M. Ulaş İNBAŞI

M. Ulaş İNBAŞI

ÇALAKALEM

Futbol sezonu başladıktan sonra lige verilen araları sevmiyorum. 

O hafta sonu maç oynanmamışsa bir eksiklik oluyor.
Bünye bir kere alışmış futbola, hafta sonu geldi mi en az bir doz istiyor.
Milli maç izle demeyin, stadın havasını koklamak daha başka.
Sanırım birçok kişi de benim gibi düşünüyordur. Bu hafta sonu boş geçecek.
Yapacak bir şeyler bulmak lazım.
Aslında bugün Gaziantepspor’un Şanlıurfaspor ile hazırlık karşılaşması var. Kulüpten de açıklama geldi; “Taraftarımız ücretsiz olarak maçı izleyebilir ama Şanlıurfaspor taraftarı maça alınmayacak” diye.
Yaşamım boyunca yasakların karşısında oldum. Hele hele konu sporsa… Bunun için maça gitmeyeceğim.
Herhangi bir eksiklik mi maça gitmemem?
Kimse için bir eksiklik değil ama bu benim tepkim.

 

XXX

 

Futboldan uzak kaldık ama imdada basketbol yetişti. Dünya Kupası’nda mücadele eden dev adamlar, gruptan çıkmayı başardı.
Gruptan çıkarken, birçok kişiye kalp krizi geçirtti.
Gruptan çıktık çıkmasına ama oyunumuz çok mest etmiyor.
Bizi gruptan çıkaran Yeni Zellanda ve Finlandiya maçlarının birini son anda birini de geriden gelerek uzatmalarda kazandık.
Gazla oynuyoruz. Ne zaman sıkışsak, sahaya farklı bir inanç koyuyoruz. Kendimize ait bir sistem, bir oyun kurgumuz yok. Her maç bir oyuncu çıkıyor, maçı çeviriyor.
Peki nereye kadar? Bu turnuvada gruplardan gazla çıktık. Karşımızda Avusturalya. Yenebilir miyiz, yenebiliriz. Hadi yendik, gelecek turnuva ne olacak?
Neyse bunlar beni aşıyor galiba. İzleyip keyfini çıkaralım.

 

XXX

 

Dört bir yanımız Passolig.
Sezon bitti, zaten borç batağına batmış insana bir kredi kartı daha satacaksın.
Bankayı parlatacaksın, birilerini zengin edeceksin.
Ama bunları yaparken, futbolu unutacaksın.
Futbol oynayandan, tribüne kadar insanların kendini ifade etme biçimi. Sen dayatırsan, senin istediğin gibi olmayacak, ben şekillendireceğim diye ortaya bugünkü görüntü çıkar.
Stat boş, futbolcular mutsuz, teknik adamlar sinirli, yöneticiler pazarlama peşinde.
Passolig reklamı yasaklandı yasaklanmasına ama futbolculara yöneticilere, kart pazarlaması yaptırılıyor.
Rahat bırakın kardeşim futbolu. Siz karışmadan üç korner bir penaltıya biz karar verebiliyorduk.
Karışmadığınız bir futbol kalmıştı, onu da becerdiniz.
Kontrol edemediniz tribünleri, statları.
Beceremediniz, elinize yüzünüze bulaştırdınız ama hala inatla peşindesiniz.
Zaten her yerdesiniz.
Bari futbolu bize bırakın.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz