M. Ulaş İNBAŞI

M. Ulaş İNBAŞI

BİR CİNAYET VE SONRASI

Gaziantep, sokağa döküldü. Birçok toplumsal olayda soğukkanlılığını korumak mı dersiniz, tepki göstermemek mi dersiniz, sessiz kalan Gaziantep geçtiğimiz gece sokağa döküldü.

Bir gün önce bir ev sahibinin Suriyeli kiracısı tarafından öldürülmesinin ardından akşamına birçok mahallede isyan çıktı.

Bir cinayet miydi bu kadar insanı sokağa döken?
Bu başkaldırıyı cinayetle açıklamak başlı başına körlük, sorunu hasıraltı etmek, görmezden gelmektir en hafif deyimiyle.

Yaralı insanlar, tahrip edilmiş araçlar, diken üzerinde bir kent.
Sorun var mı, hem de en üst düzeyde.
Sorumlusu?

Uluslararası hiçbir geçerliliği olmayan misafir tabiriyle Suriyelileri kentlere dolduranlar, sorumlusunuz.  

Kampların yetmeyeceğini bile bile parmağını oynatmayan kent yöneticileri, sorumlusunuz.
Göz göre göre gelen sorunu geçiştirenler, sorumlusunuz.
Suriyeli mültecilerin kent içinde herhangi bir kanuni bağlayıcılığı olmadan elini kolunu sallaya sallaya yaşamasına müsaade edenler, sorumlusunuz.

Üç kuruş fazla para kazanacağım diye ederinin iki üç katına evini Suriyelilere kiralayanlar, bunun için insanları mağdur edenler, sorumlusunuz.


Haline acıdım diyerek, ucuz işgücünden yararlanarak işyerlerini Suriyelilerle dolduranlar, sorumlusunuz.

Daha ilk günden bu sorunların buraya kadar geleceğini görmemize rağmen son ana kadar sesimizi çıkarmayan biz, sorumluyuz.

Olayların yaşandığı mahallelere bakalım. Ünaldı, Karayılan, Yavuzlar, Kocaoğlan, Saçaklı, Cengiz Topel, Perilikaya, Şenyurt, Ali Baba mahalleleri.

Çoğunluğunu hayatlarını emekleriyle kazanan insanların yaşadığı mahalleler. Belki kazandıkları ucu ucuna yeten insanlar.

Sokağa çıktılar, kabul edilmesi zor bir eyleme imza attılar.
Peki neden, cinayetten mi?
Belki sokaktakilerden biri Suriyelilere verince ev sahibi daha fazla para kazanacak diye oturduğu evden oldu.

 

Belki arabayı ters çevirenlerden biri yıllardır çalıştığı berber dükkanına yeni alınan Suriyeli kalfa yüzünden  işinden atıldı.
Belki o bıçağı saplayanlardan biri çalıştığı fabrikada daha ucuz işgücü olduğu için çalıştırılan Suriyeliler yüzünden ekmeğinden oldu.

Belki olayı başlatan kişi çalıştığı inşaatta artık kalıpçı ustaları daha az yevmiye alan Suriyeliler olduğu için kahve köşelerinde zaman öldürüyordur. 


Belki belki belki…

Peki suç kimde?
Evlerinden uzak, yaşayabilmek için her zorluğa katlanan Suriyeli mültecilerde mi?
Yaşamları alt üst olan, yaşam barışları bozulan mahalleli de mi?
Yoksa;

 

Peşinden gittiği bölgesel ideolojinin uluslararası siyasi arenada kabul görmesi için saldım çayıra Mevla’m kayıra mantığıyla Suriyeli mültecileri kontrolsüz bir şekilde sokaklara bırakanlarda mı?

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz