Bünyamin ACAR

Bünyamin ACAR

Borçsuz bir yıl olsun

Hatırlar mısınız, yıllar önce “Alın verin ekonomiye can verin” sloganıyla bir kamu spotu yayınlanırdı.

 

O dönem maksat yastık altı paraları ekonomiye kazandırmak, sıcak para rezervini artırmak, durgun piyasaları aktif hale getirmekti.

 

Başarılı da olundu.

 

Vatandaş yastık altındaki dövizini, altınını yatırıma dönüştürmeye, alışveriş için kullanmaya başladı ve sıcak para dolaşımı sağlandı.

 

Bunun yanında banka kredileri gevşedi, faizler düşüt, taksit imkanları sunuldu, kısacası harcamak cazip hale geldi.

 

Ekonomi hakikaten canlandı, piyasada sıcak para arttı.

 

Fakat bu süreç artılarıyla birlikte bugüne yansıyan bir borç sarmalını da beraberinde getirdi.  

 

Alın verin ekonomiye can verin derken, biz neredeyse canımızı verir olduk.

 

Bu süreçten en karlı çıkan ise bankacılık sektörü oldu.

 

Patronundan işçisine kredi kullanmayan kalmadı.

 

Bankacılık sektörü en hızlı büyüyen sektör haline geldi, karlılığı yüksek olduğu için ülkemizdeki bankaların birçoğu yabancı gruplara satıldı.

 

Faaliyet dışı gelirleri kat ve kat arttı.

 

Tabii son 13 yılda refah seviyesinde ve yaşam standartlarındaki artışı göz ardı etmemek gerekir.

 

Lakin bu rahatlık ve cazibe toplum olarak irademiz üzerinde bir baskıya neden oldu sanırım.

 

Artan standartlarla birlikte bir süre sonra kendimizi kontrol etmekte güçlük çekmeye başladık.

 

Önce olanı harcamazken, bir de baktık ki olmayanı harcamaya başlamışız.

 

Kazanmadığımız paralarla standartlarımızı yükseltme çabası içerisine girmişiz.

 

Sanal bir zenginlik!

 

Patron borçlu, işçi borçlu, amir borçlu, memur borçlu...

 

Geleceğimiz artık ipotek altında, hepimizin borcu var.

 

Tabii borçla birlikte stres, gerilim…

 

Saygı bitmiş, hoşgörü unutulmuş.

 

Maddeye olan ilgi ve alaka borçla birleşince, herkes kendi derdine düşmüş, maalesef maneviyat, nezaket ayaklar altında.

 

Trafikte kavga, devlet dairesinde kavga, evde kavga, işte kavga...

 

Ben naçizane, bu kavgada büyük oranda borçlanmanın etkisi olduğunu düşünenlerdenim.

 

Bu yüzden de 2016 yılının borçsuz bir yıl olmasını temenni ediyorum.

 

Zaten yeteri kadar borçlandık.

 

Bankaya borcu olmayan neredeyse kalmadı.

 

Artık dizginleri elimize alalım.

 

Cebimize girmeyen parayı harcamayalım.

 

Kredilerden kurtulup, borcumuz bitince nakit harcamanın keyfine varalım.

 

Para harcamak çok güzel ama cebimizdeki parayı harcamak çok daha güzel.

 

Yeni yılınız kutlu olsun, inşallah borçsuz bir yıl olsun.

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz