Güven SERT

Güven SERT

BİR DEMOKRASİ YUTTURMACASI: BLOK LİSTE!

İki büyük partimiz AKP ve CHP’nin ilçe kongreleri sizlere ömür. Şimdi rahmet okuma sırası İl kongrelerinde.

 

Sizlere ömür diyoruz çünkü bunlar kongre ise, bu demokrasi ise, böyle yönetime katılım oluyorsa ben de Napolyonum.

 

Tevfik Fikret, 95’e Doğru Şiirinde “Kanun diye kanun diye kanun tepelendi” der.

 

Bizim demokrasi havarisi politikacılarımız da “Demokrasi, demokrasi diyerek demokrasinin namusunu kirletiyorlar”.

 

Suç ortakları “BLOK LİSTE” adı verilen canavarlar. Yardım ve yataklık yapan “KONGRE” denilen yutturmacalar.

 

CHP delegelerini seçimle belirledi. Büyük başarı.

 

AKP bir şekilde dengeler gözeterek tespit etti delegelerini. Parti içi uyum açısından fena olmadı listeler.

 

Sonra ilçe kongreleri geldi. İşte demokrasiye tecavüz de buralarda başladı. Çok adayın yarıştığı ilçelerde “BLOK LİSTE” dayatması yapıldı.

 

Yani iki aday çıkıyor. Kendi yönetim listelerini oluşturuyor. “Ya bunu seçeceksiniz ya da bunu” deniyor.

 

Yani demokrasi nutukları atılarak seçilen, tespit edilen delegenin görevi de, yetkisi de, etkisi de bu kadar. 20’şer kişilik iki listeden birini seçeceksin. Beğendiğin bir kaç kişiyi seçebilmek için, beğenmediğin ya da hiç tanımadığın 15 kişiyi daha mecburen seçeceksin.

 

Bazı Pazar esnafının dediği gibi. “Ellemeden seç kardeşim”... Yerse.

 

Bunun ismi de demokrasi oluyor. Ortaya karışık istesen yasak. Yani ben delegeyim. A listesinden 15 kişiyi beğeniyorum ama eminim ki B listesindeki 5 kişi de çok iyi çalışacak. Partiye ve memlekete faydalı olacak. Ama seçemem. Yassak...

 

Neden? Çünkü sistem öyle. Güç bölünmesin. İsmi ‘BLOK’ ama işlevi ‘KÜTÜK’... Demokrasinin, katılımcılığın önündeki kütük.

 

Delege elindeki gücün farkında değil. Ya da farkında ama kullanmayı bilmiyor. Ya da, ya da kullanmaktan korkuyor.

 

CHP Şehitkamil Kongresindeyiz. Bir kısım bölücü ve demokrasi düşmanı delege “ÇARŞAF LİSTE” olsun diye önerge veriyor. Önergeyi destekleyen konuşmacı delegeye izah ediyor.

 

“Biz süs değiliz kardeşim. İki listeden birini seçmek zorunda değiliz. Benim iki listeden de yönetimde görmek istediğim insanlar var. Neden olmasın. Gelin Blok listeye HAYIR diyelim. Herkese örnek, hakettiğini düşündüğümüz insanlardan oluşan karma bir liste yapalım. Bir listenin tamamına oy vereceksek bile, bunu BLOK dayatması ile değil, kendi özgür irademizle yapalım”... vs, vs...

 

Önerge oylanıyor. Oy verenler delegeler. Sonuç “BLOK LİSTE”... Delege kendi hakkından, kendi yetkisinden, kendi özgürlüğünden kendi kaldırdığı eli ile vazgeçiyor. Bu nasıl delegelik. Bu nasıl demokrasi isteme. Bu nasıl sosyal demokratlık? Kendi seçme hakkından kendi isteği ile vazgeçmek...

 

Bunu kendi hayatınız üzerinde yapsanız adı İNTİHAR olur. Ama partiye yapmakta sakınca görmüyorsunuz. Sonra da.... Neyse. Konu CHP’nin oy oranları değil...

 

CHP’de manzara böyleydi. Ama İl Başkanı Ali PERİ büyük konuştu. İl Kongresi “ÇARŞAF LİSTE OLACAK” dedi. Dediğini yapar. Hiç değilse birazcık demokrasi...

 

AKP’de zaten çoğu yer tek aday, tek listeydi. Çok adayın olduğu yerlerde ise Genel Merkez Adayı kazandı. İl delegeleri de tulum çıkarıldı.

 

Duyduğumuz söz ile sona yaklaşalım. AKP çevreleri belki de çok adaylı bir İl KONGRESİNE gidiyor. İlk kez... Ama söyelenen aynen şu: “Recep Tayyip Erdoğan aday olsa bile Ahmet Uzer kazanır.” Tabi biz söyleyenlerin yalancısıyız. Delegeler o kadar sağlam yani...

 

Ama kendimizin de doğrucusuyuz. BLOK LİSTE demokrasi falan değildir. Yönetime katılım ya da söz söyleme hakkı hiç değildir.

 

MASALDIR, YALANDIR, ANTİDEMOKRATİKTİR...

 

O yüzden kimse “Ben delegeyim” diye kasım kasım kasılıp gezmesin... Katılır kalır vallahi...

 

Hepimize iyi uykular!

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz