Gülşah SERT

Gülşah SERT

BÜYÜK ŞEHİR KÜÇÜK HESAP...

Büyükşehir Belediyesi, toplu taşıma konusunda halktan gelen tepkileri geç de olsa dikkate alarak büyük ve güzel bir hamle yaptı.

 

80 tane yepyeni, gıcır gıcır otobüs getirip hizmete soktu. Büyük ihtimalle zarar ediyor ama işletmeciliğini de kendisi yapıyor.

 

Zarara rağmen işletmeciliğin sebebini Asım Başkan daha otobüsler gelmeden önce şu sözlerle açıklamıştı. “Bütün büyükşehirler toplu taşıma işine zarar etmelerine rağmen devam ediyor. Bu sayede toplu taşıma yapan özel kurumlar kontrol altında tutulduğu gibi, kar etmeyen hatlar ve saatlerde vatandaşın mağdur olması da önleniyor. Biz de Gaziantep olarak zarar bile etsek toplu taşımacılık alanında faaliyet göstermeye devam edeceğiz.”

 

Doğru mantık… Doğru hareket… Devletçi ve halkçı anlayışın çağdaş bir yorumu.

 

Otobüsler süper. İnsan içine binince insan olduğunu, adam yerine konulduğunu, hizmet aldığını ve hizmete değer bulunduğunu hissediyor.

 

Üstelik en azından şimdilik ucuza hizmet veriyor.

 

-Da, bir iki ufak sorun var.

 

Öncelikle ilk günkü düzen ve itina özellikle sefer saatlerinin periyodu konusunda kalmadı. Bu cici belediye otobüslerimiz de (aynen halk otobüsleri gibi) saatlerin dışına çıkmaya başladı. Sefer saatlerinde ciddi aksamalar var. Özellikle iş giriş-çıkış saatlerinde vatandaşlar duraklarda, kabul edilebilir ve tahammül edilebilir sınırların çok üzerinde süreler beklemek zorunda kalıyor.

 

Bu yeni cicilerimizin maliyeti oldukça yüksek. Keşke biraz da işletme sermayesine pay ayrılsa ve düzenli, aksaksız seferler sağlanabilse. Bunu yapmak çok da zor ve maliyetli olmasa gerek. Fazladan bir kaç kontrol elemanı bu işi çözer gibime geliyor.

 

Bir de akıllı kart meselesi var. Malum yeni otobüslerimize ya akıllı kart ya da elektronik bilet ile biniliyor. Ancak bu kart ve biletlerin satış noktaları her nedense yeterince yaygınlaştırılamadı. Bu konuda tedbirli değilseniz, biletsiz ve kartınızda kontör olmadan kalıp, mağdur olabiliyorsunuz. Ben kendim için olmasa da vatandaş için durak civarlarındaki büfelerde bu bilet ve kart dolumun yapılması beklerim…

Ama çok bekledim. Baktım olmuyor, sebebini araştırdım. Arkasından yine küçük hesaplar çıktı.

Akıllı kart dolumu ve elektronik bilet satışı yaygınlaşmıyor çünkü bunları satmak isteyen esnafa söz meclisten dışarı resmen eşek muamelesi yapılıyor.

Diyelim ki durak önünde büfeniz var… Hem vatandaşın taleplerine cevap vermek hem de para kazanmak için kart dolum cihazı almak ve bilet satmak istiyorsunuz. Bu masum ve faydalı isteğinizden vazgeçmeniz için 5 dakika yeterli.

 

İŞTE KOŞULLAR!

1-         500 TL dolum cihazı depozitosu vereceksiniz.

2-         Peşin para ile kontör satın alacaksınız. Yatırdığınız para bittiğinde dolum yapma şansınız yok. Gidip tekrar para yatırmanız ve dolum yaparak paranızı geri almanız gerekiyor.

3-         Depozit ödeyerek aldığınız cihaz ile peşin para yatırıp satın aldığınız kontörleri satarak verdiğiniz hizmetten kazanacağınız para… Size layık görülen kar payı… Sıkı durun: Sadece binde 5!.. (Yani sadece 500 liralık depozitinizi çıkarmak için yapmanız gereken satış miktarı 100 bin lira. Eski para ile 100 milyar!) Elektronik bilet satışından kazanılacak parayı yazmıyorum. Sabah sabah ya siniriniz bozulur ya da gülme krizine girersiniz.

4-         Tüm bunlara razı olsanız ve kendi cebinden para harcamayı, her kontör bittiğinde bankaya gidip para yatırmak için sıra bekleyecek kadar hizmet aşkı ile dolu olsanız bile yetmiyor. Çünkü sizin kabul ettiğiniz koşulların ne kadar na-mümkün olduğuna bakmadan ve bu çok akıllı akıllı kartçı kardeşlerimizin sıfır riskine rağmen bir de gelip işyerinizi denetleme ve uygun görmezlerse size bayilik vermeme hakları var…

5-         Tüm bu bilgileri almak için esnaf gibi telefon ettiğimiz ‘Akıllı Kart’ yetkilisi arkadaşın pazarlama taktiği de çok ilginç: “Yani siz bu kart satma işinin karına bakmayın. Kart doldurmaya gelen vatandaş bir de sigara alır, sakız alır, siz de oradan kazanırsınız”… İyi de esnaf zaten sigarayı da “Sigara almaya gelen bir de ekmek alır ondan kazanırım” diye satıyor. Yani sigaranın da karı düşük! Bence bu akıllı kartçılar esnafı bayilik almaya ikna etmek için başka bir akıl ve pazarlama yöntemi bulsun… Ya da biraz ağır olacak ama! “Kar marjlarını yükseltsin.”

 

Evet, ister “Denizi geçip derede boğulmak” isterse de bizim başlıktaki “Büyük şehir küçük hesap” deyin ama vaziyetler bu merkezde.

 

Bu kadar güzel ve faydalı bir hizmet olan yeni belediye otobüslerimiz ne yazık ki küçük ayrıntılar ve yetersiz kontrol yüzünden birazcık aksıyor. E, biz de yıllar sonra elimize geçen nimetin detaylar yüzünden heba olup gitmesine göz yummak istemiyoruz. Akışına bırakamıyoruz.

 

Umarız yetkililerimiz akıştaki bu tatsız detaylara müdahale eder de şehir içi yolculuk keyfimize keyif katılır.

 

Ha, bir de son söz. Yeni otobüslerimizin hatları, güzergâhları, saatleri ve ücretleri yeterince iyi tanıtılamadı. Bu tanıtım da gereği gibi ve yeniden yapılırsa doluluk oranı artar. Sürekli şoförlere “Şuradan geçer mi, şuraya gider mi, bizim oraya giden otobüs buradan geçer mi, geçerse ne zaman gelir” diye sormak çok verimli bir yöntem değil çünkü…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz