SOKRANTES...

SOKRANTES...

BU BENİM DOĞUM GÜNÜM..

SOKRANTES 1 YAŞINDA…

 

Maşallah ne de çabuk geçmiş zaman.

 

İlk yazım ve sokrantes’in doğuşu daha dün gibi aklımda.

 

Zaman geçekten acımasızca çok hızlı bir şekilde ilerliyor.

 

Daha dün gibi sokrantes ‘e başlayalı.

 

İnternet sayfamıza girdim sokrantes’in tüm yazılarına baktım.

 

Tek tek okudum , neler yazmışım demekten kendimi alamadım ve neler yazmışım dedim.

 

Gelin kısaca göz atalım..

 

YA Bİ YOL VER YA DA.. diye sokrantes yazmaya başlamışız bu köşede.

 

Döner kavşaklardaki sıkışıklığa ve trafik kurallarına uyulmamasına sokranmışız.

 

Geçiş üstünlüğü ada içerisindeki araçlara aittir denilmesine ve yazılmasına rağmen buna uymayan şoförlere seslenmişiz.

 

Ama bu sorun hala devam etmekte. Gücü yeten, gözü kesen sistemi hala devam ediyor.

 

KARAYILAN başlığı ile KARAYILAN heykelinin yerine sokranmışım. Refüjde yalnız başına kalmasına içimiz el vermemiş. ŞEHİTKAMİL  heykelinin koruya taşınmasından esinlenerek karayılan heykelini de böyle güzel bir yere taşısanız demişiz.

 

GASTRONOMİK EKONOMİ diyerek kafelerdeki yediğimiz kazıklara sokrandık.

 

Sonra gastronomi şehriyiz ama bir türlü ekmeğimizi güzelleştiremedik diye 2 DINNAKLI 1 KÜBBAN  diye sokranma yazımızı yazmışız. Ekmek güzel olmayınca yediğimiz lahmacunların kebapların tadı olmuyor demişiz.

 

LABİRENT diyerek diş hekimliği karşısındaki yolu yazmışız. Nereye gideceğimizi şaşırıyoruz diye.

 

Sonra maganda kurşunları ile hayatını kaybeden çocuklar için KURŞUN ADRES SORMAZ demişiz.

 

Enerjisa ya sokranmışız TRANFONDAKİ SES yazımızda yeni yapılan apartmanlara trafo yerleri olmadığı için verilmeyen abonelerin dertlerini kaleme almışız.

 

Her canlı ölümü tadacaktır SON YOLCULUK yazımızda da mezarlık camisinden cenazelerin mezarlığa götürülürken k, düzensizliği yazdık.

 

Ramazan yaklaşıyordu. Belli başlı ihtiyaç malzemelerine gıdalara hemen zam yapılırdı. Ramazan gelmeden yetkilileri uyaralım diye NARH ‘ı yazdık.

 

Araç muayene hepimizin sıkıntısı idi RANDEVUNUZ VARMI diye araç muayene istasyonun yetmediğini yazdık. Şimdi ikincisi de açıldı.

 

EVLENİYORUZ diyerek şehirdeki düğün konvoylarının gürültülerini gecenin bir saatinde davul ve zurna hatta havai fişekleri yazıp sokrandık.

 

Ramazan da çoğalan RAMAZAN KEBAPÇILARI ‘nı yazdık. Denetimsizliklerini eleştirdik.

 

Yolları grand prix’e çeviren gençler için YANLAMA dedik. Hayatınızı tehlikeye atmayınız diye sokrandık.

 

Şehir de o kadar asayiş olayları olmaya başlamıştı ki ASAYİŞ BERKEMAL (Mİ) diye sormadan edemedik. Nerdeyse şehir Teksas’a dönmüştü.

 

Yazmışız da yazmışız bu zamana kadar bayram tatilleri ve bazen kaytardığımız hariç her Cuma yazmışız.

 

Buradan panorama yapmaya kalkışsam bir iki haftalık yazı programım dolar. bunlar belli başlıları idi.

 

Yoksa çok sokranmışız çok.

 

Parkomata , bilgi sayar oyunlarına, gençlere nargile içiren kafelere,teröre, tedes’e , hava kirliliğine ,yeni nesil yazarkasaya yazmışız da yazmışız.

 

Sayfalar arasında dolaşırken gözüme günlük burçlar takıldı.

 

Tesadüf buya sokrantes ‘in burcuda koç burcu olmuş.

 

Burçlara pek inanmasam da hele bir bakayım okuyayım dedim hayretler içinde kaldım.

 

Koç erkeği inanılmaz derecede meraklıdır. Her konuda bilgi sahibi olmak ve araştırmak ister.

 

Dik başlı olmalarından dolayı, onlara bir konuda ikna etmek ya da caydırmak oldukça zordur.

 

Koç burcu erkeği incindiği zaman oldukça kırıcı olur ve sözünü sakınmaz. Tenkitçidir, sert bir dille eleştirebilir.

 

Gerçekten çok ilginç geldi bana . hayali bir karakterin burcu bile uyumlu olmuş.

 

Hayat tesadüflerle güzel galiba.

 

Neyse sokrantes’e nice yıllar…

 

 

SOKRANTES DER Kİ: DOĞRU BİLİNMEYİNCE, EĞRİ BİLİNMEZ…

 

 

1 NUMARA…

 

Bugün 1 lerden gidiyoruz.

 

Ama bu 1 aslında tam 10 numara.

 

Kimden bahsettiğimi Gaziantepspor desem hemen anlarsınız.

 

Tabii ki KARCEMARSKAS…

 

Gaziantepspor taraftarının efsanesi.

 

Sadece işini yapan, hiçbir problemin içinde olmayan adam gibi adam.

 

Allah jose den razı olsun.

 

Onu taa Dinamo Moskova takımdan aldı buralara getirdi.

 

Yarım sezon gıkını çıkarmadan kaleci Mahmut’un arkasında yedek bekledi.

 

Gittiği kulüplerde hep sevilmiş.

 

Gerçi çok fazla kulüp değiştiren bir futbolcu değil zaten..

 

Profesyonel olduktan sonra Gaziantepspor 3. Kulübü zaten.

 

Moskova da o kadar çok sevilmiş ki fan kulübü bile kurmuşlar.

 

Sebebi ne derseniz.

 

Adam sadece işini yapıyor..

 

Allah esirgesin, Allah nazarlardan saklasın.

 

Maçlarda tek ki topu görsün, tutmaması imkansız.

 

Seni seviyoruz KARCE.

 

 

1 DOLAR…

 

 

Bazılarımız düğün parası da diyor bunlara.

 

Sahte 1 dolar kaynıyor ortalıkta.

 

Düğünde hava olsun diye havaya saçılan paralar var ya işte onlar.

 

Yüz tanesi 1 , 1,5 tl arasında satıyorlarmış galiba.

 

Oynayana  çalanlar keyfe gelsin diye paralar saçılır.

 

Düğün şen olsun diye.

 

Şimdi ki düğünlerinde tadı yok.

 

Neden para sahte olunca orkestrada sahte çalıyor.

 

Sonra şişen kafalarla eve geliyorsunuz.

 

Bu sahte doların pardon düğün parasının önüne bir türlü geçilemiyor.

 

Para atmakta sanki adettenmiş gibi ya o da ayrı bir sorun.

 

Dakka başı damadın babası gelinin amcası dayısı sahneye çağrılır.

 

Amaç belli ama para sahte.

 

Haa eldeki stoklar bitince paradan sorumlu çocuktan alınca orkestraya para dönmeye başlıyor.

 

Sahte dolar atacağınıza atmayın kardeşim. Neyin havasındanız.

 

Hem emeğe yazık değil mi.?.

 

Neyse bunlara da sokrandık.

 

Ben gideyim de pastamı üfleyeyim..

 

 

MUSTAFA ÖZKEÇECİ

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz