ evleri yapılmalı, eğri-büğrü yollar kağıt üzerinde cetvelle çizilerek düm-düz hale getirilmeli, ve de tarihi dedikleri o “harabeler” bir an önce yıkılarak memlekete “otoparklar” kazandırılmalıdır ki, böylece “çarpık kentleşme” önlenebilsin…

Kimine göre ise “çarpık kentleşme” nin alternatifi, yüksek yapılaşma olmalıdır; “Dubai” gibi olmalıdır “Gaziantep”. Binaların ön cephelerinden çatılarına doğru kafanızı yukarıya kaldırdığınızda, başınızdaki şapkanız arkaya düşer vaziyette olmalı ki “çarpık kentleşme” önlenebilsin!..

Kentlileşme sürecimizin sonradan görme bu iyi niyet(!) gösterilerine karşı her şeye karşın saygı duymak gerektiğini, hiç olamazsa ketleşmemizin çarpık oluştuğunun itiraf edilmesinin bile bir kazanım olduğunu düşünüyoruz.

“Çarpık Kentleşme” yi genellikle göç olgusuna bağlarken adeta günah çıkartıyoruz. Oysa “Göç” ün bile zamanında istenseydi planlanabileceğini, göçle gelen nüfusun planlı yerleşiminin sağlanabileceğini, ancak bunu yapmadığımızı da biliyoruz.

Her şeyin ötesinde, “çarpık kentleşme” nin, sağlıklı imar planlaması kararları ile durdurulabileceğini de biliyoruz. Ama bunu da yapmıyoruz…

Bir kurumumuz bir bölgede TOKİ evleri yapıyor, diğer bir kurumumuz başka bir bölgede villalar için mevzii planlar üretiyor, bir başka kurumumuz ise hiçbir bilimsel kritere tabi olmaksızın çevre yolları açıyor.

Hala “Çarpık Kentleşme” nin, bir plan bütünlüğü içinde önlenebileceğini düşünemiyoruz.

Her kes kafasına göre takılmaya devam ediyor.

Bize olanlar oldu da, Tanrı bizden sonraki kuşakların yardımcısı ola.



Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz