FATOŞ TAPAN

FATOŞ TAPAN

BUYURUN SOHBETE

Ömrümüzün geri kalan kısmından, Aşk-ı boğazından geçen Gaziantep’ten selamlar.

Bende sizlerle şifacılığımı paylaşıp, çoğalmamız için buradayım.

Değerli hanımefendiler ve beyefendiler,

Hayatımız uçaktan hızlı geçerken, yaşam deneyimimizde, ne yapmak istediğimizi iyi bilmeliyiz. Hangi yaşta olursak olalım kendimize kattığımız tecrübelerle yine kendimizi aramaya devam ediyoruz ve bu yolculuk sonsuz bir yolculuk olma yolunda devam ediyor.

Bana diyorlar ki; yahu hiç mi mutsuz olmazsın sen hep neşelisin, diye. Bende diyorum ki hayır benimde mutsuzluklarım var malum hepimizin hayatı sörf yapar gibi fakat içimdeki yaşama enerjisi doğuştan bana verilmiş fakat ben bunu harmanladıkça bu bende yüksek frekans haline dönüştürüp ışığımı yükseltiyor. Benim frekansım düşük deyip bir şeylere bağlayıp öylece ölümü beklercesine hayat geçmez.Hepimizin ilhamı kendi içimizdedir yeter ki ona sarılmayı bilin ve en önemlisi isteyin. Siz isterseniz neler olmaz ki.

Sizlere frekansınızı yükseltebilmeniz adına ve farkındalığınızı keşfetmeniz adına küçük tüyolar vererek başlamak istiyorum.

Biliyorsunuz ki, hepimiz popüler hayatın içindeki, kalabalıklarla mücadele eden insanlarız. Bu kalabalığın sonu yok ama ömrümüzün bir sonu var. Bir saat sonrasında ne olacağımızı bilemiyoruz. Bu dönence içinde kendimize alanlar yaratalım mesela odanızda, işinizde bir köşeniz, ya dabahçenizde bir köşeniz olsun orada bir sandalye sehpanız olsun, salıncağınız olsun hatta koltuğunuz olsun yani sözüm ona ki ruhunuzu dinlendireceğiniz bir yer olsun. Bazen başımı alıp gitmek istiyorum deriz ya hıh işte bende ondan bahsediyorum başınızı alıp gitmenize gerek yok sadece alanlar yaratın kendinize. Bahsettiğimim köşelerde kendinizi dinleyin kolunuzun iç bileğine yani nabız bileğine biraz lavanta yağı sürün, kiraz çiçeği yağı ya da portakal kokusu sürün sakın birbirine katmayın tek koku olsun frekansınızın yükseldiğine siz de şahit olacaksınız. Size iyi gelen müzik açın mümkünse negatif isyankâr olmasın hatta mümkünse kulaklıkla dinleyin avaz avaz söyleyin şarkınızı. Mırıldanın içinizdeki ilham kaynağına. 

Birde yeri gelmişken size çok iyi gelecek muazzam bir kitap önereceğim. ’’ŞİMDİ’NİN GÜCÜ ‘’ Echard TOLE‘dir yazarıda. İnsanın zehrini alabilen bir kitaptır. Armağan gibi geldi diyeceğinize inanıyorum. Okuduktan sonra fikirlerinizi merak ediyorum bana yazmanızı çok isterim.

Sözcüklerim çok fazla fakat ilerleyen günlerde bana ve çevremde uyguladığım tüm şifalandıran çalışmalarımı sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Son olarak sizden ricam farkındaysanız hep yere bakarız evden çıkar arabaya bin ya daotobüse bin işe git gel eve gir bakkala git oraya git buraya git derken hep kafa yerde. Gökyüzüne bakmayı çoğu zaman unuturuz. Başınızı kaldırın gökyüzüne bakın lütfen dünyanın ne kadar hızlı döndüğüne bakın. İşte hayat da biz başımızı kaldırıp gökyüzüne bakamamak kadar kısadır... Herkes bir gün ölür ama herkes bir gün gerçekten yaşamaz.

Yaşam kaynağımız her daim Nirvanalarda olsun.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz