Hüseyin TOPRAK

Hüseyin TOPRAK

BU BİR İŞ CİNAYETİDİR...

Garibin biri, köyünden kalkıp kente gelir, bir iş bulur, çalışmaya başlar.

Derken evlenir, çocukları olur ancak kirada oturmaktadır.

Canına tak eder, işinden, aşından arttırdığı parayla küçük bir arsa alır.

Eşin – dostun yardımıyla iki gözlü bir gecekondu yapar.

Bir süre sonra evine şehir suyu alır, sayaç bağlanır, elektrik alınır, sayaç bağlanır.

PTT telefon hattı çeker, telefon bağlanır.

Adamın biri komşu arsaları toplamaya başlar.

Kendisinin de evini almak ister ama satmaz.

Derken efendim bu ev belediyenin dikkatini çeker.

İlgili ekip gelip, bu evin kaçak ve imara aykırı olduğunu belirler.

Başka bir gün başka bir ilgili ekip iş makinasıyla gelerek gecekonduyu yıkmaya başlar.

Garip adamın yalvarmasını, eşinin, çocuklarının feryadını kimse dinlemez.

Adamın evi yerle bir edilir.

Ne yapacağı, çocuklarıyla nerede kalacağı bile düşünülmez.

Sağ olası devlet sosyal devlettir ya!

X

Gelin başka bir kaçak yapının öyküsüne bakalım;

Bir garip adamın evini başına yıkan belediye, Gaziantep’in en büyük, ülkenin ikinci büyük olmasıyla övüneceği bir cami yaptırmaya karar verir.

Cami inşaatı için temel atılır ve inşaata başlanır.

Belediye meclisi kararı yoktur.

Yapı ruhsat yoktur.

İskele projesi yoktur.

İnşaat kalitesi, inşaat standardı yoktur.

Ben karar verdim, ben yaptım oldu mantığı vardır.

Cami inşaatı bu şekilde 7 yıl sürer.

Bir türlü bitirilemez.

Kubbelere beton basmak için kurulan ahşap iskele, yazın sıcağından, kışın yağmurundan çürüme noktasına gelmiştir.

1974 doğumlu gencecik bir mühendise akıl danışılır, genç mühendis “bir bakayım” der.

Cami inşaatına gittiği gün, ahşap iskele çöker ve genç mühendis, tonlarca tahtanın altında kalır.

Bilgi ve beceri yetersizliğinden bir türlü kurtarılamaz.

33 saat sonra cansız bedenine ulaşılır.

“Nabzı atıyor” diye orada toplananların alkışlamaları sağlanır.

Hemen hastaneye götürülür ancak doktor tarafından hastaneye ölü getirildiği söylenir.

Gencecik bir canı böyle bir beceriksizlikle yitirmiş oluruz.

Bu olaydaki ölüm bir iş cinayetidir.

Bu olayın suçlusu, suçluları bulunup cezalandırılmadıkları sürece, bu acıyı dindiremezsiniz.

Bu acı olaydan dolayı görevinden istifa eden birini duydunuz mu?

En azından ilgili belediye başkanının, bu cami yapımıyla ilgili teknik amirlerden birinin istifa haberini duymadım.

Bu iş cinayeti pişkinlikle kapatılamaz.

İnşaat Mühendisleri Odası suç duyurusunda bulundu.

Bekleyip göreceğiz…

Yorumlar (1)

+ Yorum Yaz